Türkiye’de Yapay Zekâ: Hukuki Çerçeve
Türkiye'de yapay zeka düzenlemeleri (AI regulation in Turkey legal) ve hukuki çerçeve hakkında kapsamlı rehber. 6698 sayılı KVKK uyumu, fikri mülkiyet hakları, algoritmik sorumluluk, AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) etkileri ve sektörel uyum süreçleri — detaylı hukuki inceleme.

Ozet (TL;DR)
Türkiye'de yapay zeka düzenlemeleri (AI regulation in Turkey legal) ve hukuki çerçeve hakkında kapsamlı rehber. 6698 sayılı KVKK uyumu, fikri mülkiyet hakları, algoritmik sorumluluk, AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) etkileri ve sektörel uyum süreçleri — detaylı hukuki inceleme.
Bu makale son olarak 9 Mart 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki gorus yerine gecmez.
İçindekiler
I. Giriş
II. Türk Hukukunda Yapay Zeka Kavramı ve Mevcut Durum
III. Yapay Zeka ve Kişisel Verilerin Korunması (KVKK Uyumu)
IV. Yapay Zeka Üretimi Eserlerde Fikri Mülkiyet Hakları
V. Yapay Zeka Sistemlerinin Neden Olduğu Zararlarda Hukuki Sorumluluk
VI. Yapay Zeka ve Ceza Hukuku Boyutu
VII. Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) ve Türkiye'ye Etkileri
VIII. Finans, Sağlık ve E-Ticaret Sektörlerinde Yapay Zeka Düzenlemeleri
IX. Tüketici Hukukunda Yapay Zeka ve Profilleme
X. Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ve Etik İlkeler
XI. Şirketler İçin Yapay Zeka Uyum Süreci ve Risk Yönetimi
XII. Sonuç
Sıkça Sorulan Sorular
I. Giriş
Teknolojik gelişmelerin ivme kazanmasıyla birlikte, yapay zeka (AI) sistemleri günlük hayatın ve ticari faaliyetlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Otonom araçlardan tıbbi teşhis sistemlerine, finansal algoritmalardan üretken yapay zeka (generative AI) modellerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu teknolojiler, mevcut hukuki normların yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. AI regulation in Turkey legal çerçevesinde, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, piyasaya sürülmesi ve kullanılması aşamalarında ortaya çıkabilecek hukuki sorunların tespiti ve çözümü büyük önem taşımaktadır.
Hukuk sistemleri geleneksel olarak insan davranışlarını ve iradesini temel alırken, kendi kendine öğrenen ve karar verebilen algoritmaların varlığı, sorumluluk, hak sahipliği ve veri gizliliği gibi temel konularda yeni hukuki yaklaşımlar gerektirmektedir. Türkiye'de henüz müstakil bir "Yapay Zeka Kanunu" bulunmamakla birlikte, mevcut mevzuat hükümleri (KVKK, TBK, FSEK vb.) yapay zeka uygulamalarına kıyasen veya doğrudan uygulanmaktadır. Bu bağlamda, Yapay Zeka & Teknoloji Hukuku alanındaki gelişmeler, hem yerel düzenlemelerin hem de uluslararası standartların yakından takibini gerektirir.
Bu çalışmada, Türkiye'deki yapay zeka düzenlemeleri ve hukuki çerçevesi kapsamlı bir şekilde incelenmektedir. Çalışmanın odak noktaları arasında; yapay zeka sistemlerinin kişisel veriler üzerindeki etkileri, fikri mülkiyet hukuku boyutu, algoritmik hatalardan kaynaklanan haksız fiil sorumluluğu ve Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası'nın (EU AI Act) Türk hukukuna muhtemel yansımaları yer almaktadır. Bu kapsamda şirketlerin alması gereken önlemler ve hukuki uyum süreçleri de değerlendirilmektedir.
