top of page

Boşanma Davası Nasıl Açılır: 2026 Rehberi

Boşanma davasının açılması, anlaşmalı ve çekişmeli usul, görev/yetki, özel sebeplerde süreler, gider ve delil avansı ayrımı; nafaka, velayet, mal rejimi ve yabancı kararların farklı koşulları.

Özet



Boşanmak isteyen eş için ilk adım, anlaşmanın kapsamını ve ileri sürülecek olayları belirlemektir. Aile mahkemesine dilekçe verilir; çocukların korunması ve geçici geçim/barınma önlemleri ayrıca değerlendirilir. Anlaşmalı boşanma için en az bir yıllık evlilik ve hâkimin eşleri bizzat dinlemesi gerekir. Mal rejimi alacağı, yoksulluk nafakası ve tazminat aynı koşullara bağlı değildir; masraf ile süreler de dava türüne göre ayrılır.


İçindekiler


  • I. Giriş

  • II. Boşanma Davası Türleri

  • III. Anlaşmalı Boşanma Davası Şartları ve Süreci

  • IV. Çekişmeli Boşanma Davası Şartları ve Süreci

  • V. Özel Boşanma Sebepleri

  • VI. Genel Boşanma Sebepleri

  • VII. Boşanma Davası Nasıl Açılır? (Görevli ve Yetkili Mahkeme)

  • VIII. Boşanma Davası Süreci ve Aşamaları

  • IX. Boşanma Davasında Geçici Tedbirler

  • X. Boşanma Davası Masrafları ve Ücretler (2026)

  • XI. Tazminat ve Nafaka Talepleri

  • XII. Mal Rejimi Tasfiyesi ve Boşanma Davası

  • XIII. Yabancılık Unsuru Taşıyan Boşanma Davaları

  • XIV. Sonuç

  • Sıkça Sorulan Sorular




















I. Giriş



Boşanma davası açılmadan evlilik tarihi, tarafların yerleşim yerleri, olayların tarihleri, çocukların durumu ve talep edilen sonuçlar belirlenmelidir. Şiddet veya acil tehlikede 6284 kapsamındaki koruma için boşanma davası açılması beklenmez. Anlaşmalı usul ile çekişmeli usulün şartları ve delil ihtiyaçları farklıdır.



Boşanma; evlilik bağının sona ermesi yanında çocukların durumu, nafaka ve tazminat taleplerini etkiler. Ancak mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın otomatik fer’isi değildir; ayrı talep, harç ve inceleme gerektirir. Nafaka türleri, velayet ve tazminat için tek bir kusur kuralı uygulanamaz.



Bu rehber 21 Ekim 2026 tarihinde yürürlükteki hükümler esas alınarak incelenmiştir. Dava sebepleri ve süreler için TMK, usul için HMK ve aile mahkemesi düzeni birlikte değerlendirilir. Belirli bir yargılama süresi, sonuç veya masraf toplamı garanti edilemez; işlem günündeki tarife ve somut talepler esas alınmalıdır.


Yasal Çerçeve: Boşanma davalarına ilişkin temel yasal düzenlemeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 161 ile 184. maddeleri arasında yer almaktadır. Yargılama usulü ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.




II. Boşanma Davası Türleri



Türk hukukunda boşanma davaları, tarafların iradelerine ve davanın dayandığı sebeplere göre temel olarak ikiye ayrılmaktadır: Anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası. Davanın türü, yargılama süresini, usulünü ve tarafların ispat yükünü doğrudan etkilemektedir.



Anlaşmalı usulde m.166/3’teki koşullar, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında hâkimin uygun bulduğu düzenleme gerekir. Bu, mal rejiminin her durumda protokolle tasfiye edilmesinin zorunlu olduğu anlamına gelmez. Eşlerin protokolde mal rejimi, ziynet veya başka alacaklara ilişkin kullandıkları ibra/feragat ifadeleri ise sonraki talepleri etkileyebileceğinden açık ve ayrı değerlendirilmelidir.



