top of page

Tenkis Davası: Miras Payı İhlali ve Haklar

Tenkis davasında saklı pay oranları, ölüm tarihindeki tereke ve eksik pay hesabı; kazandırma türü, tenkis sırası, bölünmez malda tercih hakkı, karar gününe yakın değerleme ve bir/on yıllık sürelerin ayrımı.

Özet



Bir mirasçıya az mal kalması tek başına tenkis davasını kazandırmaz. Önce saklı pay sahipliği, ölüm tarihindeki net tereke, mirasçıya zaten geçen değerler ve tenkise tabi kazandırmalar belirlenir. Bir yıllık öğrenme süresiyle on yıllık üst sınırın başlangıçları ayrıdır. Taşınmaz her durumda dava tarihindeki değerden paraya çevrilmez; bölünebilirlik, davalının tercih hakkı ve karar gününe yakın değer ayrıca incelenir.



Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Saklı pay hesabı ile aynen iade/para alacağı ve dava süreleri ayrı değerlendirilir.


İçindekiler


  • I. Giriş — Miras Hukukunda Tasarruf Özgürlüğü ve Sınırları

  • II. Tenkis Davası Nedir ve Hukuki Niteliği

  • III. Saklı Pay Kavramı ve Saklı Paylı Mirasçılar

  • IV. Tenkis Davasının Maddi ve Şekli Şartları

  • V. Tenkise Tabi Tasarruflar

  • VI. Tenkis Davasında Taraflar (Davacı ve Davalı Sıfatı)

  • VII. Tenkiste Sıra ve Uygulama Biçimi

  • VIII. Tenkis Davasında Değerleme ve Hesaplama (Sabit Tenkis Oranı)

  • IX. Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süreler

  • X. Muris Muvazaası ve Mirasta Denkleştirme ile İlişkisi

  • XI. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • XII. Sonuç



I. Giriş — Miras Hukukunda Tasarruf Özgürlüğü ve Sınırları


Türk hukuk sisteminde mülkiyet hakkı, anayasal bir güvence altında olup bireylere malvarlıkları üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma yetkisi tanımaktadır. Ancak miras hukuku bağlamında bu özgürlük, aile bağlarının korunması ve mirasçıların asgari ekonomik beklentilerinin karşılanması amacıyla kanun koyucu tarafından belirli sınırlandırmalara tabi tutulmuştur. Bu sınırlandırmanın temel enstrümanı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) düzenlenen "saklı pay" müessesesidir.


Mirasbırakan, terekesi üzerinde kural olarak tasarruf nisabı oranında serbestçe işlem yapabilir. Fakat mirasbırakanın sağlığında veya ölüme bağlı tasarruflarla yaptığı bazı kazandırmalar, kanunun özel olarak koruduğu yakın hısımlarının saklı paylarını ihlal edebilir. İşte bu tür ihlallerin giderilmesi ve bozulan miras dengesinin yeniden tesis edilmesi için ihdas edilen hukuki yol, tenkis davası olarak adlandırılmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Dijital Miras: Dijital Hesaplar ve Haklar başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Bu inceleme saklı pay sahipliği, tereke hesabı, kazandırmanın türü, tenkis sırası ve usul koşullarını ele alır. Tenkis ile muris muvazaası veya denkleştirme aynı dava değildir; deliller, talep ve hak düşürücü süreler her biri için ayrı belirlenmelidir.


Tenkisin temel hükümleri TMK m.560–571’dedir; saklı pay ve hesap için m.505–509, yetki için m.576 ile HMK hükümleri birlikte uygulanır. M.572 ve devamındaki miras sözleşmesine özgü davalar tenkis hükümleriyle aynı başlık altında değerlendirilmemelidir.



II. Tenkis Davası Nedir ve Hukuki Niteliği


Tenkis, kelime anlamı olarak "indirme, eksiltme" demektir. Hukuki bir terim olarak tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü (tasarruf nisabını) aşarak saklı paylı mirasçıların haklarını zedeleyen ölüme bağlı veya belirli sağlararası kazandırmalarının, yasal sınıra indirilmesini sağlayan bir dava türüdür.