Yasal Çerçeve Özeti: Türkiye'de yapay zeka spesifik bir kanunla düzenlenmemiş olup, uyuşmazlıklar genel hükümler çerçevesinde çözümlenmektedir. Özellikle 6698 sayılı KVKK, 6098 sayılı TBK, 5846 sayılı FSEK ve 6502 sayılı TKHK hükümleri, yapay zeka sistemlerinin hukuki denetiminde temel dayanak noktalarını oluşturmaktadır.
II. Türk Hukukunda Yapay Zeka Kavramı ve Mevcut Durum
Türk hukuk mevzuatında "yapay zeka" kavramının doğrudan ve evrensel kabul görmüş yasal bir tanımı henüz bulunmamaktadır. Bununla birlikte, algoritmalar, otomatik karar alma mekanizmaları ve veri işleme süreçleri çeşitli kanun ve yönetmeliklerde dolaylı olarak yer almaktadır. Özellikle idari metinlerde ve strateji belgelerinde yapay zeka, "insan zekasına özgü görevleri yerine getirebilen, öğrenme, akıl yürütme ve problem çözme yeteneğine sahip bilgisayar sistemleri" olarak nitelendirilmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için AI Düzenleme: Türkiye ve AB Karşılaştırması başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Mevcut hukuki durumda yapay zeka sistemleri, bağımsız bir hukuki süje (kişi) olarak kabul edilmemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre hak ehliyeti yalnızca gerçek ve tüzel kişilere tanınmıştır. Dolayısıyla, yapay zekanın eylem ve işlemlerinden dolayı doğrudan kendi üzerinde bir sorumluluk doğması veya hak sahibi olması mevcut düzende mümkün değildir. Yapay zeka sistemleri, hukuken "eşya" veya "ürün" statüsünde değerlendirilmekte olup, bu sistemlerin neden olduğu zararlardan dolayı sistemi geliştiren, piyasaya süren veya kullanan kişilerin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Otonom Araç Kazalarında Hukuki Sorumluluk başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Bununla birlikte, elektronik kişilik (e-kişilik) kavramı akademik çevrelerde yoğun olarak tartışılmaktadır. Yapay zekanın tam otonom hale gelmesi ve kendi kararlarını alabilmesi durumunda, geleneksel eşya hukuku kurallarının yetersiz kalabileceği ileri sürülmektedir. Ancak kısa ve orta vadede Türk hukukunda yapay zekaya ayrı bir kişilik tanınması beklenmemekte, bunun yerine yapay zekanın kullanımından doğan risklerin paylaştırılmasına yönelik özel sorumluluk rejimlerinin getirilmesi öngörülmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Algoritmik Karar Alma: Hukuki Sorumluluk başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
III. Yapay Zeka ve Kişisel Verilerin Korunması (KVKK Uyumu)
Yapay zeka sistemlerinin temel yakıtı veridir. Özellikle makine öğrenimi (machine learning) ve derin öğrenme (deep learning) algoritmaları, devasa boyutlardaki veri setlerinin işlenmesiyle eğitilmektedir. Bu veri setlerinin kişisel veri içermesi durumunda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hükümleri doğrudan uygulama alanı bulmaktadır. Yapay zeka projelerinin hukuki KVKK & Veri Koruma uyumu, projenin başından itibaren titizlikle yürütülmelidir.
Yapay zeka sistemleri tarafından kişisel verilerin işlenmesi, Kanun'un 4. maddesinde sayılan genel ilkelere (hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme vb.) uygun olmak zorundadır. Ayrıca, veri minimizasyonu ilkesi gereği, algoritmanın eğitimi için yalnızca amaca uygun ve ölçülü miktarda veri işlenmelidir. Kara kutu (black box) olarak tabir edilen ve algoritmanın nasıl karar verdiğinin anlaşılamadığı yapay zeka modelleri, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri açısından ciddi hukuki riskler barındırmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Cryptocurrency Regulation in Turkey: 2026 Guide başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 11/1-g: "İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme" hakkı veri sorumlusundan talep edilebilir.
