Eşe Şiddet ve Koruma Kararı (6284 Sayılı Kanun)
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında eşe şiddet, koruma kararı şartları, önleyici tedbirler, başvuru usulü, zorlama hapsi ve sürecin boşanma davasına etkileri hakkında kapsamlı hukuki rehber.

Özet
Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi yaşayan kişi, darp raporu toplamayı beklemeden koruma için başvurabilir. Ancak koruyucu tedbir, uzaklaştırma, ceza soruşturması ve boşanmada kusur tespiti ayrı işlemlerdir. Bu rehber; başvuru mercilerini, çocukların güvenliğini, iki haftalık itiraz süresini ve karara aykırılıkta ilk defa 3–10 gün zorlama hapsinin koşullarını açıklar.
Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Bilgiler genel niteliktedir; başvuru, kararın kapsamı ve risk durumu somut olayda ayrıca değerlendirilir.
İçindekiler
I. Giriş
II. 6284 Sayılı Kanun'un Amacı ve Kapsamı
III. Şiddet ve Eşe Yönelik Şiddet Kavramı
IV. Mülki İdare Amiri Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları
V. Hâkim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları
VI. Hâkim Tarafından Verilecek Önleyici Tedbir Kararları
VII. Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâllerde Kolluğun Yetkisi
VIII. Koruma Kararı Başvuru Usulü ve İspat Külfeti
IX. Uzaklaştırma Kararının Çocuklarla Kişisel İlişkiye Etkisi
X. Koruma Kararının Süresi ve İtiraz Yolları
XI. Tedbir Kararlarına Aykırılık ve Zorlama Hapsi
XII. Eşe Şiddet Vakalarının Boşanma Davasına Etkisi
XIII. Sonuç
Sıkça Sorulan Sorular
I. Giriş
6284 sayılı Kanun, gerçekleşmiş şiddetin yanında şiddet tehlikesinde de hızlı koruma sağlar. Acil tehlikede 112 aranabilir veya polis/jandarmaya başvurulabilir; belge toplamak, boşanma davası açmak veya avukatla görüşmek için güvenlik önlemleri geciktirilmemelidir. ŞÖNİM ve ALO 183 destek ve yönlendirme kanallarıdır; acil müdahale ile danışmanlık farklıdır.
Bu çalışmada, 6284 sayılı Kanun kapsamında eşe şiddet durumunda talep edilebilecek koruma kararları, önleyici ve koruyucu tedbirlerin mahiyeti, yetkili merciler, başvuru usulü, karara aykırılığın yaptırımları ve bu sürecin aile hukuku uyuşmazlıklarına yansımaları kapsamlı bir şekilde incelenmektedir. Şiddet mağdurlarının hukuki haklarını bilmesi ve bu hakları etkin bir şekilde kullanabilmesi, şiddet döngüsünün kırılmasında kritik bir rol oynamaktadır.
II. 6284 Sayılı Kanun'un Amacı ve Kapsamı
6284 sayılı Kanun, mülga 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un yerini almış olup, kapsamı ve öngördüğü mekanizmalar bakımından çok daha geniş ve etkili bir hukuki çerçeve sunmaktadır. Kanunun temel amacı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Önemli Düzenleme: 6284 sayılı Kanun sadece gerçekleşmiş şiddet eylemlerini değil, aynı zamanda "şiddete uğrama tehlikesi bulunan" kişileri de koruma kapsamına alarak önleyici bir yaklaşım sergilemektedir.
Koruyucu ve önleyici tedbirlerin delil koşulları aynı değildir. M.8/3, koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmayacağını düzenler. Uzaklaştırma gibi önleyici tedbirde ise karar geciktirilemez; olayın temel olguları ve risk değerlendirilir. Bu düzen, her başvurunun otomatik kabulü veya ileri sürülen olayın ceza/boşanma davasında kesinleşmiş sayılması anlamına gelmez.