Tenkis, tasarrufu saklı payı koruyacak sınıra indiren yenilik doğurucu sonuç taşır. Fiilî geri alma, tapu tescili veya para ödenmesi için uygun talep ve hüküm kurulmalıdır; her tenkis bütün tasarrufun iptali veya malın tamamının davacıya geçmesi demek değildir. Geri verme yükümlülüğünde m.566’nın iyiniyet ve kazandırmadan elde kalan değere ilişkin sınırları da gözetilir.


Türk Medeni Kanunu m. 560: "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler."

Kural olarak saklı payı zedelenen mirasçı kendi hakkı için dava açar; diğer mirasçılar bundan kendiliğinden yararlanmaz. Ancak m.562’de alacaklıların veya iflas idaresinin özel koşullarla dava açabilmesi düzenlenmiştir. “Yalnız mirasçı açabilir, hiçbir istisnası yoktur” genellemesi doğru değildir.



III. Saklı Pay Kavramı ve Saklı Paylı Mirasçılar


Saklı pay, belirli mirasçıları tasarruflara karşı koruyan kanuni orandır; geçerli ret, çıkarma, yoksunluk ve feragat gibi durumlar ayrıca değerlendirilir. M.505–506’daki oranlar bütün terekenin doğrudan o kesri değil, ilgili mirasçının önce hesaplanacak yasal miras payına uygulanan oranlardır.


A. Saklı Paylı Mirasçılar ve Oranları


Mevcut yasal düzenlemeye göre saklı paylı mirasçılar şunlardır:


  • Altsoy (Çocuklar, Torunlar): Yasal miras paylarının yarısı (1/2).

  • Anne ve Baba: Yasal miras paylarının dörtte biri (1/4).

  • Sağ Kalan Eş: Altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı; tek başına veya büyükanne/büyükbaba zümresiyle mirasçı olması halinde yasal miras payının dörtte üçü (3/4).


Kardeşlerin mevcut m.506’da saklı payı yoktur; bu, yasal mirasçı olamayacakları anlamına gelmez. Eski ölüm tarihlerinde mirasın açıldığı tarihteki mevzuat ayrıca incelenmelidir. Bir mirasçının yasal payı ile tasarrufa karşı korunan saklı payı aynı kavram değildir.


B. Tasarruf Nisabı (Tasarruf Edilebilir Kısım)


Hesaba esas net tereke ve bütün saklı paylar belirlenerek tasarruf edilebilir kısım bulunur. Sağlararası her işlem otomatik saklı pay yasağına tabi değildir; m.565 ve diğer özel hükümler kapsamındaki karşılıksız kazandırmalar ayrılır. Tasarruf sınırının aşılması tek başına her işlemde ayrıca ihlal kastını kanıtlamaz.



IV. Tenkis Davasının Maddi ve Şekli Şartları


Bir tenkis davasının esastan incelenebilmesi ve kabul edilebilmesi için belirli yasal şartların kümülatif olarak gerçekleşmiş olması aranır. Bu şartlar, davanın temelini oluşturur ve hak kaybı yaşanmaması adına detaylı olarak incelenmelidir.


A. Mirasbırakanın Vefat Etmiş Olması


Miras hukuku kuralları, kişinin ölümüyle uygulama alanı bulur. Bu nedenle, mirasbırakan hayattayken yapılan kazandırmaların saklı payı ihlal ettiği gerekçesiyle tenkis davası açılamaz. Dava hakkı, ancak murisin ölümü ve terekenin açılmasıyla doğar.


B. Saklı Paylı Mirasçının Bulunması ve İhlal


Kural olarak davacının saklı pay sahipliği ve gerçekten eksik kalan payı belirlenmelidir. Geçerli tam çıkarma ile yalnız sebebi ispatlanamayan çıkarma aynı değildir: m.512/3 saklı payı koruyabilir; m.513’te koruyucu çıkarma zaten kısmidir. Yoksunluk, ret veya feragatin geçerliliği ve kapsamı incelenmeden “hiçbir koşulda dava açılamaz” sonucu kurulamaz. Davacının terekeden veya kazandırmalarla zaten aldıkları hesaba katılmalıdır.


