Konkordato Nedir: Şartları ve Süreci
Konkordatoda başvuru belgeleri ve makul güvence raporu, geçici/kesin mühlet, takip ve rehinli satış istisnaları; oylama, kefile başvuru, tasdik kapsamı ve kısmi/tam fesih koşulları.

Özet
Konkordato yalnız şirketlere özgü bir borç silme yolu değildir. Başvuru, mühlet, alacaklı oyu ve mahkeme tasdiki farklı aşamalardır. Mühlet bütün takipleri ve rehinli satışları istisnasız engellemez; tasdik de her kamu/imtiyazlı alacağı veya kefili aynı koşullara bağlamaz. Özellikle projeye onay veren alacaklının kefile başvuru hakkını koruması, İİK m.303’teki bildirim ve devir teklifi koşullarıyla ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Alacağın türü, doğum tarihi, komiser izni ve projenin bağlayıcılık günü ayrı kontrol edilmelidir.
İçindekiler
I. Giriş
II. Konkordato Kavramı ve Hukuki Niteliği
III. Konkordato Türleri
IV. Konkordato Başvuru Şartları ve Gerekli Belgeler
V. Geçici Mühlet Kararı ve İlan Süreci
VI. Kesin Mühlet Kararı ve Hukuki Sonuçları
VII. Mühletin Sözleşmelere ve Takiplere Etkisi
VIII. Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulu
IX. Alacakların Bildirilmesi ve Tahkiki
X. Konkordato Projesinin Alacaklılar Tarafından Kabulü
XI. Konkordatonun Mahkemece Tasdiki ve İlanı
XII. Tasdik Edilen Konkordatonun Hukuki Sonuçları
XIII. Konkordatonun Feshi ve İflas Kararı
XIV. Sonuç
I. Giriş
Ekonomik dalgalanmalar, piyasa koşullarındaki ani değişiklikler veya işletme içi finansal yönetim hataları, ticari hayatta faaliyet gösteren teşebbüslerin mali durumlarının bozulmasına yol açabilmektedir. Bu noktada, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların, dürüstlük kuralı çerçevesinde ticari faaliyetlerini sürdürmelerine ve alacaklıların da alacaklarına belirli bir plan dâhilinde kavuşmalarına imkân tanıyan hukuki kurumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Türk hukuk sisteminde bu amaca hizmet eden en temel müessese konkordato kurumudur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato, iflasın yıkıcı etkilerini bertaraf etmeyi ve işletmelerin mali yapılarını iyileştirerek ekonomiye kazandırılmasını hedeflemektedir. İflas erteleme kurumunun mülga edilmesinin ardından, konkordato mevzuatında köklü değişiklikler yapılmış ve kurum, hem alacaklılar hem de borçlular açısından daha işlevsel bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu çalışmada, konkordato müessesesinin hukuki niteliği, başvuru şartları, geçici ve kesin mühlet süreçleri, ilanı, komiserin görevleri ve projenin tasdik aşamaları kapsamlı bir biçimde incelenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İtirazın İptali Davası: Şartları ve Süreci başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
II. Konkordato Kavramı ve Hukuki Niteliği
Konkordato, mali durumu bozulmuş olan dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile geçerlilik kazanan, borçlunun borçlarını hangi şartlar altında, ne oranda ve hangi vadede ödeyeceğini belirleyen bir yeniden yapılandırma anlaşmasıdır. Bu bağlamda konkordato, salt bir sözleşme olmanın ötesinde, yargısal bir sürecin ve devlet müdahalesinin (mahkeme tasdiki) zorunlu olduğu karma nitelikli bir hukuki işlemdir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Haciz İşlemleri: Menkul ve Gayrimenkul Haczi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Önemli Kavram: Konkordato, iflasa tabi olan veya olmayan her borçlu tarafından talep edilebilir. Temel amaç, borçlunun mali durumunu düzelterek iflastan kurtulması ve alacaklıların, iflas tasfiyesine nazaran daha fazla ve planlı bir şekilde tatmin edilmesidir.