Bu madde hükmü uyarınca, tamamen yapay zeka tarafından alınan ve kişinin hukuki durumunu etkileyen veya onu önemli ölçüde etkileyen kararlara (örneğin kredi başvurusunun reddi, işe alım algoritmasının adayı elemesi) karşı ilgili kişinin itiraz hakkı bulunmaktadır. İtiraz edilmesi halinde, söz konusu kararın bir insan müdahalesi (human-in-the-loop) ile yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Veri sorumlular ı, yapay zeka sistemlerinin mantığını ve işleyişini ilgili kişilere açıklayabilecek düzeyde şeffaf aydınlatma metinleri hazırlamakla yükümlüdür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Trademark Registration in Turkey: Guide for Foreign Companies başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Dikkat: Yapay zeka eğitimi amacıyla kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi veya gerekli aydınlatma/açık rıza prosedürlerinin işletilmemesi halinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yüksek miktarlarda idari para cezaları uygulanabilir.
IV. Yapay Zeka Üretimi Eserlerde Fikri Mülkiyet Hakları
Üretken yapay zeka (Generative AI) araçlarının metin, görsel, müzik ve kod üretebilme yeteneği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir. Temel sorun, yapay zeka tarafından üretilen çıktıların "eser" sayılıp sayılamayacağı ve sayılırsa eser sahibinin kim olacağıdır. Bu hususiyet, Fikri Mülkiyet Hukuku çerçevesinde detaylı olarak incelenmektedir.
5846 sayılı FSEK m. 1/B bendine göre eserin tanımı; "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini" ifade etmektedir. Kanun'un 8. maddesinde ise "Bir eserin sahibi onu meydana getirendir" hükmü yer almaktadır. Türk Fikri Mülkiyet Hukuku doktrininde ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında, eserin meydana getirilmesinde "insan çabası" ve "insan iradesi" şart koşulmaktadır. Bu nedenle, tamamen otonom olarak yapay zeka tarafından üretilen bir çıktının eser olarak kabul edilmesi ve yapay zekanın eser sahibi sayılması mümkün değildir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Kripto Para Vergi Beyanı: Türkiye Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Ancak, yapay zeka sadece bir araç olarak kullanılmışsa ve son ürün üzerinde bir insanın yaratıcı çabası, belirleyici yönlendirmesi ve hususiyeti (prompt engineering, editoryal müdahale vb.) yoğun bir şekilde mevcutsa, bu durumda ürünü meydana getiren insan eser sahibi olarak kabul edilebilir. Yargıtay'ın bu konudaki emsal kararlarında henüz doğrudan yapay zeka çıktısına ilişkin spesifik bir içtihat bulunmamakla birlikte, bilgisayar programları aracılığıyla oluşturulan eserlerdeki genel yaklaşım, aracı kullanan kişinin hususiyetinin derecesine göre şekillenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Bitcoin ve Kripto Paralar: Türkiye'de Yasal Durum başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Diğer bir hukuki sorun ise yapay zeka modellerinin eğitilmesi (training) aşamasında telif hakkıyla korunan eserlerin izinsiz kullanılmasıdır. Veri kazıma (data scraping) yöntemiyle internetten toplanan makale, görsel ve kitapların telif sahibinin izni olmaksızın algoritma eğitiminde kullanılması, FSEK kapsamında mali ve manevi hakların ihlali niteliğini taşıyabilmektedir. Türkiye'de henüz AB Hukukunda olduğu gibi metin ve veri madenciliği (text and data mining) istisnası mevzuatta açıkça yer almamaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Aydınlatma Metni Hazırlama Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
V. Yapay Zeka Sistemlerinin Neden Olduğu Zararlarda Hukuki Sorumluluk
