Anlaşmalı Boşanma Süreci ve Protokol Örneği
TMK m.166/3 kapsamında en az bir yıllık evlilik, eşlerin bizzat dinlenmesi, mali sonuçlar ve çocuk düzenlemesi; mal rejiminin ayrı niteliği, protokol, kesinleşme ve örnek hazırlanırken korunacak haklar.

Özet
TMK m.166/3 kapsamında en az bir yıllık evlilik, eşlerin bizzat dinlenmesi, mali sonuçlar ve çocuk düzenlemesi; mal rejiminin ayrı niteliği, protokol, kesinleşme ve örnek hazırlanırken korunacak haklar.
Hukuki inceleme: 20 Ekim 2026. Anlaşmalı boşanma koşulları, protokolün kapsamı, çocuk ve nafaka hakları ile kesinleşme denetlenmiştir.
İçindekiler
I. Giriş
II. Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Niteliği ve Kanuni Dayanağı
III. Anlaşmalı Boşanma Davasının Temel Şartları
IV. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Unsurları ve Geçerlilik Şartları
V. Çocukların Velayeti ve İştirak Nafakası Düzenlemeleri
VI. Eşler Arası Yoksulluk Nafakası, Maddi ve Manevi Tazminat
VII. Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Ev Eşyalarının Paylaşımı
VIII. Yetkili ve Görevli Mahkeme
IX. Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Olur? Duruşma Süreci
X. Mahkeme Kararının Kesinleşmesi ve Nüfus Kaydına İşlenmesi
XI. Anlaşmalı Boşanmadan Feragat, İptal ve Protokolün İhlali
XII. Örnek Anlaşmalı Boşanma Protokolü
XIII. Sonuç
Sıkça Sorulan Sorular
I. Giriş
Evlilik birliğinin sona ermesi, taraflar açısından hukuki, mali ve psikolojik boyutları olan karmaşık bir süreçtir. Türk hukuk sisteminde boşanma davaları genel olarak çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere iki temel usule tabi tutulmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarının uzun sürmesi, ispat yükümlülüklerinin ağırlığı ve yargılama sürecinin taraflar üzerindeki yıpratıcı etkileri göz önüne alındığında, şartları sağlayan eşler için anlaşmalı boşanma kurumu sık tercih edilen ve hızlı sonuç alınan bir hukuki yol olarak öne çıkmaktadır.
Anlaşmalı boşanmada eşlerin boşanma iradesi, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşması gerekir. TMK m.166/3’ün koşullarıyla kusur araştırması yapılmadan karar verilebilir. Ancak “bütün malvarlığı haklarının mutlaka aynı davada tasfiye edilmesi” şart değildir; mal rejimi ve ziynet gibi talepler ayrı niteliktedir.
Bu çalışmada, Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde anlaşmalı boşanma davalarının şartları, usulü, sonuçları ve uygulamada karşılaşılan temel sorunlar detaylı bir şekilde incelenmektedir. Ayrıca, sürecin en kritik aşaması olan anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar ele alınarak örnek bir protokol metni sunulacaktır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Uluslararası Boşanma: Yabancı Mahkeme Kararları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Önemli bilgi: Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında açık anlaşma ve hâkim onayı gerekir. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın zorunlu fer’isi değildir. Önceden hazırlanmış yazılı protokol sunulabileceği gibi, tüm gerekli konulardaki sözlü anlaşma da duruşma tutanağına geçirilip eşlerce imzalanabilir. Yalnız vekillerin beyanı eşlerin bizzat dinlenmesinin yerine geçmez.
II. Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Niteliği ve Kanuni Dayanağı
Anlaşmalı boşanma, özünde eşlerin evlilik birliğinin temelden sarsıldığı konusunda mutabık kalmaları ve bu durumu mahkeme huzurunda beyan etmeleri ile gerçekleşen bir boşanma türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 3. fıkrası, bu kurumun yasal dayanağını oluşturmaktadır. İlgili kanun maddesi, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması koşuluyla, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılacağını hükme bağlamıştır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Aile Hukuku Rehberi: Evlilik, Boşanma, Velayet başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/3: "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz."