Hangi dava türünün seçileceği, somut olayın özelliklerine ve tarafların iletişim durumuna göre belirlenmektedir. Özellikle çekişmeli davalarda sürecin karmaşıklığı, tarafların ispat yükümlülüklerini yerine getirirken hukuki prosedürlere sıkı sıkıya uymasını zorunlu kılmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Babalık Davası: Süreç ve Koşullar başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.





III. Anlaşmalı Boşanma Davası Şartları ve Süreci



Anlaşmalı boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda boşanma kararı verilebilmesi için kanunun aradığı sıkı şekil şartları bulunmaktadır.



A. Anlaşmalı Boşanmanın Şartları



  • Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bu süre dolmadan m.166/3’e göre anlaşmalı boşanma kararı verilemez; fakat başka bir boşanma sebebine dayalı çekişmeli dava hakkı bununla ortadan kalkmaz. Yalnız tarafların kabulü, bir yıllık koşulun yerine geçmez.

  • İrade Beyanı: Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi gerekmektedir.

  • Hâkim eşleri bizzat dinlemeli ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Avukatın kabul beyanı eşin şahsen dinlenmesinin yerine geçmez; duruşmaya katılma biçimine ilişkin usul ve mahkeme kararı ayrıca gözetilir.

  • Protokolün Onayı: Boşanmanın mali sonuçları (tazminat, yoksulluk nafakası) ile çocukların durumu (velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki) hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemenin hakim tarafından uygun bulunması şarttır.







B. Anlaşmalı Boşanma Protokolü



Protokol; boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu yönünden açık, uygulanabilir hükümler içermelidir. Hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; m.166/3’e göre değişikliklerin taraflarca da kabulü gerekir. Mal rejiminin tasfiyesi otomatik zorunlu protokol unsuru değildir; kararlaştırılıyorsa hangi mal ve alacağın nasıl düzenlendiği açık olmalıdır. Çocuğun üstün yararı tarafların anlaşmasından bağımsız biçimde gözetilir.



Türk Medeni Kanunu m.166/3: "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır."




IV. Çekişmeli Boşanma Davası Şartları ve Süreci



Çekişmeli boşanma davası, eşler arasında boşanma iradesi, kusur durumu veya boşanmanın sonuçları (velayet, nafaka, tazminat vb.) konusunda bir uzlaşmanın bulunmadığı hallerde açılmaktadır. Çekişmeli davalarda süreç, anlaşmalı davalara kıyasla çok daha uzun ve ispat hukuku açısından daha karmaşıktır.



Çekişmeli boşanma davaları, kanunda sınırlı sayıda sayılan "özel boşanma sebepleri"ne dayanılabileceği gibi, "genel boşanma sebebi" olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedenine de dayandırılabilir. Davacının iddiasını ispat yükümlülüğü bulunmaktadır; aksi takdirde dava reddedilecektir.


Dikkat: Çekişmeli boşanma davalarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen kesin süreler ve usul kuralları geçerlidir. Delillerin süresinde sunulmaması, tanık listesinin süresi içinde bildirilmemesi gibi usuli hatalar, hak kaybına neden olarak davanın reddedilmesi sonucunu doğurabilir.


Çekişmeli boşanma davasında, davanın dayandığı hukuki sebebin doğru belirlenmesi ve dava dilekçesinin HMK m.119'da belirtilen unsurları eksiksiz içermesi elzemdir. Bu süreçte Aile Hukuku prensipleri doğrultusunda olay örgüsünün ve kusur durumunun mahkemeye net bir biçimde aktarılması gerekmektedir.





V. Özel Boşanma Sebepleri



Özel sebeplerin hepsi aynı yapıda değildir. Zina ve m.162’deki davranışlarla; m.163’te birlikte yaşamanın beklenememesi ve m.165’te çekilmezlik ile resmî rapor koşulları ayrılmalıdır. “Yalnız olay kanıtlansın, diğer koşullara hiç bakılmaz” genellemesi doğru değildir; her sebebin kendi unsurları ve süresi uygulanır.



A. Zina (Aldatma) (TMK m.161)



Eşlerden birinin evlilik dışı cinsel ilişkide bulunması, mutlak ve özel bir boşanma sebebidir. Zina sebebine dayalı davanın, zinanın öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde zinanın üzerinden 5 yıl geçmeden açılması gerekmektedir. Affeden tarafın dava hakkı düşmektedir.



B. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m.162)



Hayata kast, pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranışta m.162 koşulları aranır. Her ekonomik anlaşmazlık ya da her tartışma bu ağırlığa otomatik ulaşmaz. Dava hakkı öğrenmeden altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer; affeden taraf bu sebebe dayanamaz. Genel sebebe dayalı taleple ilişkisi somut olayda ayrıca incelenir.



C. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m.163)



Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi sebebiyle diğer eş için birlikte yaşamanın çekilmez hale gelmesi durumunda her zaman açılabilir.



D. Terk (TMK m.164)



M.164’te haklı neden olmadan terk/dönmeme, ayrılığın en az altı ay sürmesi ve devamı ile hâkim veya noter ihtarının sonuçsuz kalması gerekir. Dördüncü ay bitmeden ihtar istenemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz. Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı neden olmadan dönüşünü engelleyen de terk etmiş sayılır. Şiddetten korunmak gibi haklı ayrılık nedenleri göz ardı edilerek sırf evden ayrılana kusur yüklenemez.



E. Akıl Hastalığı (TMK m.165)



Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu sebeple ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi durumunda, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şartıyla açılabilir.





VI. Genel Boşanma Sebepleri



Türk Medeni Kanununda düzenlenen genel boşanma sebebi, "evlilik birliğinin temelinden sarsılması"dır (TMK m.166/1). Toplumda yaygın olarak "şiddetli geçimsizlik" olarak bilinen bu durum, en sık karşılaşılan dava sebebidir.



Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan davalarda, eşler arasındaki geçimsizliğin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede derin ve sürekli olması gerekmektedir. Yargıtay uygulamalarına göre; fiziksel şiddet, hakaret, eşin ailesine saygısızlık, ekonomik yükümlülüklerin ihlali, güven sarsıcı davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlara örnek teşkil etmektedir.



Genel sebepte hangi somut olayın ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kıldığı açıklanmalı ve delilleriyle ilişkilendirilmelidir. İddia, tanık veya mesajın varlığı kendiliğinden boşanma sonucunu garanti etmez; TMK m.184’teki özel ispat kuralları ve hukuka uygun delil ilkesi gözetilir.


M.166/2’de davacı daha ağır kusurluysa davalının itiraz hakkı vardır. Ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı/çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanma kararı verilebilir. Dolayısıyla davacının daha ağır kusurlu olması her olayda otomatik ret demek değildir. M.166/4’te ise önceki boşanma davasının reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle boşanma düzenlenir; bu yol için önceki ret ve kesinleşme koşulları aranır.





VII. Boşanma Davası Nasıl Açılır? (Görevli ve Yetkili Mahkeme)



Başvuru için önce görev, yerleşim yeri ve istenen hukuki sonuçlar belirlenir. Bir dilekçede aynı anda boşanma, geçici önlem ve başka malvarlığı alacakları bulunması hepsinin aynı görev, harç veya usule tabi olduğu anlamına gelmez.



A. Görevli Mahkeme



Boşanma davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi, "Aile Mahkemesi sıfatıyla" bakmakla görevlidir.



B. Yetkili Mahkeme



TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri her geçici bulunulan yer değildir. Bu yetki kuralı kesin yetki gibi sunulmamalı; yetki itirazının süresi/usulü ayrıca gözetilmelidir.



C. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Sunulması



Dava, mahkemeye sunulan ve HMK m.119’daki unsurları taşıyan dilekçeyle açılır. Fizikî başvuru ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden güvenli elektronik imzayla dava açma farklı kanallardır; yalnız e-Devlet şifresiyle dosya görüntülemek dava açılması anlamına gelmez. İmzalı dilekçe, giderler, ekler ve kayıt/başvuru belgesi kontrol edilmelidir. Dilekçede;



  • Tarafların kimlik ve adres bilgileri,

  • Davanın dayandığı maddi vakıalar (olaylar),

  • Dayanılan hukuki sebepler (TMK maddeleri),

  • Talep sonucu (boşanma, nafaka, velayet, tazminat miktarları vb.),

  • Deliller (tanık isimleri, darp raporu, mesaj kayıtları vb.)








açıkça belirtilmelidir. Dilekçenin hazırlanması aşamasında usul hukuku kurallarına riayet edilmesi şarttır.