Yapay zeka sistemlerinin verdiği zararlardan kimin sorumlu tutulacağı, yapay zeka hukukunun en karmaşık alanlarından biridir. Otonom bir aracın kaza yapması, tıbbi bir yapay zekanın yanlış teşhis koyması veya algoritmik bir ticaret botunun finansal zarara yol açması durumlarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri çerçevesinde bir sorumluluk zinciri kurulması gerekmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Kripto Borsası Lisans Şartları ve Düzenlemeler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Türk hukukunda sorumluluk genel olarak "kusur sorumluluğu" (TBK m.49) ve "kusursuz sorumluluk" halleri olarak ikiye ayrılır. Yapay zeka sistemlerinin çalışma prensibi gereği öngörülemez olmaları (black box problemi), mağdurun kusuru ispatlamasını oldukça zorlaştırmaktadır. Bu noktada doktrinde çeşitli kusursuz sorumluluk hallerinin yapay zekaya kıyasen uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için KVKK Açık Rıza: Şartlar ve Örnekler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Sorumluluk Türü | Kanuni Dayanak | Yapay Zeka Bağlamında Uygulanabilirliği |
Haksız Fiil (Kusur) | TBK m.49 | Geliştirici veya kullanıcının ihmali ispatlanmalıdır. İspat zorluğu nedeniyle mağdur aleyhinedir. |
Adam Çalıştıranın Sorumluluğu | TBK m.66 | Yapay zeka bir "çalışan" olmadığı için lafzen uygulanması zordur, ancak otonom sistemler yardımcı kişi sayılabilirse gündeme gelebilir. |
Tehlike Sorumluluğu | TBK m.71 | Özellikle yüksek riskli yapay zeka sistemlerinde (örneğin otonom araçlar) en uygun sorumluluk rejimi olarak değerlendirilmektedir. |
Ürün Sorumluluğu | Ürün Güv. Kanunu | Yapay zeka yazılımı "ürün" kabul edildiğinde, sistemdeki güvenlik eksikliğinden dolayı üretici sorumlu tutulabilir. |
Yapay zeka sistemlerindeki zararlardan dolayı sorumluluğun tespiti için genellikle karmaşık bilirkişi incelemelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Kodlama hatası varsa yazılımcı, eksik veri ile eğitim yapılmışsa veri sağlayıcısı veya kullanım kılavuzuna aykırı hareket edilmişse kullanıcı sorumlu olabilecektir. Birden fazla kişinin sorumluluğu söz konusu olduğunda müteselsil sorumluluk hükümleri devreye girecektir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Token Çıkarma (ICO/IEO): Hukuki Süreç başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
VI. Yapay Zeka ve Ceza Hukuku Boyutu
Yapay zeka sistemlerinin ceza hukuku boyutu, suçun kanuniliği ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkeleri çerçevesinde ele alınmalıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 20 fıkra 1 uyarınca "Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz." TCK m. 20/2 ise "Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz." hükmünü amirdir. Bu hükümler ışığında, ceza ehliyeti bulunmayan yapay zeka sistemlerinin fail olarak kabul edilmesi ve cezalandırılması hukuken olanaksızdır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Veri İhlali Bildirimi: Süreç ve Yükümlülükler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Bir yapay zeka sisteminin bir suç tipine vücut veren eylemi (örneğin, bir otonom aracın taksirle ölüme neden olması veya bir algoritmanın piyasa dolandırıcılığı yapması) gerçekleştirmesi durumunda, arkasındaki gerçek kişilerin tespiti gereklidir. Bu kapsamda, Ceza Hukuku prensipleri uyarınca kast ve taksir değerlendirmesi yapılır. Sistemi programlayan kişinin algoritmayı bilinçli olarak suç işlemek üzere tasarlaması halinde doğrudan fail sıfatıyla kasten işlenen suçtan sorumluluğu doğacaktır.