İİK m. 285 uyarınca konkordato talebi, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu tarafından yapılabilir. Ayrıca, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı da, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Bu yönüyle kurum, sadece borçluya değil, alacaklıya da inisiyatif tanıyan bir yapı arz etmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İcra İnkâr Tazminatı: Hesaplama ve Uygulama başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
III. Konkordato Türleri
İcra ve İflas Kanunu sistematiğinde konkordato, yapılış şekline ve amacına göre çeşitli türlere ayrılmaktadır. Bu ayrımlar, sürecin nasıl işleyeceği ve sonuçlarının ne olacağı hususunda belirleyici rol oynamaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Menfi Tespit Davası: İcra Hukukunda Uygulama başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
A. Adi Konkordato (Mahkeme İçi Konkordato)
Uygulamada en sık karşılaşılan ve bu makalenin de temel konusunu oluşturan türdür. İflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her borçlunun başvurabileceği bu yöntemde borçlu, borçlarının belirli bir tenzilatla (indirimle) veya belirli bir vadeye yayılarak ya da her iki yöntemin bir arada kullanılarak ödenmesini teklif eder. Adi konkordato kendi içinde vade konkordatosu, tenzilat konkordatosu ve karma konkordato olarak alt türlere ayrılmaktadır.
B. İflastan Sonra Konkordato
İflastan sonra konkordatoda m.309 uyarınca başvuru alacaklılarca müzakere edilir; komiser görevlerini iflas idaresi yapar. Tasdik kararının kesinleşmesi üzerine iflas idaresi, iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister. Sırf tasdik gününde iflasın kendiliğinden kalktığı varsayılmamalıdır. Bu yol iflas tasfiyesi içinde ancak bir kez istenebilir; malların paraya çevrilmesinin durmasına ilişkin özel süre de ayrıca değerlendirilir.
C. Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato
İİK m. 309/a ve devamında düzenlenen bu tür, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara veya onlar tarafından seçilecek bir tasfiye memuruna devretmesini öngörür. Bu yöntemde alacaklılar, borçlunun malvarlığını tasfiye ederek (satarak) elde edilen gelirle alacaklarını tahsil etme imkânına sahip olurlar. İşletmenin yaşatılmasından ziyade, malvarlığının kontrollü tasfiyesi amaçlanır.
IV. Konkordato Başvuru Şartları ve Gerekli Belgeler
M.285–287 ve ilgili Yönetmelik, ön proje, mali belgeler ve gider avansı başta olmak üzere başvuru koşullarını düzenler. Yetkili asliye ticaret mahkemesi iflasa tabi borçluda m.154’e; diğerinde yerleşim yerine göre belirlenir. Eksik belgeyle kendiliğinden mühlet doğmaz; ancak her eksikliğin hiç süre verilmeden aynı ret sonucunu doğurduğu da genellenmemelidir. Borçlu/alacaklı başvurusu ve gider avansında HMK m.114–115 bağlantısı ayrıca incelenir.
Başvuruda bulunacak olan borçlunun eklemesi gereken temel belgeler şunlardır:
Konkordato Ön Projesi: Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu ödemeleri yaparken gerekli kaynağı nasıl sağlayacağını (örneğin sermaye artırımı, kredi temini, iştirak satışı vb.) gösteren detaylı eylem planıdır.
Mali belgeler borçlunun defter tutma ve raporlama statüsüne göre hazırlanmalıdır. KGK’nın 14 Mayıs 2026 açıklaması; bağımsız denetime tabi borçlunun uyguladığı raporlama çerçevesini, bağımsız denetime tabi olmayan tüzel kişi tacirde BOBİ FRS’yi ve diğer borçlularda VUK/ilgili mevzuatı ayırır. Son bilanço, gelir/nakit akım tabloları ve iki farklı esasa göre ara bilançolar bu ayrım gözetilerek kontrol edilmelidir.
Alacaklılar ve Alacak Listesi: Borçlunun tüm alacaklılarının ad, soyad/unvanları, adresleri, alacak miktarları ve alacakların imtiyaz durumlarını gösteren ayrıntıl ı liste.
Karşılaştırmalı Tablo: Konkordato projesinin kabul edilmesi halinde alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflas etmesi halinde alacaklıların eline geçecek muhtemel miktarı karşılaştıran tablo.