VIII. Boşanma Davası Süreci ve Aşamaları



Çekişmeli boşanma davaları, HMK'da öngörülen yazılı yargılama usulüne tabidir. Süreç, temel olarak beş ana aşamadan oluşmaktadır.



1. Dilekçeler Aşaması (Teati Aşaması)



Davalının cevap süresi tebliğden iki haftadır. HMK m.127’de koşulları varsa bu süre içinde istenerek bir defaya mahsus, cevap süresinin sonundan başlayan en çok bir aylık ek süre verilebilir; talep otomatik kabul değildir. Cevaba cevap ve ikinci cevap için m.136’daki iki haftalık süreler ayrı izlenir. Karşı dava ve sonradan iddia/delil ileri sürme de kendi koşullarına tabidir.



2. Ön İnceleme Aşaması



Ön incelemede dava şartları, ilk itirazlar ve uyuşmazlık konuları belirlenir. Boşanmanın kendisi ve velayet, 6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuğa elverişli değildir; dava şartı arabuluculuk zorunluluğu yoktur. Tarafların anlaşmasının hâkimce değerlendirilmesi başka, boşanmanın arabulucuyla sonuçlandırılması başkadır. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar da kanun gereği arabuluculuğa elverişli değildir.



3. Tahkikat Aşaması



Deliller, tanıklar ve gerekli uzman incelemeleri bu aşamada değerlendirilir. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bir kaydın hukuka uygunluğu, elde edilme ve sunulma koşullarıyla incelenir; her izinsiz kayıt için otomatik geçerlilik veya aynı kesin suç sonucu kurulamaz. Başkasının hesabına girme veya sistematik gizli izlemeye yönelinmemelidir. Güncel m.147/3, zorunlu ve gerekçeli istisnalar dışında duruşmalar arasının üç ayı aşmamasını düzenler; bu, bütün davanın üç ayda bitmesi garantisi değildir.



4. Sözlü Yargılama Aşaması



Tahkikatın bitmesinin ardından, taraflara davanın bütünü hakkında son sözlerini ve değerlendirmelerini sunmaları için süre verilir.



5. Hüküm (Karar) Aşaması



Mahkeme delilleri ve TMK’nın özel hükümlerini değerlendirerek karar verir. Ayrılık istenmişse boşanma verilemez; boşanma istenmişse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığıyla ayrılığa hükmedilebilir. İstinaf süresi kural olarak gerekçeli kararın tebliğinden iki haftadır. Duruşmada kararın açıklanması evliliği hemen sona erdirmez; boşanma hükmünün kesinleşmesi önemlidir.





IX. Boşanma Davasında Geçici Tedbirler



Boşanma davası sürecinin uzunluğu göz önüne alındığında, yargılama boyunca tarafların ve müşterek çocukların mağduriyet yaşamaması adına mahkeme tarafından bazı geçici tedbir kararları alınabilmektedir. TMK m.169 uyarınca hakim, davanın açılmasıyla birlikte gerekli önlemleri re'sen veya talep üzerine alır.



Geçici Tedbir Türü

Kapsamı ve Amacı

Geçici Velayet

Dava süresince müşterek çocuğun hangi eşin yanında kalacağının çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenmesidir.

Tedbir Nafakası (Eş için)

Dava sürerken eşin geçim ihtiyacı ile tarafların ekonomik durumuna göre belirlenen geçici nafakadır; yoksulluk nafakasıyla aynı kusur ve kesinleşme koşulları aranmaz.

Tedbir Nafakası (Çocuk için)

Çocuğun bakım, eğitim ve korunma ihtiyacı için ebeveynlerin mali gücü gözetilerek dava süresince belirlenen geçici katkıdır; karar sonrası iştirak nafakasıyla ilişki açıkça kurulmalıdır.

Ortak Konutun Özgülenmesi

TMK m.169 uyarınca gerekli barınma ve mal yönetimi önlemleri alınabilir. Konut tahsisi yalnız fiziksel şiddet ispatına bağlı değildir; 6284 kapsamındaki koruma tedbirleriyle hukuki dayanakları ayrıca ayrılır.



