Ancak, yapay zekanın kendi kendine öğrenerek öngörülemeyen bir şekilde suça neden olması durumunda taksirle sorumluluk gündeme gelecektir. Geliştiricinin veya kullanıcının, yapay zekanın neden olabileceği riskleri öngörme ve gerekli güvenlik tedbirlerini alma (objektif özen yükümlülüğü) konusunda ihlali varsa, taksirle işlenen suçlardan dolayı cezalandırılmaları muhtemeldir. Yargıtay'ın bilişim suçları ve taksirli suçlara ilişkin yerleşik kararları, özen yükümlülüğünün ihlali halinde sorumluluğun doğacağını açıkça ortaya koymaktadır.
VII. Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) ve Türkiye'ye Etkileri
Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), dünyadaki ilk kapsamlı yapay zeka mevzuatıdır. Bu yasa, yapay zeka sistemlerini taşıdıkları risklere göre sınıflandıran (kabul edilemez risk, yüksek risk, sınırlı risk ve minimal risk) bir yaklaşım benimsemiştir. Her ne kadar bu yasa AB sınırları içerisinde geçerli olsa da, "Brüksel Etkisi" (Brussels Effect) nedeniyle küresel bir standart haline gelmesi kaçınılmazdır.
Türkiye'deki şirketler açısından EU AI Act'in önemi iki yönlüdür. Birincisi, AB pazarına yapay zeka destekli ürün veya hizmet sunan Türk şirketleri, doğrudan bu yasanın ekstra-teritoryal (sınır aşan) uygulanabilirliği nedeniyle yasa hükümlerine uymak zorundadır. Aksi halde ürünlerinin AB pazarına girişi engellenebilecek ve yüksek idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerdir.
İkincisi ise Türkiye'nin ulusal mevzuat uyum sürecidir. Türkiye, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde birçok mevzuatını (örneğin KVKK'nın GDPR'dan esinlenmesi gibi) AB normlarına uyumlu hale getirmektedir. Dolayısıyla, yakın gelecekte Türkiye'de yürürlüğe girecek muhtemel bir Yapay Zeka Kanunu'nun, EU AI Act'in risk temelli yaklaşımını referans alması beklenmektedir. Bu itibarla, Türkiye'de faaliyet gösteren teknoloji firmalarının şimdiden yüksek riskli sistemler için uygunluk değerlendirme prosedürleri, risk yönetim sistemleri ve insan gözetimi mekanizmaları oluşturmaları tavsiye edilmektedir.
VIII. Finans, Sağl ık ve E-Ticaret Sektörlerinde Yapay Zeka Düzenlemeleri
Genel hukuk kurallarının yanı sıra, farklı sektörlerdeki regülatör kurumlar da kendi alanlarında yapay zeka kullanımına yönelik sektörel düzenlemeler yapmaktadırlar.
Finans Sektörü: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), algoritmik ticaret (robo-danışmanlık), kredi skorlama ve dolandırıcılık tespiti alanlarında kullanılan sistemlere ilişkin bilgi sistemleri yönetmelikleri çerçevesinde sıkı kurallar öngörmektedir. Özellikle bilgi güvenliği, denetlenebilirlik ve sistemlerin şeffaflığı finansal kurumlar için zorunludur.
Sağlık Sektörü: Tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamında, tanı ve tedavi amacıyla kullanılan yapay zeka yazılımları tıbbi cihaz olarak nitelendirilmektedir. Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) onayı alınmaksızın bu sistemlerin kullanılması hukuka aykırıdır. Ayrıca sağlık verileri, KVKK kapsamında "özel nitelikli kişisel veri" olduğundan, bu verilerin algoritmalarla işlenmesi ağırlaştırılmış şartlara tabidir.
E-Ticaret ve Reklam: Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu, yapay zeka tarafından oluşturulan reklamların ve e-ticaret sitelerindeki yönlendirici algoritmaların tüketiciyi yanıltmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Sosyal medya platformlarındaki hedefli reklamcılık ve dinamik fiyatlandırma algoritmaları, haksız ticari uygulama teşkil etmeyecek şekilde tasarlanmalıdır.