M.286/1-e, KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşunun Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırladığı, teklife ilişkin makul güvence veren rapor ve dayanaklarını arar. SPK yetkisi tek başına bu yetkilendirmenin yerine geçmez. Küçük işletmeler için eski muafiyetin bugün genel istisna gibi kullanılması doğru değildir. Buna karşılık Yönetmelik m.5/2’de iflasa tabi olmayan borçlu için ön proje, alacaklı listesi ve uygun düştüğü ölçüde malvarlığı belgelerinden oluşan özel düzen vardır; her gerçek kişiye aynı rapor/karşılaştırma tablosu zorunluluğu yüklenemez. Makul güvence de projenin her koşulda gerçekleşeceği garantisi değildir.
KGK’nın 14 Mayıs 2026 duyurusuna göre denetim kuruluşu sözleşme ve raporu, borçlu konkordato talebinde bulunsun veya bulunmasın, imza tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde Kuruma bildirir. Mahkeme yazı işleri müdürlüğünün ayrıca yapacağı bildirim denetim kuruluşunun yükümlülüğünü kaldırmaz. Bu süre, borçlunun mahkemeye başvuru veya alacaklının alacak bildirme süresiyle aynı değildir.
Bu başvuru esnasında sunulan belgelerin gerçeği yansıtması büyük önem taşır. Ticaret ve Şirketler Hukuku prensipleri gereği, şirket yöneticilerinin gerçeğe aykırı beyanları hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilmektedir.
V. Geçici Mühlet Kararı ve İlan Süreci
M.287’ye göre kanuni belgelerin eksiksiz mevcut olduğu tespit edilirse derhal geçici mühlet verilir ve gerekli koruma tedbirleri alınır. Bu ilk karar, projenin tasdikinin veya nihai başarısının kesinleştiği anlamına gelmez. Komiser incelemesi, alacaklı itirazı ve m.291–292’nin geçici mühlete kıyasen uygulanmasıyla sonraki denetim sürer. Sırf başvuru dilekçesi vermek de kendiliğinden takip koruması sağlamaz.
Geçici Mühletin Süresi ve Uzatılması
İİK m. 287 uyarınca geçici mühlet üç ay olarak belirlenir. Mahkeme, borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine, üç aylık sürenin dolmasından önce yapacağ ı değerlendirme sonucunda geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir. Dolayısıyla geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
İlan ve İtiraz Süreci
Mahkeme, geçici mühlet kararı ile birlikte bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet kararı, Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve Basın-İlan Kurumu'nun resmî ilan portalında derhal ilan edilir. Bu ilan, alacaklıların süreçten haberdar olması ve haklarını koruyabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Dikkat: Alacaklılar, ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek, konkordato mühleti verilmesini gerektiren şartların bulunmadığını ileri sürebilir ve mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilirler.
VI. Kesin Mühlet Kararı ve Hukuki Sonuçları
Mahkeme kesin mühlet kararını geçici mühlet içinde verir; borçlu ve varsa talep eden alacaklı duruşmaya çağrılır, komiserin raporu ve itirazlar değerlendirilir. M.289’daki ölçüt, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılmasıdır; bu aşama nihai tasdik kararı değildir. Koşullar gerçekleşirse bir yıllık kesin mühlet verilir.
Güçlük arz eden özel durumlarda, süre bitmeden yapılan talep ve gerekli komiser raporu/görüşüyle kesin mühlet altı aya kadar uzatılabilir; varsa alacaklılar kurulunun görüşü de alınır. Bu uzatma ile m.304’te tasdik yargılaması sırasında mühlet hükümlerinin ayrıca devam ettirilmesine ilişkin en fazla altı aylık düzenleme aynı değildir. Toplam sürecin bütün dosyalarda kesinlikle aynı tarihte biteceği söylenemez.
Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları
M.294’te kural olarak kamu alacağı takibi dâhil yeni takip yasağı, başlamış takiplerin durması ve ihtiyati tedbir/hacizlerin uygulanmaması düzenlenir. Bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de işlemez. Geçici mühlet m.288 uyarınca kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Fakat kanuni istisnalar gözetilmeden her alacak/takibin aynı biçimde durduğu varsayılmamalıdır.
M.206 birinci sıradaki imtiyazlı alacaklarda haciz takibi mümkündür; her eski işçi veya her nafaka alacağı yalnız adı nedeniyle aynı süre/kapsamda sayılmaz. Rehinli alacakta m.295 kuralı takip yapılabilmesi, muhafaza ve satış yapılamamasıdır. Ancak işletmede kullanılması öngörülmeyen, kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı rehinli mal için m.297/2 usulüyle satış izni istisnası vardır. Ayrıca m.308/c’de komiser izniyle doğan yeni borçlara ilişkin özel takip kuralı değerlendirilmelidir.