Bu yasal düzenleme ile kanun koyucu, eşlerin ortak iradelerine üstünlük tanımış ve belirli şartların varlığı halinde kusur araştırmasına gerek kalmaksızın boşanma kararı verilebilmesine olanak sağlamıştır. Burada yer alan "evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılır" ifadesi, kesin bir kanuni karinedir. Hakim, kanundaki şartların gerçekleştiğini tespit ettiğinde, evlilik birliğinin gerçekten sarsılıp sarsılmadığını veya taraflardan hangisinin kusurlu olduğunu araştırmaksızın boşanmaya hükmetmek zorundadır. Aile Hukuku prensipleri gereği, devletin evliliğe müdahalesi asgari düzeyde tutulmakta ve tarafların ortak kararına saygı duyulmaktadır.
III. Anlaşmalı Boşanma Davasının Temel Şartları
En az bir yıllık evlilik, birlikte başvuru veya kabul, eşlerin bizzat ve serbest iradeyle açıklaması, mali sonuçlar/çocuk düzenlemesinin uygun bulunması birlikte aranır. Bir koşul eksikse anlaşmalı hüküm verilemez; fakat her eksiklik aynı usulden ret sonucunu doğurmaz. Davanın çekişmeli sürdürülmesi, ileri sürülen vakıalar, deliller ve usul işlemleri ayrıca değerlendirilir.
A. Evlilik Süresinin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması
Kanun koyucu, anlık öfkelerle veya fevri kararlarla evliliğin kolayca sonlandırılmasını önlemek amacıyla bir yıllık bekleme süresi öngörmüştür. Bir yıllık süre, resmi nikahın yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen zamanı ifade eder. Dini nikah, nişanlılık veya birlikte yaşama süreleri bu bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz.
Dikkat: Bir yıl, resmî evlenmeden dava tarihine göre değerlendirilir; birlikte fiilen yaşama süresi değildir. Yargıtay 2. HD’nin 2015/14811 E., 2016/5467 K. kararında, dava sırasında bir yılın dolması anlaşmalı hüküm için yeterli bulunmamıştır. Ancak karar bu koşulu genel usulî dava şartı saymaz; eksiklikte taraflara delil imkânı verilip çekişmeli boşanma sebebinin incelenmesini belirtir. Otomatik “usulden ret” açıklaması doğru değildir.
B. Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davanın Kabul Edilmesi
Anlaşmalı boşanmanın ikinci şartı, eşlerin mahkemeye ortak bir dilekçe ile başvurmaları veya eşlerden birinin açmış olduğu boşanma davasının diğer eş tarafından tüm sonuçlarıyla birlikte kabul edilmesidir. Uygulamada genellikle eşler, birlikte imzaladıkları bir dava dilekçesi ve ekinde yer alan boşanma protokolü ile mahkemeye müracaat etmektedirler. Başlangıçta çekişmeli olarak açılan bir dava da yargılama aşamasında tarafların uzlaşması neticesinde anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilmektedir.
C. Tarafların Hakim Tarafından Bizzat Dinlenmesi
Hâkim eşlerin her birini bizzat dinleyerek serbest iradeyi denetlemelidir. Vekilin hazır olması veya yalnız vekillerce imzalanan metin yeterli değildir. Usulüne uygun duruşma yöntemi ile sıradan telefon/video araması da aynı sayılamaz; kimlik ve kişisel dinleme koşulları korunmalıdır. Yargıtay, aile üyesinin telefonuyla görüntülü görüşme ve asiller yerine vekillerce imzalanan protokolle verilen kararı bu nedenle bozmuştur.
D. Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumu Üzerinde Tam Mutabakat
Boşanma iradesi yanında TMK m.174’teki maddi/manevi tazminat, m.175’teki yoksulluk nafakası ve çocukların velayet, kişisel ilişki ve bakımına ilişkin konular açıklığa kavuşturulur. Anlaşma yazılı sunulabilir veya sözlü beyanlar tutanağa geçirilip eşlerce imzalanır. Mal rejimi ve ziynet tasfiyesi ise isteğe bağlı ayrı düzenlemedir.