IX. Tüketici Hukukunda Yapay Zeka ve Profilleme
Yapay zeka sistemleri, tüketici alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş hizmet ve fiyatlandırma sunmada sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve alt mevzuatı kapsamında önemli hukuki sınamaları beraberinde getirir. Tüketicilerin profillenmesi ve algoritmik fiyatlandırma uygulamaları, tüketici aleyhine haksız şartlar oluşturma potansiyeline sahiptir.
Algoritmalar vasıtasıyla tüketicinin zafiyetlerinden veya bilgisizliğinden yararlanılarak farklı tüketicilere farklı fiyatların (price discrimination) sunulması, dürüstlük kuralına ve tüketici mevzuatına aykırılık teşkil edebilir. Tüketicinin satın alma kararı üzerinde aşırı etki kuran karanlık tasarımlar (dark patterns) ve yapay zeka destekli manipülatif arayüzler, Reklam Kurulu tarafından haksız ticari uygulama olarak değerlendirilmekte ve idari yaptırıma tabi tutulmaktadır.
Ayrıca, yapay zeka içeren tüketici ürünlerinde (akıllı ev aletleri, giyilebilir teknolojiler vb.) meydana gelen yazılım hataları "ayıplı mal/hizmet" kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda tüketiciler, satıcıya veya üreticiye karşı bedel iadesi, ayıp oranında indirim, ücretsiz onarım veya misliyle değişim haklarını kullanabilirler.
X. Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ve Etik İlkeler
Türkiye'nin yapay zeka alanındaki yol haritasını belirlemek amacıyla "Ulusal Yapay Zeka Stratejisi" yayımlanmıştır. Bu strateji belgesi, kanun hükmünde olmamakla birlikte, kamu ve özel sektörün yapay zeka geliştirme süreçlerinde izlemesi gereken temel prensipleri ve hedefleri ortaya koymaktadır. Stratejinin odak noktalarından biri de yapay zekanın etik ilkelere ve evrensel hukuk kurallarına uygun olarak tasarlanmasıdır.
Bununla uyumlu olarak, TÜBİTAK ve ilgili bakanlıklar tarafından güvenilir ve sorumlu yapay zeka (trustworthy and responsible AI) ilkeleri benimsenmektedir. Bu ilkeler arasında;
İnsan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne saygı
Adalet, eşitlik ve ayrımcılık yapmama (algoritmik önyargıların engellenmesi)
Şeffaflık, açıklanabilirlik ve hesap verilebilirlik
Veri gizliliği ve güvenliği
bulunmaktadır. Yargıtay veya idari otoriteler (Örn: Rekabet Kurumu, KVKK) bir uyuşmazlığı değerlendirirken, henüz spesifik bir kanun olmasa dahi bu evrensel etik ilkeleri ve strateji belgelerini yorum aracı olarak kullanabilmektedir.
XI. Şirketler İçin Yapay Zeka Uyum Süreci ve Risk Yönetimi
İş süreçlerine yapay zeka entegre eden veya yapay zeka ürünleri geliştiren şirketlerin, ileride karşılaşabilecekleri hukuki yaptırımları minimize etmek için proaktif bir uyum (compliance) süreci yürütmeleri zaruridir. Yasal boşlukların bulunması, şirketlerin her türlü eylemi gerçekleştirebileceği anlamına gelmez; aksine, genel hukuk kurallarının daha katı yorumlanması riskini barındırır.
Etkili bir yapay zeka uyum programı şu adımları içermelidir:
Yapay Zeka Etki Değerlendirmesi: Geliştirilen veya kullanılan algoritmanın temel hak ve özgürlükler, veri gizliliği ve güvenlik açısından risk haritasının çıkarılması.
Veri Yönetişimi: KVKK'ya uygun veri envanteri oluşturulması, eğitim verilerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve sentetik veri kullanımı gibi alternatiflerin değerlendirilmesi.