VII. Mühletin Sözleşmelere ve Takiplere Etkisi
Konkordato sürecinin başarıya ulaşabilmesi için borçlunun ticari faaliyetlerine devam edebilmesi şarttır. Bu sebeple yasa koyucu, mühlet kararı ile birlikte mevcut sözleşmelerin akıbetini de düzenleme altına almıştır.
M.296, işletme faaliyetinin devamı için önem taşıyan sözleşmelerin devamını esas alır; salt konkordato başvurusunu aykırılık, haklı fesih veya muacceliyet sayan hükümler uygulanmaz. Koruma yalnız sürekli sözleşmelerle sınırlı anlatılmamalıdır. Bununla birlikte geçici/kesin mühlet boyunca devam eden sözleşmelerde doğan edimler karşılıklı ifa edilir; konkordato her yeni hizmeti veya malı ücretsiz alma hakkı vermez.
Konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkisi, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle m.296 kapsamında sona erdirilebilir. Doğan tazminat projeye tabidir. Sırf kira yüksek diye bütün sözleşmeleri tek taraflı feshetme yetkisi doğmaz; hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler de saklıdır.
M.294/3, tasdik edilen projede aksine hüküm yoksa rehinle temin edilmemiş alacaklarda faiz işlemesinin durmasını düzenler ve metninde kesin mühlet tarihini belirtir. Ancak m.288’de geçici mühletin de kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı yazılıdır; bundan her geçici mühlette faiz mutlaka işlemeye devam eder sonucu çıkarılmamalıdır. Bu iki hüküm, dosyadaki mühlet kararı ve tasdik projesiyle birlikte okunmalı; faiz kesim günü, rehinli/teminatsız kısım ve yeni borçlar ayrı hesaplanmalıdır. Sırf başvuru veya mühlet verilmesi bütün faizlerin koşulsuz silinmesi değildir.
VIII. Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulu
A. Konkordato Komiseri
Konkordato komiseri, sürecin mahkeme adına yönetilmesini, denetlenmesini ve projenin alacaklılar ile müzakere edilmesini sağlayan en önemli süjedir. Mahkeme, kesin mühlet kararı ile birlikte, geçici komiserin görevine devam etmesine veya yeni bir komiser (veya komiser heyeti) atanmasına karar verir.
Komiserin temel görevleri şunlardır:
Borçlunun işletmesinin faaliyetlerine nezaret etmek.
Borçlunun mevcudunun bir defterini tutmak ve mallarının kıymetini takdir etmek.
Alacaklıları toplantıya çağırmak ve alacakların tahkikini yapmak.
Konkordato projesinin tamamlanması ve alacaklılar tarafından kabulü için gerekli işlemleri yürütmek.
Mahkemeye ara raporlar sunmak ve sürecin gidişatı hakkında bilgi vermek.
M.297’de borçlu komiser gözetiminde çalışabilir; mahkeme bazı işleri komiser iznine bağlayabilir veya işletmeyi komiserin yürütmesine karar verebilir. Mahkeme izni olmadan rehin/kefalet/ivazsız tasarruf; taşınmaz, işletme için önemli taşınır ve devamlı tesisatı devretme/takyit yasaktır. İzin işleminde komiser görüşü alınır. Yasağa aykırılığın hükümsüzlük ve m.292 bağlantılı sonuçları ayrıca değerlendirilir; yalnız taşınmazlar kapsamda değildir.
B. Alacaklılar Kurulu
M.289–290 ve ilgili Yönetmelik uyarınca alacaklılar kurulunun oluşturulması bazı durumlarda takdiri, Yönetmelikteki koşullarda zorunludur. Kurul tek sayıda ve en fazla yedi alacaklıdan oluşur; farklı alacak sınıfları ve varsa rehinli alacaklı hakkaniyetle temsil edilir. Komiseri denetleme, görüş bildirme ve değiştirme talebi görevleri, mahkemenin yerine geçerek her işlemi onaylama yetkisiyle aynı değildir.