C. Tenkise Tabi Bir Tasarrufun Varlığı


Murisin saklı payı ihlal eden bir hukuki işlemi bulunmalıdır. Bu işlem, bir vasiyetname, miras sözleşmesi olabileceği gibi, kanunun öngördüğü sınırlar dahilinde yapılan sağlararası bir bağışlama veya kazandırma da olabilir. Mutlak surette ortada tenkise elverişli bir kazandırma bulunmalıdır.



V. Tenkise Tabi Tasarruflar


Tenkis davasına konu olabilecek kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası tasarruflar olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Medeni Hukuk prensipleri gereği bu ayrım, davanın yöneltileceği işlemlerin tespiti açısından büyük önem taşır.


A. Ölüme Bağlı Tasarruflar


Mirasbırakanın vasiyetname (resmi, el yazılı veya sözlü) yahut miras sözleşmesi yoluyla yaptığı tüm kazandırmalar kural olarak tenkise tabidir. Kanun koyucu, ölüme bağlı tasarrufların tamamını tenkis incelemesine açık tutmuştur.


B. Sağlararası Tasarruflar (TMK m. 565)


Mirasbırakanın sağlığında yaptığı her işlem tenkise tabi değildir. Kanun, hangi sağlararası işlemlerin tenkise konu edilebileceğini sınırlı olarak (numerus clausus) saymıştır:


  1. M.565/1 kapsamındaki miras payına mahsuben kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoya malvarlığı devri/borçtan kurtarma ve alışılmışın dışındaki çeyiz/kuruluş sermayesi gibi durumlar; denkleştirme ve mirasçılık sıfatı koşullarıyla değerlendirilir. Her çeyiz veya her sermaye desteği yalnız adı nedeniyle otomatik aynı kapsamda değildir.

  2. Miras Haklarının Ölümden Önce Tasfiyesi: Mirastan feragat sözleşmesi karşılığında mirasçıya ödenen bedeller veya verilen mallar.

  3. M.565/3’te serbestçe dönme hakkı saklı tutulan bağışlamalar ile ölümden önceki bir yıldaki âdet hediyesi dışı bağışlamalar düzenlenir. Bir yıllık koşul bu bentteki her bağışlama türüne aynı biçimde uygulanmaz; serbestçe dönme kaydıyla bağış ayrıca incelenir.

  4. M.565/4, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık kazandırmaları kapsar. İşlemin eski tarihli olması tek başına bu bendi dışlamaz; ancak amaç ve işlemin niteliği ispatlanmalıdır. Muvazaa, geçerli bağış ve tenkise tabi kazandırma birbirine eşitlenemez; yalnız bedel farkı her uyuşmazlığı otomatik çözen kanıt değildir.


Kazandırmanın tarihi, karşılığı, taraf ilişkisi ve mirasbırakanın malvarlığı birlikte incelenir. M.565/1–3 ile m.565/4’ün ispat koşulları ayrıdır; her tenkis talebinde ayrıca aynı kastın kanıtlanması zorunlu değildir. Hayat sigortası, intifa/irat ve artmirasçı düzenlemeleri için m.567–569’daki özel hükümler de ayrıca uygulanır.


VI. Tenkis Davasında Taraflar (Davacı ve Davalı Sıfatı)


A. Davacı (Aktif Husumet Ehliyeti)


Tenkis davasını kural olarak saklı payı zedelenen mirasçı açabilir. Birden fazla saklı paylı mirasçı varsa, her biri tek başına kendi payı için dava açabileceği gibi, birlikte de hareket edebilirler. Ancak ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan, bir mirasçının açtığı dava diğerine sirayet etmez.