Tedbirler dava sürerken ihtiyaç ve koşullara göre değiştirilebilir; kesinleşmeye kadar devam eden düzenleme ile karar sonrasında hükmedilen nafaka ayrı okunmalıdır. Tedbir nafakası her durumda kendiliğinden yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşmez; yoksulluk nafakasında talep ve m.175 koşulları, çocuk bakımında m.182 hükümleri ayrıca değerlendirilir.





X. Boşanma Davası Masrafları ve Ücretler (2026)



Masraf, işlem günündeki harç/tarife ile dava ve talep türlerine göre belirlenir. Harç, genel gider avansı, delil avansı ve avukatlık ücreti farklı kalemlerdir. Sabit bir internet toplamı her dosyanın kesin maliyeti değildir. Ödeme gücü bulunmayanlar için HMK m.334 ve devamındaki yargılama giderleri yönünden adli yardım ile baronun avukatlık yardımı ayrı değerlendirilir.



  1. Başvurma Harcı: Davanın açılması esnasında alınan maktu harçtır.

  2. Peşin Harç: Boşanma davaları maktu harca tabi olduğundan, davanın değeri üzerinden değil, her yıl belirlenen maktu miktar üzerinden peşin harç alınır.

  3. Gider avansı: HMK m.120 ve tarife kapsamındaki genel giderler içindir; eksiklik için verilen kesin süreye uyulmalıdır. Tanık, keşif veya bilirkişi gibi belirli deliller için m.324’teki delil avansı farklıdır. Delil avansının yatırılmamasında ilgili delilden vazgeçmiş sayılma ve mevcut delile göre değerlendirme gündeme gelir; her eksiklik doğrudan dava şartı yokluğu değildir. Resen araştırılan işlerde m.325 ayrıca gözetilir.

  4. Avukatlık ücreti: Müvekkil ile avukatın sözleşmesindeki ücret, yürürlükteki AAÜT ve Avukatlık Kanunu sınırları gözetilerek belirlenir. Karşı tarafa yükletilen yargılama vekâlet ücreti aynı kalem değildir. Tarifenin yürürlük dönemi ve işlem/karar tarihi kontrol edilmelidir; yalnız takvimde 2026 yazmasından ayrı bir tarife veya sabit ücret çıkarılamaz.






Boşanmayla birlikte istenen ve gerçekten TMK m.174 kapsamındaki fer’i tazminat için ayrıca nispi harç alınmaması kuralı, bütün malvarlığı taleplerini kapsamaz. Ayrı açılan tazminat, mal rejimi veya ziynet alacağı kendi harç ve usulüyle değerlendirilir. Dinlenecek tanık ve uzman incelemeleri de toplam gideri değiştirebilir; miktarlar işlem gününde doğrulanmalıdır.





XI. Tazminat ve Nafaka Talepleri



Tazminat, yoksulluk nafakası, çocuğun bakım giderine katkı ve geçici nafaka farklı koşullara bağlıdır. Kusurun her birinde aynı biçimde belirleyici olduğu söylenemez; talep, ihtiyaç, ekonomik güç ve çocuğun yararı ilgili kurumun kendi hükümleriyle incelenir.



A. Maddi ve Manevi Tazminat



TMK m.174 uyarınca; mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Aynı şekilde, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir. Tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusur oranları dikkate alınır.



B. Yoksulluk Nafakası



TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğerinden daha ağır olmamak koşuluyla diğer tarafın mali gücü oranında nafaka isteyebilir. “Hiç kusurlu olmamak” veya “hiç ağır kusur bulunmamak” farklı ve daha dar koşullardır; eşit kusur tek başına engel değildir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 21 Ekim 2026 itibarıyla m.175’te süresiz isteme hükmü yürürlüktedir; bu, m.176’daki kaldırma/değişiklik koşullarının yok olduğu anlamına gelmez.