IV. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Unsurları ve Geçerlilik Şartları
Protokol, eşlerin önerdiği düzenlemeyi içerir; kişisel dinleme ve mahkeme denetiminin yerine geçmez. HMK m.297’ye uygun, açık ve infaz edilebilir hüküm kurulması gerekir. Özel metnin varlığı, içindeki her cümlenin kendiliğinden mahkeme ilamı hâline gelmesi anlamına gelmez.
Düzenlemede zorunlu boşanma sonuçları ile tarafların isterse ayrıca kararlaştıracağı malvarlığı konuları ayrılmalıdır:
Tarafların kimlik bilgileri ve evlilik tarihi,
Boşanma iradesinin açıkça ve şartsız olarak beyan edilmesi,
Ortak çocukların üstün yararına uygun velayet düzenlemesi ve uygulanma biçimi,
Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocukla kuracağı kişisel ilişki gün ve saatleri,
Çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer ihtiyaçlarına katılım; tutar, ödeme ve varsa giderlerin infazda belirsizlik yaratmayacak kapsamı,
Eşler arası yoksulluk nafakası talebi olup olmadığı (isteniyorsa miktarı),
Maddi/manevi tazminat konusunda gerçek iradeye uygun tutar ve ödeme düzeni veya açık talep bulunmaması; otomatik kopyalanmış feragat değil,
İsteniyorsa ayrı mal rejimi tasfiyesi: hangi taşınmaz, araç, hesap, alacak ve borcun nasıl düzenlendiği; bu konuda anlaşmamak tek başına anlaşmalı boşanmayı engellemez,
İsteniyorsa ev eşyası ve ziynetlerin ayrı listesi; tasfiye edilmeyen konular ve saklı haklar açıkça gösterilir,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kimin üzerinde bırakılacağı.
Hakim, protokolü inceleyerek özellikle çocukların menfaatini korumak adına gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir. Tarafların bu değişiklikleri duruşmada kabul etmesi halinde protokol yeni şekliyle onaylanır ve boşanmaya karar verilir. Değişiklikler taraflarca kabul edilmezse anlaşma bozulmuş sayılır ve dava çekişmeli boşanmaya döner.
V. Çocukların Velayeti ve İştirak Nafakası Düzenlemeleri
Çocukların üstün yararı, ebeveynlerin anlaşmasından bağımsız mahkeme denetimi gerektirir. Yaş ve olgunluğa uygun çocuk görüşü, bakım koşulları, eğitim ve güvenlik değerlendirilir. Kişisel ilişki günleri yanında başlangıç-bitiş saatleri, tatil çakışmaları ve teslim düzeni belirgin olmalıdır. Hazır “birinci/üçüncü hafta sonu” kalıbı her çocuğun durumuna otomatik uygun değildir.
İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine gücü oranında katılma yükümlülüğüdür. Protokolde iştirak nafakası miktarı açıkça belirtilmelidir. Eşler iştirak nafakası talep etmediklerini beyan etseler dahi, bu durum ileride ihtiyaç doğması halinde iştirak nafakası davası açılmasına engel teşkil etmez; zira iştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir ve feragat geçerli değildir.
TMK m.182, 327–331 uyarınca çocuğun giderlerine katılım ve değişen ihtiyaçlar gözetilir. Eşlerin bugün nakdi nafaka istememesi, çocuğun gelecekteki bakım hakkını ortadan kaldıran kalıcı feragat sayılamaz. Okul, sağlık gibi giderler düzenleniyorsa kapsam ve ödeme açıklığı sağlanmalı; ileride değişen koşullarda yeniden belirleme imkânı korunmalıdır.