M.562’de, saklı payı zedelenen mirasçının iflasında iflas idaresi veya mirasın geçtiği tarihte elinde mirasçıya karşı ödemeden aciz belgesi olan alacaklılar, gerekli ihtara rağmen mirasçı dava açmazsa dava açabilir. Yetki alacağın elde edilmesi için gerekli oran ve mirasçıya tanınan süreyle sınırlıdır. Çıkarma tasarrufuna itiraz edilmemesinde de kanundaki aynı koşullar aranır; sırf kişisel borç bulunması yetmez.


B. Davalı (Pasif Husumet Ehliyeti)


Dava, ilgili kazandırmadan yararlanan kişiye yöneltilir; yararlananın ölümü, mirasçılığı ve sorumluluğun geçişi ayrıca incelenir. Yanlış kişiye dava yöneltilmesi taraf sıfatı ve talep bakımından sorun doğurur; bu her durumda “usulden ret” ile aynı değildir. Başka kişilerin kazandırmaları ve sıra hesabı da göz ardı edilmemelidir.



VII. Tenkiste Sıra ve Uygulama Biçimi


Mirasbırakan, saklı payı ihlal eden birden fazla tasarrufta bulunmuş olabilir. Bu durumda, hangi tasarrufun önce tenkis edileceği yasa ile belirli bir sıraya bağlanmıştır (TMK m. 570). Mahkeme, bu sırayı re'sen gözetmek zorundadır.


  1. Önce ölüme bağlı tasarruflar değerlendirilir. M.563’te kural orantıdır; mirasbırakanın farklı iradesi ve m.561’de lehine kazandırma yapılan saklı paylı mirasçının kendi saklı payını aşan kısmı ayrıca gözetilir. Bütün davalılardan eşit tutar alınacağı varsayılmamalıdır.

  2. En Yeni Tarihli Sağlararası Tasarruflar: Ölüme bağlı tasarrufların tenkisi ihlali gidermeye yetmiyorsa, sağlararası tasarruflara geçilir. Bu aşamada işlem, en yeni tarihli olandan başlanarak geçmişe doğru sırayla yapılır. Kamu tüzel kişilerine veya kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve bağışlamalar ise en son sırada tenkise tabi tutulur.


Bu sıra kanuni bir önceliktir; en yeni kazandırmanın mutlaka daha kötü niyetli olduğuna ilişkin bir karine değildir. Dava edilmeyen kazandırmaların veya yararlananların bulunduğu dosyada bunların sıra ve orana etkisi incelenmeli; bir kişiye düşmesi gereken eksiklik sırf dava edilmediği için başka davalıya otomatik yüklenmemelidir.



VIII. Tenkis Davasında Değerleme ve Hesaplama (Sabit Tenkis Oranı)


Özel veya teknik değerleme/hesap bilgisi gerekiyorsa HMK m.266 kapsamında bilirkişiye başvurulur. Her tenkiste mutlaka hukukçu ve hesap uzmanından oluşan bir heyet zorunlu değildir. Hâkimin çözmesi gereken hukukî sorunlar bilirkişiye bırakılamaz; hukuk öğrenimi görmüş kişi başka alanda uzmanlığını belgelemeden hukuk bilirkişisi olarak görevlendirilemez.


A. Net Terekenin Bulunması


Önce ölüm tarihindeki malvarlığı ve tenkis hesabına eklenmesi gereken değerler belirlenir; m.507’deki borç/giderler düşülür. Hesap şeması: ilgili aktifler + kanunen eklenecek kazandırmalar − indirilecek borç ve giderler. Aynı değer iki kez eklenmemeli; tereke dışında davacıya yapılmış kazandırmalar ve hâlen kalan terekeden davacıya düşen pay ayrıca hesaba alınmalıdır.


  • Aktifler: Murisin ölüm anında bıraktığı nakit, gayrimenkul, araç, hak ve alacaklar.