Şeffaflık ve İnsan Gözetimi: Otomatik kararların gerekçelendirilebilir olması ve gerektiğinde bir yetkilinin karar sürecine müdahale edebileceği mekanizmaların kurulması.
Sözleşmesel Koruma: Üçüncü taraf yapay zeka sağlayıcılarıyla (SaaS, API vb.) yapılan sözleşmelerde fikri mülkiyet aidiyetleri, sorumluluk sınırlandırmaları ve gizlilik hükümlerinin titizlikle düzenlenmesi.
Bu süreçlerin yönetilmesi, sadece teknik ekiplerin değil, uzman hukukçuların da dahil olduğu disiplinlerarası bir yaklaşımı zorunlu kılar.
XII. Sonuç
Yapay zeka teknolojilerinin gelişimi, hukuk dünyasını yeni ve karmaşık problemlerle karşı karşıya bırakmıştır. Türkiye'deki yapay zeka düzenlemeleri ve yasal çerçeve, henüz spesifik bir kodifikasyon sürecini tamamlamamış olsa da, mevcut mevzuatın teknolojik gelişmelere adaptasyonuyla şekillenmektedir. Sürecin temel hatları şu şekilde özetlenebilir:
Türkiye'de yapay zekanın hukuki kişiliği bulunmamakta olup, eylemlerinden doğan sorumluluk geliştirici, üretici veya kullanıcıya aittir.
Kişisel verilerin algoritmalar tarafından işlenmesinde 6698 sayılı KVKK hükümleri katı bir şekilde uygulanmakta ve aydınlatma yükümlülüğü ön plana çıkmaktadır.
Tamamen yapay zeka tarafından üretilen çıktılar FSEK kapsamında doğrudan eser sayılmamakta, fikri mülkiyet hakları için insan hususiyeti aranmaktadır.
Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), Türkiye'nin gelecekteki yasal düzenlemeleri için temel bir referans noktası niteliğindedir.
Şirketlerin yapay zeka geliştirme ve kullanım süreçlerinde hukuki, teknik ve etik ilkeleri kapsayan çok boyutlu bir risk yönetimi politikası izlemeleri gerekmektedir.
Gelecekte, yapay zekaya ilişkin özel kanuni düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, sorumluluk ve hak sahipliği konularında daha öngörülebilir bir yasal zemin oluşacaktır. O zamana kadar, mevcut hukuki çerçevenin dinamik ve doğru yorumlanması büyük önem arz etmektedir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.
İlgili Makaleler
Yapay Zeka ve Telif Hakkı: Kime Ait? Yapay zeka tarafından üretilen eserlerin telif hakkı kime aittir? Türk hukuku ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde...
AI Düzenleme: Türkiye ve AB Karşılaştırması Yapay zeka düzenlemelerinde Türkiye nerede? AB AI Act, risk sınıflandırması, Türkiye'nin AI stratejisi ve hukuki...
Otonom Araç Kazalarında Hukuki Sorumluluk Otonom araç kazalarında kim sorumlu? Üretici, yazılım geliştiricisi ve sürücü sorumluluğu, AB düzenlemeleri ve Türk...
Algoritmik Karar Alma: Hukuki Sorumluluk Algoritmik karar alma süreçlerinde hukuki sorumluluk kime aittir? KVKK m.11, AB AI Act, şeffaflık yükümlülüğü ve...
Generative AI: Hukuki Çerçeve ve Telif Generative AI ile üretilen içeriklerin telif hakkı kime aittir? ChatGPT, Midjourney, DALL-E çıktılarının hukuki statüsü...
Kaynaklar ve Referanslar
6563 sayili Elektronik Ticaretin Duzenlenmesi Hakkinda Kanun
5651 sayili Internet Ortaminda Yapilan Yayinlarin Duzenlenmesi Kanunu
Bu makale 2026-03-09 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki danismanlik yerine gecmez.
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Türkiye'de yapay zekaya özel bir kanun var mıdır?