C. İştirak Nafakası



TMK m.182’de velayet kendisine verilmeyen eşin çocuk bakım/eğitim giderine gücü oranında katılımı düzenlenir. İştirak nafakası kural olarak erginliğe kadar sürer; fakat ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa m.328/2 kapsamındaki bakım yükümlülüğü ayrıca doğabilir. Eski iştirak nafakasının her hâlde aynı adla otomatik ve süresiz devamı ile ergin çocuğun kendi talebi karıştırılmamalıdır.





XII. Mal Rejimi Tasfiyesi ve Boşanma Davası



Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın otomatik sonucu olarak karara bağlanmaz; ayrı alacak istemi ve inceleme gerektirir. Talepler birlikte sunulmuşsa ayrılması ve boşanmanın kesinleşmesinin beklenmesi gündeme gelebilir. Bununla birlikte tasfiye davası açmak veya gereken malvarlığı korumasını istemek için mutlaka kesinleşmeyi beklemek gerektiği söylenemez; görev/yetki, harç ve bekletici mesele ayrı değerlendirilir.



Boşanmaya karar verilirse mal rejimi m.225/2 uyarınca dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. M.219–220’de edinilmiş/kişisel mal ayrımı, borçlar, ekleme ve denkleştirme; m.231–236’da artık değer ve değerleme kuralları uygulanır. Kural her malın veya tapunun otomatik yarı yarıya bölünmesi değil, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde alacaktır. Kişisel mal, mal rejimi sözleşmesi ve zina/hayata kast nedeniyle boşanmada m.236/2 gibi özel hükümler ayrıca incelenir; mevcut malların tasfiye anındaki değeriyle rejimin bitiş tarihi karıştırılmaz.





XIII. Yabancılık Unsuru Taşıyan Boşanma Davaları



Yabancılık unsurunda Türkiye’de dava açılabilmesi, uygulanacak hukuk ve yabancı kararın etkisi ayrı konulardır. MÖHUK m.14’te boşanma sebepleri/hükümleri için müşterek millî hukuk, yoksa müşterek mutad mesken, o da yoksa Türk hukuku sıralaması vardır; geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır. Her yabancı eşli davada otomatik Türk maddi hukuku uygulanacağı varsayılmamalıdır.



Yabancı boşanma kararında tanıma, nüfusa idari tescil ve icrası gereken hükümlerin tenfizi farklıdır. 5490 m.27/A ve ilgili usul koşulları sağlanırsa yetkili dış temsilcilik veya il nüfus müdürlüğü üzerinden tescil mümkün olabilir; her olayda mutlaka dava veya iki eşin aynı anda gelmesi zorunlu değildir. Taraflardan birinin yabancı/ölmüş olması gibi tek taraflı başvuru koşulları da ayrıca incelenir. Nüfusa boşanma kaydı, yabancı karardaki nafaka/tazminatın Türkiye’de otomatik icrası değildir; gerekli mahkeme tanıma/tenfizi MÖHUK koşullarıyla değerlendirilir.





XIV. Sonuç



Boşanma başvurusunda evlilik ve tebligat belgeleri, olay ve öğrenme tarihleri, çocukların ihtiyaçları, ekonomik durum ve istenen sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir. Başlıca noktalar şunlardır:



  1. Davanın anlaşmalı veya çekişmeli olarak yürütülmesi, tarafların iradesine ve uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır. Anlaşmalı boşanma hızlı sonuç doğururken, çekişmeli yargılama detaylı bir ispat süreci gerektirir.

  2. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir ve usulüne uygun hazırlanmış bir dava dilekçesi ile sürecin başlatılması şarttır.

  3. Çekişmeli davalarda HMK'da öngörülen dilekçeler, ön inceleme ve tahkikat aşamalarındaki kesin sürelere riayet edilmemesi telafisi güç hak kayıplarına yol açmaktadır.

  4. Geçici velayet, tedbir nafakası ve ortak konutun özgülenmesi gibi ihtiyati tedbirler, dava süresince mağduriyetlerin önlenmesi için elzemdir.

  5. Tazminat, yoksulluk nafakası, çocuk bakımına katkı ve mal rejimi alacağı farklı koşullara bağlıdır; hepsi yalnız tek bir kusur oranıyla belirlenmez.