III. Şiddet ve Eşe Yönelik Şiddet Kavramı
6284 sayılı Kanun, şiddet kavramını oldukça geniş tanımlamıştır. Kanun'un 2. maddesine göre şiddet; kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren eylemler bütünüdür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Velayet Davası: Haklar, Süreç ve Kriterler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
A. Fiziksel ve Cinsel Şiddet
Darp, yaralama, itme ve bedensel bütünlüğe saldırı fiziksel şiddet kapsamındadır. Cinsel şiddet evlilik içinde de gerçekleşebilir; eşin rızası dışında cinsel ilişkiye zorlanması korunmayı gerektirebilir ve TCK m.102 çerçevesinde ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. Suçun unsurları ve şikâyet koşulları ayrı değerlendirilir; 6284 başvurusu için ceza mahkûmiyeti beklenmez.
B. Psikolojik ve Ekonomik Şiddet
Psikolojik şiddet (duygusal şiddet), sürekli eleştirme, hakaret etme, aşağılama, tehdit etme, dış dünyayla iletişimini kısıtlama gibi eylemlerle kişinin ruh sağlığını hedef alır. Ekonomik şiddet ise, mağdurun ekonomik özgürlüğünün elinden alınması, çalışmasına engel olunması, gelirine el konulması veya ailenin geçimi için gerekli maddi olanaklardan mahrum bırakılması şeklinde tezahür eder. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Mal Paylaşımı: Boşanmada Edinilmiş Mallara Katılma başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
6284 sayılı Kanun m. 2/1-d: "Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı,... ifade eder."
IV. Mülki İdare Amiri Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları
Kanun koyucu, şiddet vakalarında hızlı ve etkin müdahale sağlanabilmesi için idari makamlara da yetki tanımıştır. 6284 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, mülki idare amiri (vali veya kaymakam) tarafından verilebilecek koruyucu tedbir kararları şunlardır:
Mağdura ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.
Geçici maddi yardım yapılması.
Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.
Hayati tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.
Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere belirli sürelerle kreş imkânının sağlanması.
Gecikmesinde sakınca varsa m.3/1-a ve ç kapsamındaki barınma ve geçici koruma tedbirlerini ilgili kolluk amiri de alabilir. Evrak, karar tarihini izleyen ilk işgünü içinde mülki amirin onayına sunulur; mülki amir tarafından 48 saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süre, önleyici tedbirin hâkimce 24 saat içinde onaylanması kuralından farklıdır.
V. Hâkim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları
Aile mahkemesi hâkimi tarafından mağdurun korunmasına yönelik olarak verilen tedbirler Kanun'un 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kararlar mağdurun yaşamını yeniden tesis etmesine olanak tanımaktadır:
İşyerinin değiştirilmesi.
Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.
Türk Medeni Kanunu’ndaki koşullar varsa, korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.
Korunan kişinin hayatı tehlikedeyse ve diğer tedbirler yetersiz kalacaksa, aydınlatılmış rızası alınarak 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümleri uyarınca kimlik ve ilgili bilgi/belgelerinin değiştirilmesi.
Kimlik değiştirme istisnai bir tedbirdir. M.8/6 uyarınca kimlik/adres ve diğer bilgilerin resmî kayıtlarda gizli tutulması ve ayrı tebligat adresi belirlenmesi ise başka bir korumadır. Her gizlilik kararı otomatik yeni kimlik verilmesi anlamına gelmez; kararın hangi bilgileri ve uygulayıcı kurumları kapsadığı kontrol edilmelidir.
VI. Hâkim Tarafından Verilecek Önleyici Tedbir Kararları
Önleyici tedbir kararları, doğrudan şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiye yönelik olarak verilen emredici veya yasaklayıcı kararlardır. 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi hâkimi aşağıdaki kararları verebilir:
Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.
Gerekli görülürse, kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere korunan kişinin şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmaması.
Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.
Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.
Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde muayene ve tedavisinin sağlanması.
Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.
M.5/4 uyarınca şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyor veya geçime katkıda bulunuyorsa ve TMK hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemişse, hâkim yaşam düzeyini gözeterek talep olmadan da tedbir nafakası belirleyebilir. Bu, her başvuruda otomatik nafaka veya daha önceki nafakaya aynı amaçla kendiliğinden ikinci ödeme eklenmesi demek değildir.