VI. Eşler Arası Yoksulluk Nafakası, Maddi ve Manevi Tazminat
TMK m.175’te boşanma yüzünden yoksulluk, isteyenin daha ağır kusurlu olmaması ve diğer tarafın mali gücü aranır; yükümlünün kusuru şart değildir. 20 Ekim 2026 itibarıyla “süresiz olarak” ibaresi yürürlüktedir. AYM E.2025/156, K.2026/131 iptalinin yürürlüğü 30 Haziran 2027’ye ertelenmiştir; karar bugün nafakaları otomatik sona erdirmez. Tarafların talep ve anlaşması açıklaştırılır; irat biçimindeki nafakanın sonraki değişimi m.176 ile ayrıca değerlendirilir.
Aynı şekilde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminat hususu netleştirilmelidir.
Dikkat: Usulüne uygun ve açık feragat ile kesinleşmiş düzenleme, aynı nafaka/tazminat talebinin sırf fikir değiştirilerek yeniden ileri sürülmesini engelleyebilir. Ancak beyanın kapsamı, gerçekten hangi hakkın tasfiye edildiği ve irade bozukluğu gibi özel hukuki sebepler ayrıca incelenir. “Her protokol cümlesi hiçbir koşulda tartışılamaz” sonucu kurulamaz. Daha önce hükmedilmiş irat nafakasının m.176 kapsamında değişimi de ilk kez feragat edilen hakkı yeniden istemekle aynı değildir.
VII. Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Ev Eşyalarının Paylaşımı
TMK m.202 ve 4722 m.10’un geçiş koşullarıyla, başka rejim seçilmemişse 1 Ocak 2002 sonrası yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; önceki edinimler ve kişisel mallar ayrıca ayrılır. Mal rejiminin tasfiyesinde anlaşmak m.166/3 bakımından zorunlu değildir. Anlaşma yapılırsa hangi hak ve malları kapsadığı açık yazılmalı; taşınmazda sicil bilgileri, takyidatlar, üçüncü kişi hakları ve infaza elverişli hüküm ayrıca değerlendirilmelidir.
Ev eşyası, ziynet ve mal rejimi alacağı birbirine karıştırılmamalıdır. “Maddi/manevi tazminat talebimiz yoktur” sözü tek başına bütün ziynet veya katılma alacağının tasfiyesi değildir. Buna karşılık mal rejiminden açıkça ve usulünce vazgeçme veya tasfiye anlaşması bağlayıcı olabilir. “Tüm mallar paylaşıldı, hiçbir hakkımız kalmadı” kalıbı gerçek paylaşım yapılmadan imzalanmamalı; kapsam ve saklı tutulan haklar belirgin olmalıdır.
VIII. Yetkili ve Görevli Mahkeme
Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakmakla görevlidir.
TMK m.168’e göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturulan yer mahkemesi yetkilidir. Bu kesin yetki değildir; HMK m.19 ve 116–117’deki ilk itiraz ve süresi önemlidir. Eşlerin anlaşması, görev kuralını değiştirmez; tacirler/kamu tüzel kişileri için öngörülen m.17 yetki sözleşmesiyle de aynı işlem değildir. Yetkisizlik süresinde ve usulünce ileri sürülmezse mahkemenin yetkili hâle gelmesi değerlendirilir.
IX. Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Olur? Duruşma Süreci
Dava dilekçesi ve gerekli harç/gider işlemleriyle başvuru yapılır; yazılı protokol varsa sunulur. Her dosyada baştan ayrı bir ıslak imzalı protokol tek mümkün yol değildir; tutanakla usulüne uygun anlaşma da mümkündür. Duruşma tarihi mahkemenin takvimine, tebliğe ve inceleme ihtiyacına bağlıdır; iki hafta–iki ay gibi garanti bir aralık yoktur.
Hâkim kimlikleri, eşlerin bizzat açıklamasını, anlaşmayı ve çocukların durumunu değerlendirir. Önerdiği değişikliklerin taraflarca kabulü de gerekir. Eşlerin yalnız “boşanmak istiyorum” demesiyle bütün inceleme tamamlanmış sayılmaz. Bir duruşmada karar mümkün olsa da beş-on dakika veya mutlaka tek celse garantisi verilemez.