  • Eklenecek değerler, tenkise tabi oldukları ölçüde sağlararası kazandırmalar ve ilgili özel hükümlerdir. M.509 ve 567’de belirli hayat sigortası kazandırmaları için ölüm zamanındaki satın alma değeri esas alınır; sigorta tutarının tamamı veya her sigorta türü otomatik aynı şekilde eklenmez.

  • İndirilecekler m.507 uyarınca mirasbırakanın borçları, cenaze, mühürleme/yazım giderleri ve onunla birlikte yaşayıp onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleridir. Yalnız aynı evde yaşamış olmak her kişinin bütün giderlerini sınırsız indirmez; belgelendirilen uygun kalemler ve dönem incelenir.


B. Sabit Tenkis Oranı (Yargıtay Kriteri)


Önce davacının ölüm tarihindeki değerlere göre saklı payından, kalan terekeden ve ilgili kazandırmalardan aldığı karşılık düşülerek eksik miktar belirlenir; tenkis sırasıyla ilgili davalıya ne kadarının yansıyacağı hesaplanır. Sabit tenkis oranı, bu davalıya ilişkin tenkisi gereken tutarın ilgili kazandırmanın ölüm tarihindeki tüm değerine oranıdır. Payda yalnız “tasarruf edilebilir kısmı aşan değer” değildir. Birden fazla davalı veya davalının kendi saklı payı varsa m.561–563 koşulları ayrıca uygulanır.


Bu oranla malın değer kaybı olmadan bölünüp bölünemeyeceği araştırılır. Bölünebiliyorsa aynen sonuç değerlendirilebilir; bölünmezse m.564’teki tercih hakkı gündeme gelir. Mal kendisinde kalacak yararlananın ödeyeceği tutarda karar gününe en yakın rayiç esas alınır; dava tarihi ile karar tarihi aynı değildir. Ölümdeki bedeli yalnız bir fiyat endeksiyle güncellemek de güncel rayiç araştırmasının yerine geçmez. Her dosya zorunlu olarak para alacağına dönüştürülmez.



IX. Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süreler


Tenkis davası açma hakkı, kanunda belirtilen hak düşürücü sürelere tabidir. Bu süreler zamanaşımı niteliğinde olmayıp, mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve sürenin kaçırılması dava hakkının kesin olarak düşmesine neden olur.


TMK m.571’e göre dava hakkı, saklı pay zedelenmesinin öğrenilmesinden bir yıl; her hâlde vasiyetnamede açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından on yıl geçmekle düşer. Bu başlangıçlar birbirinin yerine kullanılamaz; kanundaki özel başlangıç ve def’i imkânı ayrıca saklıdır.

Buna göre iki farklı süre mevcuttur:


  • Kısa Süre (1 Yıl): Mirasçının, saklı payının ihlal edildiğini ve tenkise tabi bir tasarruf bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

  • On yıllık üst sınır vasiyetnamede açılma, diğer tasarrufta mirasın açılması tarihine bağlanır. Bir yıllık öğrenme süresi de ayrıca uygulanır; “on yıl dolmadı” diye öğrenmeden sonraki bir yıllık süre ihmal edilmemelidir. M.571/3 uyarınca tenkis iddiasının def’i yoluyla ileri sürülebilmesi, aktif dava açma hakkıyla aynı değildir.


M.571/2’de özel başlangıç ancak bir tasarrufun iptali bir önceki tasarrufun yürürlüğe girmesini sağlarsa düzenlenmiştir; süreler o iptal kararının kesinleşmesinden başlar. Herhangi bir iptal davası açılması veya herhangi bir iptal kararı bütün tenkis sürelerini otomatik durdurup yeniden başlatmaz.



X. Muris Muvazaası ve Mirasta Denkleştirme ile İlişkisi


Miras hukuku ihtilaflarında tenkis davası sıklıkla diğer dava türleriyle birlikte veya terditli (kademeli) olarak açılmaktadır. Bu durum, hukuki stratejinin doğru kurgulanmasını gerektirir.