VII. Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâllerde Kolluğun Yetkisi
Aile içi şiddet vakaları genellikle mesai saatleri dışında, gece vakti veya tatil günlerinde meydana gelebilmektedir. Bu nedenle Kanun, kolluk kuvvetlerine (polis, jandarma) acil müdahale yetkisi tanımıştır. Şiddet mağdurunun doğrudan kolluğa sığınması veya ihbar üzerine olay yerine gidilmesi durumunda kolluk, gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında derhal harekete geçmelidir.
Gecikmesinde sakınca varsa ilgili kolluk amiri m.5/1-a, b, c ve d bentlerindeki tedbirleri alabilir: şiddet tehdidi/hakarette bulunmama, uzaklaştırma ve konutun tahsisi, korunan kişiye/konutuna/okuluna/işyerine yaklaşmama; gerekli koşullarla yakınlara, tanıklara ve çocuklara yaklaşmama. M.5/1-ç’deki mevcut kişisel ilişki kararını sınırlandırma veya kaldırma yetkisi bununla karıştırılmamalıdır.
Kolluk amiri tarafından alınan kararlar en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
VIII. Koruma Kararı Başvuru Usulü ve İspat Külfeti
Tedbir; ilgilinin, Bakanlığın veya kolluğun başvurusu ya da Cumhuriyet savcısının istemiyle alınabilir. Şiddet veya tehlikeyi herkes resmî makamlara ihbar edebilir; ihbar ile üçüncü kişinin kendi adına bütün taleplerin tarafı olması aynı değildir. Tedbir en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden istenebilir; karar yetkisi tedbirin türüne göre ayrılır.
A. Başvuru Mercileri
Aile mahkemesi, Cumhuriyet başsavcılığı, polis/jandarma, valilik/kaymakamlık ve ŞÖNİM üzerinden başvuru veya yönlendirme alınabilir. Kanun kapsamındaki başvuru ile kararın icra/infaz işlemlerinde harç, posta ve benzeri masraflar alınmaz. Bu muafiyet, her özel avukatlık ücretinin kendiliğinden devletçe karşılanması anlamına gelmez; adli yardımın koşulları ayrıca değerlendirilir.
B. İspat Külfeti İstisnası
Koruyucu tedbirde m.8/3 gereği şiddetin uygulandığını gösteren delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbirin verilmesi de geciktirilemez; fakat olay ve riskin değerlendirilmesi gerekir. Başvuruda tehdit, takip, iletişim, geçmiş olaylar ve acil tehlike somut anlatılmalı; varsa güvenle ulaşılabilen mesaj, tutanak veya sağlık belgesi eklenmelidir. Darp raporunun bulunmaması tek başına başvuruyu engellemez; belge toplamak için korunma geciktirilmemelidir.
Anayasa Mahkemesinin gerekçeli karar hakkına ilişkin yaklaşımında, acil ilk tedbirin niteliği ile itiraz aşamasındaki inceleme birlikte gözetilir. İtirazda sonuca etkili esaslı iddia ve deliller gerekçeli olarak karşılanmalıdır. Tedbir, kesin suçluluk veya boşanmada kesin kusur tespiti değildir; ceza ve boşanma yargılamalarının kendi ispat kuralları devam eder.
IX. Uzaklaştırma Kararının Çocuklarla Kişisel İlişkiye Etkisi
Eşe şiddet vakalarında en çok karşılaşılan sorunlardan biri, şiddet uygulayan eşin müşterek çocuklarla olan ilişkisinin nasıl düzenleneceğidir. 6284 sayılı Kanun, bu konuda çocuğun üstün yararını gözetmektedir.
Eşe yaklaşmama veya konuttan uzaklaştırma, çocuklarla mevcut kişisel ilişkiyi her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çocuğun güvenliği ve üstün yararı için m.5/1-ç kapsamında refakatli görüşme, sınırlama veya kaldırma kararı verilebilir; m.5/1-d’deki yaklaşmama tedbiriyle mevcut görüşme düzeninin ilişkisi açıkça belirlenmelidir. Refakatçinin niteliği somut karara ve uygulanacak usule göre değerlendirilir; her görüşmede mutlaka pedagog bulunacağı varsayılamaz.