Hayır, Türkiye'de şu an için münhasıran yapay zeka sistemlerini düzenleyen tek bir "Yapay Zeka Kanunu" bulunmamaktadır. Yapay zeka uygulamalarından kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklar, genel kanunlar olan Türk Borçlar Kanunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve KVKK gibi mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmektedir.
2. Yapay zekanın ürettiği bir görsel veya metin üzerinde telif hakkım var mıdır?
5846 sayılı FSEK uyarınca bir eserin varlığından söz edilebilmesi için "insan hususiyetinin" bulunması gerekir. Yapay zekaya basit komutlar verilerek üretilen çıktılarda doğrudan telif hakkı oluşmaz; ancak eserin oluşum sürecinde belirgin ve yoğun bir insan yönlendirmesi, editoryal çaba ve hususiyet varsa, bu katkı oranında telif hakkı iddia edilebilir.
3. Şirketimin yapay zeka destekli otomatik işe alım algoritması kullanması yasal mıdır?
Evet, kullanılabilir ancak 6698 sayılı KVKK m. 11/1-g bendi uyarınca adayların otomatik sistemler vasıtasıyla kendileri aleyhine çıkan sonuçlara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Şirketlerin, algoritmanın mantığı hakkında şeffaf bilgi vermesi ve itiraz halinde kararı insan gözetiminde (human-in-the-loop) tekrar değerlendirecek mekanizmalar kurması zorunludur.
4. Otonom bir araç kaza yaparsa hukuki sorumluluk kimdedir?
Yapay zeka sistemlerinin hukuki kişiliği olmadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca sorumluluk belirlenir. Kazanın nedeni yazılımsal bir hataysa üretici/geliştirici ürün sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulabilirken, kullanım hatası veya bakım eksikliği varsa araç sahibinin (işletenin) kusur veya tehlike sorumluluğu gündeme gelir.
5. Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) Türkiye'deki şirketleri bağlar mı?
Doğrudan bağlayıcı olmamakla birlikte, Türkiye'deki bir şirket Avrupa Birliği pazarına yönelik yapay zeka destekli bir ürün veya hizmet sunuyorsa (örneğin AB vatandaşlarının verilerini işleyen bir yazılım), yasanın sınır aşan uygulama prensibi gereğince AB kurallarına uymak zorundadır. Aksi halde ürünlerin AB'ye girişi engellenebilir.
6. Yapay zeka sisteminin bir suç işlemesi halinde ceza davası açılabilir mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20 gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve sadece gerçek kişilere aittir. Yapay zeka sistemine doğrudan ceza davası açılamaz; ancak sistemin arkasındaki yazılımcı veya kullanıcının kasıtlı bir eylemi veya ihmali (taksiri) tespit edilirse, bu gerçek kişiler aleyhine ceza yargılaması yürütülür.
7. Web scraping (veri kazıma) ile yapay zeka eğitmek hukuka uygun mudur?
İnternetten otomatik olarak veri toplanması ve algoritmaların eğitilmesi, toplanan verilerin niteliğine bağlıdır. İşlenen veriler kişisel veri ise KVKK ihlali doğabilir; eğer veriler telife tabi eserler (makaleler, fotoğraflar) ise hak sahiplerinden izin alınmaması halinde 5846 sayılı FSEK kapsamında mali ve manevi haklara tecavüz teşkil edebilir.
8. Tüketicilere yapay zeka ile kişiselleştirilmiş (farklı) fiyat sunulması yasal mıdır?
Algoritmik fiyatlandırma kural olarak yasak değildir; ancak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, tüketicinin zafiyetlerinden veya bilgisizliğinden faydalanarak dürüstlük kuralına aykırı fahiş fiyatlar sunulması veya tüketiciyi yanıltıcı karanlık tasarımlar (dark patterns) kullanılması haksız ticari uygulama kabul edilerek idari yaptırıma tabi tutulabilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