X. Mahkeme Kararının Kesinleşmesi ve Nüfus Kaydına İşlenmesi
Duruşmada verilen boşanma kararı, tarafların hukuken boşandığı anlamına gelmez. Kararın yasal olarak hüküm ifade edebilmesi için gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliğ edilmesi ve istinaf sürelerinin dolması gerekmektedir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra mahkeme kaleminden tebligata çıkarılır.
HMK m.345 uyarınca istinaf süresi usulüne uygun tebliğden itibaren iki haftadır. M.349’a göre ilam tebliğ edilmeden istinaf hakkından geçerli feragat edilemez; vekilin feragati için özel yetki de kontrol edilir. Her iki tarafın geçerli feragati veya sürelerin kanun yoluna gidilmeden dolmasıyla kesinleşme koşulları oluşabilir; aynı gün kalem işlemi garantisi yoktur. Başvuru varsa ilgili kanun yolu ve kesinleşme süreci izlenir; sonra nüfus kaydına bildirim yapılır.
XI. Anlaşmalı Boşanmadan Feragat, İptal ve Protokolün İhlali
Anlaşmalı boşanma iradesinden kesinleşmeden önce dönme, davadan feragat ve davanın geri alınması farklıdır. Anlaşma iradesi sona ermişse m.166/3’e dayanılarak hüküm kurulamaz; çekişmeli yargılama için taraflara vakıa ve delillerini sunma imkânı verilir. Buna karşılık davadan açık feragat veya karşı tarafın rızasıyla geri alma kendi usul sonuçlarına tabidir; her “vazgeçtim” ifadesi otomatik aynı devam kararını doğurmaz.
Kesinleşmiş hükümde açıkça yer alan, vadesi gelmiş ve infaza elverişli nafaka/tazminat edimleri ilamlı takip bakımından değerlendirilebilir. Yalnız dosyadaki özel protokolde bulunup hükme alınmamış her vaat otomatik ilamlı takip konusu olmaz. Malvarlığı taahhüdü, şarta bağlı edim ve ödeme tarihi ayrıca incelenmeli; hükmün kesinleşmesiyle muacceliyet birbirine karıştırılmamalıdır.
XII. Örnek Anlaşmalı Boşanma Protokolü
Aşağıdaki yapı bir hazırlık örneğidir. Gerçek irade ve çocukların ihtiyaçlarına göre her boşluk doldurulmalı; birbiriyle çelişen seçenekler bırakılmamalıdır. Mal rejimi, ziynet veya nafakadan vazgeçme sonucu, yalnız hazır şablon kullanıldığı için kabul edilmiş sayılmamalıdır.
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ — HAZIRLIK ÖRNEĞİ
TARAFLAR: 1. [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres: ____] 2. [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres: ____]. Evlilik tarihi: [____].
KONU: TMK m.166/3 kapsamında boşanma ve aşağıdaki konularda serbest iradeyle kabul edilen düzenlemenin mahkeme denetimine sunulması.
1. Boşanma: Taraflar, evlilik birliğini anlaşmalı boşanmayla sona erdirmek istediklerini beyan eder.
2. Ortak çocuklar: [Çocukların kimlik/doğum bilgileri: ____ / ortak çocuk bulunmadığı açıklaması]. Velayet ve kişisel ilişki: [Çocuğun yararına uygun düzenleme, gün/saat, tatil ve teslim koşulları: ____].
3. Çocuğun giderlerine katılım: [Her çocuk için ____ TL, ödeyen/alacaklı, başlangıç, aylık vade, hesap ve varsa açık artış düzeni: ____]. Okul/sağlık gibi giderler varsa kapsamı ve ödeme ilişkisi [____] olarak gösterilir. Çocuğun kanuni bakım ve değişen koşullarda talep hakları saklıdır.
4. Eşler arası mali sonuçlar: Yoksulluk nafakası konusunda gerçek anlaşma [tutar, ödeme biçimi, başlangıç ve vade ya da açık talep bulunmadığı: ____]. Maddi tazminat [____]; manevi tazminat [____]. Her bir talep ayrı açıklanır; boşluk veya genel ifade otomatik feragat olarak kullanılmaz.