A. Muris Muvazaası ile Farkları


Muris muvazaasına dayalı tapu iptal/tescil ile geçerli kazandırmanın tenkisi farklıdır. Muvazaada görünürdeki işlem ve gerçekteki irade, ilgili şekil ve ispat koşulları incelenir; dava sonucu talep ve pay kapsamına göre belirlenir. Her bağış veya bedel farkı muvazaa değildir. Mirasbırakanın parasıyla üçüncü kişiden doğrudan yararlanan adına alınan mal gibi dolaylı bağışlar, mirasbırakanın kendi tapusunu görünürde satmasıyla aynı değildir.


Somut olayda HMK m.111 koşulları varsa asıl muris muvazaası, terditli tenkis talebi kurulabilir. Ancak bu yöntem herkes için garantili veya her konuda en güvenli yol değildir. Asıl talebin reddi, tenkis koşullarının otomatik gerçekleştiğini göstermez; saklı pay, süre, taraflar, deliller ve harç ayrıca incelenir.


B. Mirasta Denkleştirme (İade)


Denkleştirme m.669 ve devamında yasal miras payına mahsuben karşılıksız kazandırmalarla ilgilidir; saklı payı koruyan tenkisten farklıdır. Aynen geri verme veya paya mahsup, m.671’deki seçim ve mirasbırakanın iradesi değerlendirilir. Denkleştirme hesabının saklı pay açığını kapatması tenkis ihtiyacını etkileyebilir; her bağış otomatik denkleştirme veya her denkleştirme zorunlu aynen iade değildir.



XI. Görevli ve Yetkili Mahkeme


Tenkis davalarının usul hukuku kurallarına uygun olarak doğru mahkemede açılması, yargılamanın uzamaması ve hak kayıplarının önlenmesi adına elzemdir.


  • Görevli Mahkeme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, malvarlığı haklarına ilişkin bu tür davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Dava konusunun değeri ne olursa olsun, miras hukukundan kaynaklanan bu uyuşmazlıklara Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.

  • Tenkis davasında TMK m.576 ve HMK m.11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; taşınmazın başka yerde olması bu tenkis yetkisini değiştirmez. Bu kuraldan mirasla bağlantılı bütün farklı dava ve işlemlerin aynı mahkemede görüleceği sonucu çıkarılamaz; örneğin hükmen ret ve başka ayni talepler kendi usulüyle değerlendirilir.



XII. Sonuç


Tenkis davası, miras hukukunda malvarlığı devirlerinin adaletli bir çerçevede yürütülmesini sağlayan ve aile içi dengeyi koruyan en önemli yasal mekanizmalardan biridir. Makale kapsamında detaylandırıldığı üzere;


  1. Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların (altsoy, anne-baba, eş) yasal sınırların altına düşen miras haklarının telafisi için ihdas edilmiştir.

  2. Murisin gerek ölüme bağlı tasarrufları gerekse TMK m. 565'te sınırları çizilen sağlararası kazandırmaları bu davanın konusu olabilir.

  3. Sağlıklı değerlendirme için ölüm tarihindeki tüm ilgili aktif/pasifler, davacının aldıkları, sıra/oran, bölünebilirlik ve uygun değerleme belirlenmelidir; hesap raporu tek başına dava başarısı garantisi değildir.

  4. Bir/on yıllık hak düşürücü süreler kendi başlangıçlarıyla izlenir. M.571/2’deki özel başlangıç ile def’i imkânı ayrı değerlendirilir; herhangi bir iptal davası açmak süreyi otomatik yenilemez.