IX. Alacakların Bildirilmesi ve Tahkiki
Konkordato projesinin alacaklılar tarafından oylanabilmesi için, öncelikle hangi alacaklının ne kadar oy hakkına sahip olduğunun (alacak miktarının) belirlenmesi gerekir. Bu aşama "alacakların bildirilmesi ve tahkiki" olarak adlandırılır.
M.299 uyarınca komiser ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacak bildirmeye davet eder; adresi bilinen alacaklılara ilan örneği posta ile gönderilir. Bildirmeyen ve bilançoda kayıtlı olmayan alacaklı müzakereye alınmaz. Bunun, alacağın kendiliğinden tamamen silinmesi anlamına geldiği varsayılmamalıdır; bildirim ve oy/bağlayıcılık koşulları ayrıdır.
Komiser m.300’e göre borçluyu açıklamaya çağırır, defter/belgeleri inceler ve raporlar. Çekişmeli veya koşula/vadeye bağlı alacağın nisaba katılması ve tutarı m.302’ye göre mahkemece belirlenir; bu karar alacağın varlığını kesin hükümle çözmez. M.308/b’de tasdik ilanından itibaren bir ay içinde dava ve mahkemece bankaya ayrılabilen çekişmeli payın korunması düzenlenir. Sürede dava açmamanın bu ayrılmış paya etkisi ile alacağın esası ayrı değerlendirilmelidir.
X. Konkordato Projesinin Alacaklılar Tarafından Kabulü
Komiser, alacakların tahkiki işlemini tamamladıktan sonra, alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek ve oylamak üzere toplantıya davet eder. Bu toplantı, konkordatonun başarıya ulaşmasındaki en kritik eşiklerden biridir.
İİK m. 302'ye göre, konkordato projesinin kabul edilmiş sayılabilmesi için aşağıdaki iki alternatif nisaptan birinin sağlanması zorunludur:
Çifte Çoğunluk (Kişi ve Alacak Çoğunluğu): Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yüzde ellisini (%50) aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmesi. (Yani hem sayıca alacaklıların yarısından fazlası hem de toplam alacak tutarının yarısından fazlası projeye evet demelidir.)
İkinci alternatif: Kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini VE alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk gerekir. Tam dörtte bir, “en az yüzde 25” diye yeterli gösterilemez; üçte iki de yuvarlatılmış yüzde 66,6 sınırıyla ikame edilmemelidir.
M.302’de yalnız projeden etkilenenler oy kullanır. M.206 birinci sıra alacaklar; borçlunun eşi/çocuğu ile kendisinin ve evlilik sona erse dahi eşinin ana, baba ve kardeşi nisaba alınmaz. Rehinli alacağın değerleme sonucunda teminatsız kalan kısmı hesaba katılır. Her imtiyazlı alacağın her koşulda aynı şekilde dışlandığı veya bütün rehinli alacakların hiç oy kullanamadığı genellenmemelidir. Toplantı sonrasındaki yedi günlük iltihak süresi de gözetilir.
XI. Konkordatonun Mahkemece Tasdiki ve İlanı
Kanuni nisabın sağlanması tek başına tasdik değildir; m.305’teki diğer koşullar mahkemece incelenir. Projenin kimleri bağlayacağı ise m.308/c’de alacak türü/doğumu ve komiser iznine göre ayrılır. Her onay vermeyen alacaklının, kamu veya teminatlı alacak dâhil istisnasız aynı indirime bağlandığı sonucu çıkarılamaz.
Tasdik Şartları (İİK m. 305)
Mahkemenin konkordatoyu tasdik edebilmesi için kanunda belirtilen sıkı şekil ve esas şartlarının bir arada bulunması gerekir:
Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması.
Teklif edilen tutarın, borçlunun malvarlığı ve gelirleriyle orantılı olması (ödeme kabiliyetinin bulunması).
Konkordato projesinin İİK m. 302'de öngörülen çoğunluk (nisap) ile kabul edilmiş olması.
Teminat koşulu, bütün imtiyazlı alacaklar diye değil m.206 birinci sıradaki alacakların tam ödenmesi ve mühlette komiser izniyle akdedilmiş borçların ifası bakımından incelenir. Alacaklının açık vazgeçmesi ve çekişmeli alacağa ilişkin m.302 bağlantısı ayrıca gözetilir.
Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile ilam harcının tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Tasdik incelemesinde iflas karşılaştırması, kaynaklarla orantı, kanuni nisap, teminat ve gider/harç koşulları birlikte aranır. Mahkeme m.305 uyarınca yetersiz projede gerekli düzeltmeyi isteyebilir; sadece çoğunluğun “evet” demesi veya kâğıt üzerinde ödeme takvimi bulunması bütün diğer koşulların yerine geçmez.
Mahkeme, şartların gerçekleştiğini tespit ederse, konkordatonun tasdikine karar verir. Tasdik kararı, aynen mühlet kararı gibi ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
XII. Tasdik Edilen Konkordatonun Hukuki Sonuçları
Konkordatonun tasdiki ile birlikte süreç yeni bir aşamaya girer ve borçlu ile alacaklılar arasındaki hukuki ilişkiler projenin hükümlerine göre yeniden şekillenir.
A. Alacaklılar Üzerindeki Etkisi
M.308/c’de kural tasdikle bağlayıcılıktır; projede kesinleşmeyle bağlayıcılık kararlaştırılabilir ve bu durumda mühlet etkileri kanuni istisnalarla sürer. Önce doğmuş veya mühlette komiser izni olmadan doğmuş alacakların kapsama girmesi; m.206 birinci sıra, rehin değeriyle karşılanan tutar ve 6183 kapsamındaki kamu alacağı istisnalarıyla birlikte okunmalıdır. Geçici mühlet sonrasında komiser izniyle akdedilen yeni borçlar ve kanundaki sürekli ilişki karşı edimleri adi konkordato şartlarına tabi değildir; temerrütte mühlette dahi takip ve özel ödeme sırası gündeme gelir. Kamu takibinin durması, kamu borcunun tasdik indirimine bağlanması demek değildir.
B. Hacizlerin ve Takiplerin Akıbeti
M.308/ç, konkordato bağlayıcı olduğunda geçici mühlet öncesi takiplerde konulmu ş ve henüz paraya çevrilmemiş hacizlerin düşmesini düzenler. M.308/c/3 istisnasındaki alacaklar için hacizler bu hükümle kalkmaz. “Muhafaza uygulanmama” ile “paraya çevrilmeme” aynı koşul değildir. Bütün takiplerin, rehinlerin ve tapu takyidatlarının tasdik günü otomatik silindiği söylenemez; bağlayıcılık günü, alacak türü ve somut kayıt kontrol edilir.
C. Müşterek Borçlular ve Kefillerin Durumu
Kefil ve birlikte borçluya başvuru hakkının hükmü m.303’tür; m.308/f tamamen feshi düzenler. Projeye muvafakat etmeyen alacaklı birlikte sorumlulara karşı haklarını korur. Muvafakat edenin de bu korumadan yararlanması, haklarını ödeme karşılığında devir teklifine ve toplantı günü/yerini en az on gün önceden haber vermesine bağlıdır; alternatif temsil yetkisi düzeni de vardır. Bu koşullar incelenmeden “evet oyu her durumda kefilden eski tutarın tümünü isteme hakkını hiç etkilemez” denilemez. Kefaletin kendi geçerlilik, kapsam ve muacceliyet koşulları ayrıca değerlendirilir.
XIII. Konkordatonun Feshi ve İflas Kararı
Tasdik edilen konkordato projesinin borçlu tarafından ihlal edilmesi durumunda kanun koyucu, alacaklıları koruyan mekanizmalar öngörmüştür.
A. Konkordatonun Kısmen Feshi (İİK m. 308/e)
M.308/e’de kendisine projeye uygun ifa yapılmayan alacaklı, konkordatodan kazandığı yeni haklarını koruyarak tasdik mahkemesinden kendisi yönünden fesih isteyebilir. Diğer alacaklılar bakımından proje kendiliğinden sona ermez. Fesih hükmü, bakiye/mahsup, yeni haklar ve takip koşulları birlikte değerlendirilir; yapılan bütün ödemeler yok sayılmaz. Hükmün tebliğinden iki haftalık istinaf ve BAM kararının tebliğinden iki haftalık temyiz süreleri ayrıca gözetilir.