Sürecin teknik usul kuralları ve hak düşürücü süreler içermesi, her davanın kendi somut vakıaları çerçevesinde incelenmesini zorunlu kılmaktadır.



Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler











Kaynaklar ve Referanslar





Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Süreler ve masraflar somut talep, tebligat ve işlem günündeki düzenlemelerle doğrulanmalıdır.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

Sıkça Sorulan Sorular


1. Boşanma davası nerede ve hangi mahkemede açılır?


Boşanma davasında görevli mahkeme, 4787 sayılı kanun uyarınca Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu m.168'e göre eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde davaya Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.


2. Anlaşmalı boşanma davası açmak için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?


M.166/3 için evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır; eşlerin kabulü ve hâkimin uygun bulduğu düzenleme ile bizzat dinlenme de gerekir. Bir yıl dolmadan bu özel usulle boşanma kararı verilemez. Ancak başka boşanma sebebine dayalı çekişmeli dava hakkı vardır; her böyle dosyanın taraflara açıklama imkânı tanınmadan otomatik reddedileceği sonucu çıkarılamaz.


3. Çekişmeli boşanma davası ortalama ne kadar sürer?


Her dosya için doğrulanmış tek bir ortalama veya bitiş garantisi verilemez. Tebligat, uyuşmazlık, deliller, uzman incelemesi, mahkeme iş yükü ve kanun yolları süreyi etkiler. HMK m.147/3’teki duruşmalar arasının kural olarak üç ayı aşmamasına ilişkin güncel düzenleme, davanın tümünün üç ayda biteceği anlamına gelmez; zorunlu ve gerekçeli istisnalar vardır.


4. Zina sebebiyle boşanma davası açmanın süresi var mıdır?


Evet, Türk Medeni Kanunu m.161 uyarınca zina sebebine dayalı boşanma davası, zinanın öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılmalıdır. Her halükarda zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmesi halinde veya affeden tarafın dava açma hakkı düşmektedir.


5. Boşanma davasında eşler mahkemeye bizzat katılmak zorunda mıdır?


Anlaşmalı usulde hâkim eşleri bizzat dinlemelidir; avukatın beyanı bunun yerine geçmez. Çekişmelide avukatla temsil, her duruşmada şahsen bulunmayı kural olarak gerektirmeyebilir; ancak mahkemenin isticvap veya bizzat hazır olma yönündeki çağrısının sonuçları ayrıdır. Davetiye, duruşma usulü ve yokluğa ilişkin ihtarlar kontrol edilmelidir.


6. Boşanma davasında yoksulluk nafakası almanın şartları nelerdir?


Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme, diğer tarafa göre daha ağır kusurlu olmama, talep ve ödeme gücü koşulları birlikte değerlendirilir. Eşit kusur tek başına engel değildir; yükümlünün kusuru şart değildir. Tedbir ve iştirak nafakası farklıdır; her nafaka için aynı kusur kuralı uygulanmaz. M.176’da kaldırma ve değişiklik koşulları ayrıca vardır.


7. Eşten habersiz alınan ses veya görüntü kayıtları delil olarak kullanılabilir mi?


HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. Kayıt veya mesajın nasıl elde edildiği, olayın koşulları ve özel hayatın korunması somut değerlendirilir; yalnız eş olmak diğerinin hesabına izinsiz girme veya sürekli gizli izleme yetkisi vermez. Her kayıt otomatik geçerli değildir ve ceza sorumluluğu da gündeme gelebilir. Mevcut belgeyi değiştirmeden korumak ile yeni hukuka aykırı kayıt üretmek farklıdır.


8. Boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı yapılabilir mi?


Mal rejimi tasfiyesi ayrı alacak istemi ve harç/inceleme gerektirir; boşanmanın otomatik fer’isi değildir. Aynı dilekçede sunulmuş taleplerin ayrılması ve kesinleşmenin beklenmesi gündeme gelebilir. Fakat tasfiye davası ve malvarlığını koruma talebi için her durumda kesinleşmeye kadar beklemek zorunlu değildir. Rejimin sona erdiği dava tarihi ile tasfiye/değerleme tarihi ve artık değer hesabı ayrı belirlenir; tapular otomatik yarı yarıya bölünmez.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page