X. Koruma Kararının Süresi ve İtiraz Yolları
M.8/2 uyarınca tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilebilir; her kararın mutlaka altı ay sürmesi gerekmez. Riskin devamında ilgili merci resen veya korunan kişi, Bakanlık ya da kolluğun talebiyle süreyi/tedbir biçimini değiştirebilir, devamına veya kaldırılmasına karar verebilir. Tehlike sürüyorsa sürenin dolması beklenmeden yeniden değerlendirme istenmelidir; otomatik süresiz uzama varsayılmamalıdır.
Karara tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. Hâkim kararında birden fazla aile mahkemesi varsa izleyen numaralı, son numara için birinci mahkeme inceler. Tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk; aile ve asliye hukuk hâkimi aynıysa en yakın asliye hukuk mahkemesi görevlidir. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir; itiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz dilekçesi verilmesi kararın kendiliğinden kaldırıldığı anlamına gelmez.
XI. Tedbir Kararlarına Aykırılık ve Zorlama Hapsi
M.13 uyarınca tedbirin ihlalinde hâkim, tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığına göre ilk defa 3–10 gün zorlama hapsi verebilir. Her tekrarda süre 15–30 gündür; toplam altı ayı geçemez. Bildirim tek başına otomatik hapis değildir: karardaki yükümlülük, somut ihlal ve yaptırımın usul koşulları incelenir. İhlal ayrıca bir suç oluşturuyorsa ceza soruşturması da ayrı yürütülebilir.
Tedbirin uygulanması için kararın tefhim veya tebliği beklenmez. Buna karşılık Yönetmelik m.38/3, zorlama hapsi için tedbirin tefhim/tebliği ve aykırılık hâlinde zorlama hapsi ihtarını arar; iki aşama karıştırılmamalıdır. Zorlama hapsi ceza mahkûmiyeti değildir; adli sicile işlenmez ve koşullu salıverilme/tekerrür hükümleri uygulanmaz. Adli para cezasına çevirme, erteleme veya HAGB bu tedbirin yerine geçecek seçenekler değildir. Somut uygulama hâkim kararına ve infaz hükümlerine tabidir.
XII. Eşe Şiddet Vakalarının Boşanma Davasına Etkisi
Şiddet olayının özelliklerine göre TMK m.162’deki hayata kast, pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış ya da m.166/1’deki evlilik birliğinin temelinden sarsılması gündeme gelebilir. Hayata kastın maddesi m.162’dir; m.161 zinayı düzenler. M.162’de öğrenmeden altı ay ve her hâlde olaydan beş yıllık hak düşürücü süre ile affedenin bu sebebe dayanamayacağı kuralı vardır. Genel boşanma sebebinin koşulları ve ileri sürülen olaylar ayrıca değerlendirilir.
Şiddet Türü | Boşanma Nedeni (TMK) | Hukuki Sonucu |
Ağır Darp, Hayata Kast | TMK m.162; somut olayda m.166/1 de değerlendirilebilir. | Özel sebebin ağırlığı ve süre/af koşulları incelenir; tazminatın şartları ayrıca aranır. |
Sürekli Hakaret, Aşağılama | Ağırlığına göre TMK m.162 veya m.166/1. | Tazminat otomatik değildir; m.174 kapsamında kusur, menfaat veya kişilik hakkı ihlali değerlendirilir. |
Ekonomik Şiddet | TMK m. 166/1 (Evlilik Birliğinin Sarsılması) | Kusur ve geçim koşulları incelenir; m.175’te yoksulluk ve talep edenin daha ağır kusurlu olmaması gibi koşullar ayrıca aranır. |
Tedbir kararı tek başına boşanmada şiddetin veya ağır kusurun kesin kanıtı ya da kanuni karinesi değildir. Kararın dayandığı olaylar, taraf anlatımları, tanıklar ve belgeler boşanmanın ispat kurallarıyla değerlendirilir. Tazminat, nafaka, velayet ve mal rejimi birbirinden ayrı koşullara bağlıdır. Özellikle TMK m.236/2’de katılma alacağındaki payın hakkaniyetle azaltılması/kaldırılması, zina veya hayata kast nedeniyle boşanmaya özgüdür; her şiddet iddiası veya uzaklaştırma kararı bütün mal paylaşımını kendiliğinden değiştirmez.