B. Konkordatonun Tamamen Feshi (İİK m. 308/f)
M.308/f’de tamamen fesih sebebi kötü niyetle sakatlanmış konkordatodur; yalnız her ödeme aksaması veya sonradan mali bozulma buna otomatik eşit değildir. Mühlette başarısızlık m.292, tasdikin reddi m.308 ve tasdik sonrası kısmi fesih ayrı yollardır. Tam fesih kesinleşince ilan/bildirim yapılır; iflas bakımından m.308’in iflasa tabi olma VE doğrudan iflas sebebi bulunması koşulları uygulanır. Tam fesih kesinleşti diye her borçlunun koşulsuz iflası kararlaştırılamaz.
XIV. Sonuç
Konkordato, borca batık veya ödeme güçlüğü çeken işletmelerin tasfiye edilmek yerine ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan, teknik detayı yüksek ve titizlikle yönetilmesi gereken bir kurumdur. Sürecin başarısı; hazırlanan ön projenin gerçekçiliğine, mali tabloların şeffaflığına, alacaklılarla yürütülen müzakerelerin yönetimine ve alanında uzman bir konkordato komiserinin etkin denetimine bağlıdır.
Konkordato m.285’teki ödeme güçlüğü/tehlikesi ve usul koşullarıyla iflasa tabi olmayan borçluya da açıktır; yalnız şirketler veya yalnız zaten borca batık olanlar için değildir.
Mühlet, başvuru dilekçesinden farklı bir yargısal korumadır; imtiyazlı, rehinli ve komiser izniyle doğan yeni alacak istisnaları ayrı incelenmelidir.
Sürecin tasdik edilebilmesi için alacaklıların nitelikli çoğunluğunun onayı ve mahkemenin maddi şartları tahkiki şarttır.
Tasdik kapsamı alacağın türüne ve doğumuna göre belirlenir. Kefile/birlikte borçluya başvuru, alacaklının oyu ve m.303 bildirim/devir teklifi koşullarından bağımsız değildir.
Ödeme aksamasında kısmi fesih ile kötü niyetle sakatlanmada tam fesih farklıdır. İflas, borçlunun statüsü ve açık kanuni koşullar gerektirir; her ihlal otomatik tam fesih ve iflas değildir.
İşletmelerin mali yapılarını korumak ve ticari itibarlarını zedelememek adına, nakit akışında ciddi bozulmalar tespit edildiğinde vakit kaybetmeksizin profesyonel hukuki ve mali destek alınarak yeniden yapılandırma süreçlerinin değerlendirilmesi hayati önem taşır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.
İlgili Makaleler
Konkordato Başvurusu: Şartlar ve Süreç 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285 ve devamı hükümleri uyarınca iflas anlaşması niteliğindeki konkordato başvuru...
İtirazın İptali Davası: Şartları ve Süreci 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67 kapsamında itirazın iptali davası süreci, dava açma şartları, hak düşürücü...
İcra Takibi Başlatma: Kapsamlı Rehber 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında icra takibi nasıl başlatılır sorusunun yanıtı, ilamlı, ilamsız ve...
Haciz İşlemleri: Menkul ve Gayrimenkul Haczi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında haciz işlemi prosedürü, menkul ve gayrimenkul malların haczedilmesi,...
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip şartları, poliçe, bono ve...
Kaynaklar ve Referanslar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.285–309 ve özellikle 294–308/f
KGK — 14 Mayıs 2026, finansal çerçeve ve otuz günlük bildirim değişikliği
KGK — makul güvence raporunu hazırlayan denetim ekibine ilişkin 2025 açıklaması
Adalet Bakanlığı — 13 Mayıs 2026 değişiklik Yönetmeliği resmî metni
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.114–115, dava şartları
Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. Konkordato kararı, alacak türü ve komiser izniyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Konkordato nedir ve kimler başvurabilir?
M.285’te vadesi geldiğinde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi bulunan borçlu için vade/tenzilat önerisi ve yargısal süreç düzenlenir. İflasa tabi olmayan gerçek kişiler de başvurabilir; yalnız şirketlere özgü değildir. Fakat her şahıs/kooperatif/dernek aynı iflas statüsünde sayılmaz. Belgeler, gider avansı, yetkili mahkeme ve başarı/tasdik koşulları ayrıca incelenir.