5. Mal rejimi, eşya ve ziynet: [Bu protokolde tasfiye edilmeyen mal rejimi/ziynet/eşya talepleri: ____ ve saklı haklar: ____]. Tasfiye üzerinde ayrıca anlaşılmışsa hangi hak, mal, borç ve ödeme/tescil yükümlülüğünün kapsandığı, sicil bilgileri ve süreleri [____] şeklinde tek tek yazılır. Gerçekte yapılmamış paylaşım yapılmış gibi beyan edilmez.
6. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti: [Gerçek anlaşma: ____]. Tarafların beyanı ile avukatın bağımsız kanuni/sözleşmesel hakları ayrıca değerlendirilir.
İşbu düzenleme taraflarca [____] tarihinde okunup serbest iradeyle imzalanmış; mahkemenin onayı ve eşlerin bizzat dinlenmesi için sunulmuştur. Taraf 1 [imza: ____] / Taraf 2 [imza: ____].
XIII. Sonuç
Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğini hızlı, ekonomik ve psikolojik olarak daha az yıpratıcı bir şekilde sonlandırma imkanı sunar.
Anlaşmalı boşanma hükmü için evliliğin dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin bizzat dinlenmesi ve m.166/3’ün diğer koşulları gerekir; bir yıl dolmadan çekişmeli boşanma sebeplerine başvurulabilmesi ayrı konudur.
Boşanmanın mali sonuçları ve çocuk düzenlemesinde açık anlaşma ve hâkim onayı gerekir; mal rejiminin tasfiyesi ayrıca ve isteğe bağlıdır.
Feragat ve tasfiye beyanının kapsamı dikkatle belirlenmelidir. Kesinleşen düzenlemenin bağlayıcılığı ile çocukların yararı, irat nafakası değişimi ve irade bozukluğu gibi özel hukuki yollar ayrı değerlendirilir.
Mahkeme kararının tebliğinden sonra istinaf sürelerinin geçmesi veya tarafların feragat etmesiyle karar kesinleşir ve boşanma nüfusa işlenir.
Sürecin pürüzsüz ilerlemesi ve hak kayıplarının yaşanmaması adına, protokolün hukuki tekniklere uygun hazırlanması kritik öneme sahiptir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.
İlgili Makaleler
Velayet Davası: Haklar, Süreç ve Kriterler TMK m.335-351 kapsamında velayet davası nasıl açılır? Velayet kavramı, boşanmada velayetin düzenlenmesi, çocuğun üstün...
Nafaka Türleri ve Hesaplama Yöntemleri TMK kapsamında nafaka türleri (tedbir, iştirak, yoksulluk, yardım nafakası), nafaka miktarının belirlenmesinde...
Mal Paylaşımı: Boşanmada Edinilmiş Mallara Katılma 4721 sayılı T ürk Medeni Kanunu uyarınca mal paylaşımı boşanma sürecinde yasal mal rejimi, kişisel ve edinilmiş mal...
Evlilik Sözleşmesi ve Mal Rejimi Seçenekleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.202 ve devamı maddeleri uyarınca evlilik sözleşmesi ve mal rejimi seçenekleri;...
Nafaka Artırım Davası: 2026 Güncel Rehber 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176 ve m.331 kapsamında nafaka artırım davası 2026 hesaplama yöntemleri, dava açma...
Kaynaklar ve Referanslar
4721 sayılı TMK: m.166/3, 168, 174–176, 182 ve çocuk hükümleri
Yargıtay 2. HD, 2015/14811 E., 2016/5467 K.: dava tarihindeki bir yıl
Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K.: sözlü anlaşma, tutanak ve onay
Yargıtay HGK, 2019/335 E., 2022/850 K.: mal rejiminin ayrı niteliği
Yargıtay HGK, 2014/589 E., 2015/2784 K.: ziynet ve beyanın kapsamı
Yargıtay 15 Haziran 2026 karar metni: çocuğun giderlerinin belirlenmesi
Hukuki inceleme: 20 Ekim 2026. Anlaşmalı boşanma koşulları, protokolün kapsamı, çocuk ve nafaka hakları ile kesinleşme denetlenmiştir.