Bu karmaşık süreç, sadece hukuki bilgi değil, aynı zamanda ciddi bir hesaplama ve delil tespiti uzmanlığı gerektirmektedir. Miras muvazaası, denkleştirme ve tenkis kurumlarının birbiriyle olan ince çizgisi, davanın temel stratejisini belirleyen unsurlardır.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler











Kaynaklar ve Referanslar





Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Tenkis hesabında ölüm tarihi, kazandırma, eksik pay, sıra ve uygun değerleme birbirinden ayrılır.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

Sıkça Sorulan Sorular


1. Tenkis davası nedir ve kimler açabilir?


Kural olarak saklı payı zedelenen mirasçı kendi eksik payı için açar. Altsoy, ana-baba ve eşin saklı payları koşullarıyla değerlendirilir; kardeşlerin güncel düzenlemede saklı payı yoktur. Ancak m.562’de ihtar, aciz/iflas, kapsam ve süre koşullarıyla alacaklıların veya iflas idaresinin dava hakkı vardır. Çıkarmanın geçerli/tam olup olmadığı da m.512–513 uyarınca ayrıca incelenir.


2. Saklı pay oranları 2026 yılı itibarıyla nasıldır?


Altsoyun yasal miras payının yarısı; ana ve babadan her birinin yasal payının dörtte biri korunur. Eşte altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçılıkta yasal payın tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü saklı paydır. Önce yasal miras payı hesaplanır; bu oranlar doğrudan bütün terekeye uygulanmaz. Eski ölüm tarihlerinde o tarihteki mevzuat ayrıca incelenir.


3. Mirasbırakan hayattayken tenkis davası açılabilir mi?


Hayır, mirasbırakan hayattayken tenkis davası açılamaz. Miras hukuku kurallarının ve mirasçılık sıfatının doğabilmesi için kişinin vefat etmiş olması şarttır. Dava hakkı, murisin ölümü ve mirasın açılmasıyla birlikte kullanılabilir hale gelir.


4. Muris muvazaası ile tenkis davası birlikte açılabilir mi?


HMK m.111 koşulları varsa asıl muris muvazaası, terditli tenkis talebi ileri sürülebilir. Asıl talebin reddi ikincinin otomatik kabulü değildir; saklı pay zedelenmesi, tenkise tabi işlem, doğru taraflar ve m.571 süreleri ayrıca araştırılır. Dolaylı bağışla mirasbırakanın kendi tapusundaki görünürde satış aynı değildir.


5. Tenkis davasında hak düşürücü süre ne kadardır?


Saklı pay zedelenmesini öğrenmeden bir yıl; her hâlde vasiyetnamede açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından on yıl öngörülür. Vasiyetname için her durumda ölümden on yıl denilemez. Bir tasarrufun iptali öncekinin yürürlüğe girmesini sağlıyorsa özel başlangıç vardır; her iptal davası süreyi yenilemez. Tenkisin def’i yoluyla ileri sürülmesi aktif dava süresinden ayrıdır.


6. Sağlığında yapılan her bağışlama tenkise tabi midir?


Hayır. M.565’teki karşılıksız kazandırma türleri ve özel hükümler incelenir. Son bir yıldaki âdet hediyesi dışı bağışın yanında, serbestçe dönme hakkı saklı bağış, belirli miras payına mahsuben/altsoya kazandırmalar, ölümden önce miras hakkı tasfiyesi ve saklı payı etkisiz kılma amacı açık kazandırmalar farklı koşullara bağlıdır. Her işlemde aynı süre veya aynı kast ispatı aranmaz.


7. Tenkis hesaplaması nasıl yapılır?


Ölüm tarihindeki ilgili aktif/pasiflerle net tereke, davacının saklı payı ve zaten aldığı karşılık hesaplanır. Sıra gözetilerek ilgili davalıya düşen tenkis tutarı, ilgili kazandırmanın ölüm tarihindeki tüm değerine oranlanır; payda yalnız aşan kısım değildir. Bölünebilirlik ve m.564 tercih hakkı incelendikten sonra para ödenmesi gerekiyorsa karar gününe yakın rayiç önemlidir; dava tarihindeki değer veya yalnız endeks artışı otomatik ölçü değildir.


8. Tenkis davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?


Bu tenkis davasında görevli mahkeme asliye hukuktur. TMK m.576 ve HMK m.11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; tenkise konu taşınmazın başka yerde olması bunu değiştirmez. Mirasla ilgili bütün farklı dava ve işlemlerin de aynı görev/yetkiye tabi olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page