2. Konkordato talebinde bulunmak için hangi belgeler gereklidir?
M.286’daki ön proje, malvarlığı/mali belgeler, alacaklı listesi, iflas karşılaştırması ve KGK yetkili kuruluşun makul güvence raporu/dayanakları kontrol edilir. Eski küçük işletme muafiyeti genel güncel istisna değildir; fakat iflasa tabi olmayan borçlunun Yönetmelik m.5/2’deki sınırlı belge düzeni ayrıca gözetilir. Bu kişiden ön proje, alacaklı listesi ve uygun malvarlığı belgeleri istenir; her başvuru aynı rapor listesine tabi değildir. Mayıs 2026 değişikliği raporlama çerçevelerini ve denetim kuruluşunun imzadan itibaren otuz günlük KGK bildirimini ayırır. Eksik başvurudan kendiliğinden mühlet doğmaz; eksikliğin türü ve tamamlama usulü ayrıca değerlendirilir.
3. Geçici mühlet kararı nedir ve ne kadar sürer?
M.287’de belgeler tamam olduğunda verilen geçici mühlet üç aydır. Süre bitmeden borçlu/geçici komiser talebiyle en fazla iki ay uzatılabilir; borçlu isterse komiser görüşü alınır, toplam beş ay aşılamaz. Bu karar nihai tasdik veya başarı garantisi değildir. Koruma kanuni takip/rehin istisnalarıyla uygulanır; yalnız dilekçe vermek aynı sonuç değildir.
4. Kesin mühlet kararının icra takiplerine etkisi nedir?
Kural kamu takibi dâhil yeni takip yasağı ve önce başlayanların durmasıdır. Fakat m.206 birinci sıra imtiyazlı alacaklar, rehinli takip ve komiser izniyle doğan yeni borçların özel kuralları vardır. Rehinli satışın mutlak yasak olduğu söylenemez: m.295/2’de işletmede kullanılmayacak, değeri düşecek veya muhafazası masraflı mal için izinli satış istisnası bulunur. Takibin durması, kamu borcunun indirimle silinmesi değildir.
5. Konkordato mühleti içinde faiz işlemeye devam eder mi?
M.294/3’ün rehinle temin edilmemiş alacaklarda, tasdik projesi aksini düzenlemedikçe faizi durduran hükmü; m.288’in geçici mühlete kesin mühlet sonuçlarını bağlayan hükmüyle birlikte değerlendirilir. M.294’te kesin mühlet yazması her geçici mühlette faizin mutlaka süreceği anlamına alınmamalıdır. Mühlet kararı, tasdik projesi, alacak türü ve faiz kesim günü birlikte kontrol edilir; başvuru bütün faizleri koşulsuz silmez.
6. Konkordato projesinin kabulü için gerekli çoğunluk nedir?
M.302’de birinci alternatif hem kaydedilmiş alacaklıların hem alacakların yarısını aşmaktır. İkinci alternatif hem alacaklıların dörtte birini hem alacakların üçte ikisini aşmaktır; tam yüzde 25 yeterli değildir. Yaln ız projeden etkilenenlerin oyu, birinci sıra ve hısım istisnaları, rehnin teminatsız kısmı ve çekişmeli alacağın nisabı ayrı hesaplanır. Çoğunluk tek başına mahkeme tasdiki değildir.
7. Konkordatonun tasdiki kefillerin sorumluluğunu kaldırır mı?
Tasdik kefili kendiliğinden borçtan kurtarmaz; fakat alacaklının hakları da oyundan bağımsız koşulsuz değildir. Doğru hüküm m.303’tür. Muvafakat etmeyen haklarını korur; muvafakat edenin ödeme karşılığı devir teklifi ve toplantıyı en az on gün önce bildirme koşulları veya kanundaki alternatif yetkilendirme yolu değerlendirilir. Kefaletin kapsamı ve muacceliyeti ayrıca incelenir; m.308/f bu konuyu değil tamamen feshi düzenler.
8. Borçlu konkordato şartlarına uymazsa ne olur?
İfa yapılmayan alacaklı m.308/e kapsamında kendi yönünden fesih isteyebilir ve yeni haklarını korur. M.308/f tamamen fesih için kötü niyetle sakatlanma arar; her ödeme aksaması buna eşit değildir. Tam fesihte iflas için m.308’deki iflasa tabi olma ve doğrudan iflas sebebi koşulları ayrıca gerekir. Mühlette başarısızlık, tasdikin reddi ve tasdik sonrası fesih farklı işlemlerdir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun
Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.