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Bir duruşmada karar verilebilir; ancak iki hafta–iki ay duruşma veya toplam bir–üç ay kesinleşme süresi kanuni garanti değildir. Tebligat, hâkimin incelemesi ve kanun yolu süreci sonucu etkiler. Duruşmadaki karar ile evliliğin hukuken sona erdiği kesinleşme aynı aşama değildir.
2. Evlilik bir yılını doldurmadan anlaşmalı boşanma yapılabilir mi?
M.166/3 için resmî evlilik dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olmalıdır; fiilî beraberlik/nikâh öncesi yaşam hesabı değildir. Yargıtay 2015/14811 E., 2016/5467 K. kararında yargılama sırasında sürenin dolmasını yeterli görmemiştir. Bu eksiklik otomatik usulden ret şeklinde sunulamaz; çekişmeli sebeplerin vakıa ve delilleri incelenebilir.
3. Anlaşmalı boşanma duruşmasına katılmak zorunlu mudur?
Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi şarttır; yalnız avukatın katılması veya onun imzaladığı metin yeterli değildir. Yetkili usul çerçevesindeki kişisel dinleme ile yakınından yapılan sıradan görüntülü arama aynı değildir. Kimlik, serbest irade ve uygun anlaşma mahkemece denetlenir.
4. Anlaşmalı boşanma protokolünden daha sonra dönülebilir mi?
Anlaşma iradesinden kesinleşmeden önce dönme ile davadan feragat/geri alma farklıdır. Kesinleşmiş açık düzenleme sırf fikir değişti diye yok olmaz. Bununla birlikte beyanın kapsamı ve irade bozukluğu gibi özel sebepler; velayet/çocuk nafakası ile irat yoksulluk nafakasının kanuni değişim şartları ayrı değerlendirilir. Mal rejimi hiç tasfiye edilmemişse sırf anlaşmalı boşanma bütün bu hakları ortadan kaldırmaz.
5. Velayet konusunda anlaşmazlık varsa anlaşmalı boşanma olur mu?
Çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği ve hâkimin uygun bulduğu düzenleme gerekir. Gerekli değişiklikler kabul edilmez ve uygun yeni anlaşma sağlanmazsa m.166/3’e dayanılarak karar verilemez; çekişmeli yargılama koşulları değerlendirilir. Eşlerin mutabakatı çocuğun üstün yararı incelemesini ortadan kaldırmaz.
6. Anlaşmalı boşanmada tazminat ve nafaka istenmeyebilir mi?
Eşler yoksulluk nafakası ve m.174 tazminat konusunu açıkça düzenleyip talepte bulunmayabilir. Usulüne uygun açık feragat ve kesinleşmiş mali düzenlemeden sonra sırf ekonomik durumun bozulması aynı ilk talebi yeniden doğurmaz. Fakat hükmedilmiş irat nafakasının m.176 değişimi farklıdır; beyanın kapsamı ve irade bozukluğu koşulları da ayrıca incelenir. Çocuğun bakım hakkı eşlerin feragatiyle kalıcı olarak kaldırılamaz.
7. Anlaşmalı boşanma davasında avukat tutmak mecburi midir?
Bu davada kural olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur; eşler kendileri takip edebilir. Protokol, özellikle feragat veya mal rejimi tasfiyesi içeriyorsa ayrı hak kayıpları yaratabileceğinden kapsamı açık kurulmalıdır. Avukatın bulunması da eşlerin bizzat dinlenmesi şartının yerine geçmez; bütün hukuk davalarına ilişkin sınırsız bir temsil kuralı çıkarılmamalıdır.
8. Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi nasıl gerçekleşir?
Gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilir; istinaf süresi kural olarak iki haftadır. HMK m.349’a göre tebliğden önce istinaftan feragat edilemez. Her tarafın süresi, geçerli feragat ve varsa kanun yolu başvurusu ayrı kontrol edilerek kesinleşme belirlenir; iki dilekçenin verildiği gün işlemin mutlaka tamamlanacağı garanti değildir. Kesinleşme sonrası nüfusa bildirim yapılır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