Velayette esas çocuğun üstün yararıdır. Şiddet veya tehlikenin çocuğa etkisi, bakım koşulları ve uzman incelemesi gibi somut unsurlar dikkate alınır; yalnız tedbir kararının varlığından otomatik velayet sonucu çıkarılamaz. Çocuğun korunmasına ilişkin acil önlemler ile nihai velayet kararı ayrı değerlendirilmelidir.
XIII. Sonuç
Aile içi şiddetle mücadelede 6284 sayılı Kanun, mağdurun korunmasını merkeze alan, hızlı ve etkili tedbirler içeren son derece hayati bir yasal enstrümandır. Eşe yönelik şiddet vakalarında sürecin hukuki işleyişi şu şekilde özetlenebilir:
Şiddet veya tehlike anında derhal kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet Savcılığına başvurulmalıdır.
Darp raporu veya ceza davası beklenmeden başvurulabilir. Koruyucu ve önleyici tedbirin farklı delil koşulları gözetilerek olay, tehdit ve risk somut anlatılmalıdır.
Barınma, maddi destek, adres/kimlik bilgilerinin gizliliği ve gerektiğinde diğer koruyucu tedbirlerin kapsamı kararda açıkça belirlenmelidir; gizlilik ile kimlik değiştirme farklıdır.
İhlal güvenli biçimde kolluğa bildirilip mevcut karar ve ihlal bilgileri sunulmalıdır. Zorlama hapsi için hâkim incelemesi ve tefhim/tebliğ ile ihtar koşulları ayrıca aranır.
Boşanmada dayanak olay ve deliller ayrıca sunulmalıdır; tedbir kararı kesin kusur, tazminat, nafaka veya velayet sonucu garantisi değildir.
Şiddet mağdurlarının hukuki haklarını zamanında ve doğru kullanması, telafisi imkansız zararların önlenmesi için şarttır. Bu süreçte adli makamların güvencesinden faydalanılması, hak kayıplarının önüne geçilmesinde en önemli adımdır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.
İlgili Makaleler
Koruma Kararı: 6284 Sayılı Kanun Rehberi 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma kararı başvuru usulü,...
Anlaşmalı Boşanma: Şartlar, Süreç ve Protokol TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma şartları, boşanma protokolü hazırlama esasları (velayet, nafaka, mal...
Velayet Davası: Haklar, Süreç ve Kriterler TMK m.335-351 kapsamında velayet davası nasıl açılır? Velayet kavramı, boşanmada velayetin düzenlenmesi, çocuğun üstün...
Çekişmeli Boşanma Davası: Kapsamlı Rehber 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında çekişmeli boşanma davası şartları, genel ve özel boşanma nedenleri,...
Evlilik Sözleşmesi ve Mal Rejimi Seçenekleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.202 ve devamı maddeleri uyarınca evlilik sözleşmesi ve mal rejimi seçenekleri;...
Kaynaklar ve Referanslar
6284 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği — Adalet Bakanlığı mevzuat derlemesi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı — şiddete maruz kalındığında başvuru ve destek kanalları
AYM — gerekçeli karar hakkına ilişkin 2019/17533 başvuru numaralı karar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.162, 166, 174–175, 184 ve 236
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — cinsel dokunulmazlık hükümleri
Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Tedbirin uygulanması, zorlama hapsi ve boşanma sonuçları farklı koşullarla değerlendirilir.
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Uzaklaştırma kararı almak için darp raporu şart mıdır?
Darp raporu başvurunun ön şartı değildir. Ancak m.8/3’te delil/belge aranmaması koruyucu tedbire ilişkindir; uzaklaştırma gibi önleyici tedbirde temel olay ve risk değerlendirilir ve karar geciktirilemez. Tehditleri ve yaşananları somut anlatın; varsa güvenle ulaşılabilen belgeleri sunun. Belge toplamak veya ceza davası açılmasını beklemek için acil korunmayı geciktirmeyin.
2. Koruma kararı en fazla ne kadar süre için verilebilir?
İlk defa en çok altı ay için verilebilir; daha kısa süre belirlenebilir. Risk sürerse ilgili merci resen veya kanunda sayılan kişilerin/kurumların talebiyle devam, değişiklik ya da kaldırma kararı verebilir. Süre otomatik ve sınırsız uzamaz; tehlike sürüyorsa bitmeden yeniden değerlendirme istenmelidir.
3. Uzaklaştırma kararı alan eş eve gelirse ne olur?
Kararın kapsamı ve ihlal somut olarak incelenir. M.13’te ilk ihlal için 3–10 gün, tekrarda 15–30 gün ve toplam en çok altı ay zorlama hapsi öngörülür. Hapis otomatik değildir; Yönetmelik m.38/3’teki tefhim/tebliğ ve zorlama ihtarı koşulları da aranır. Tedbirin uygulanması ise tebliğ beklenmeden başlayabilir. Acil tehlikede 112 veya kolluğa başvurulmalıdır; varsa ayrı suç ayrıca soruşturulur.
4. Koruma kararına itiraz edilebilir mi?
Tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İnceleme mercii m.9’daki mahkeme düzenine göre belirlenir; tek aile mahkemesi için asliye hukuk ve aynı hâkim hâlinde en yakın asliye hukuk kuralı vardır. İtiraz bir hafta içinde karara bağlanır ve bu karar kesindir. Dilekçe verilmesi tedbirin kendiliğinden kaldırıldığı anlamına gelmez.
5. Şiddet uygulayan eşten tedbir nafakası istenebilir mi?
M.5/4 uyarınca şiddet uygulayan geçimi sağlıyor veya geçime katkıda bulunuyorsa ve TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemişse, hâkim yaşam düzeyini gözeterek talep olmadan da tedbir nafakası belirleyebilir. Her olayda otomatik nafaka veya mevcut nafakaya aynı amaçla kendiliğinden ikinci tutar eklenmesi sonucu çıkarılamaz.
6. Psikolojik şiddet uzaklaştırma kararı için yeterli midir?
Fiziksel darp tek koruma nedeni değildir; tehdit, psikolojik veya ekonomik şiddet de kanun kapsamındadır. Uygun tedbir, somut olay ve riskle belirlenir; her anlaşmazlıkta otomatik aynı uzaklaştırma kararı verilmez. Başvuruda davranışın içeriği, tekrarı ve tehlike somut anlatılmalıdır.
7. Uzaklaştırma kararı varken boşanma davası açılabilir mi?
Evet; tedbir için boşanma şart olmadığı gibi tedbir varken boşanma davası da açılabilir. Ancak uzaklaştırma kararı tek başına boşanmada şiddetin, ağır kusurun veya tazminat hakkının kesin kanıtı değildir. Dayanak olaylar ve deliller ayrıca incelenir; m.162’ye dayanılacaksa altı ay/beş yıl süreleri ve af koşulu ayrıca gözetilir.
8. Çocuklar da uzaklaştırma kararı kapsamına alınır mı?
Çocuğun güvenliği ve üstün yararı gerektiriyorsa uygun tedbir alınabilir. Eşe uzaklaştırma mevcut kişisel ilişkiyi her durumda kendiliğinden kaldırmaz. Hâkim m.5/1-ç uyarınca refakatli görüşme, sınırlama veya kaldırma kararı verebilir; yakınlara/çocuklara yaklaşmama ile görüşme düzeninin ilişkisi açıkça belirlenmelidir. Refakatçinin kim olduğu somut karara göre değerlendirilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
