Konut Dokunulmazlığını İhlal (Eve İzinsiz Girme)
Ev sahibinin veya başka bir kişinin eve izinsiz girmesinde rıza, konutun kullanımı, şikâyet süresi ve deliller nasıl değerlendirilir?

Güncelleme ve hukuki inceleme: 19 Ekim 2026 · Isikoglu Partners
Özet
Ev sahibi yedek anahtarla içeri girdiğinde veya davet edilen kişi çıkması istendiği hâlde evden ayrılmadığında, olay yalnızca bir kira tartışması olarak değerlendirilemez. Konut dokunulmazlığında kimin malik olduğu kadar, evi kimin kullandığı, girişe izin verilip verilmediği ve olayın nasıl gerçekleştiği önemlidir. Şikâyet yolu ile tahliye ve alacak talepleri ayrı ayrı incelenir.
I. Suç hangi davranışları kapsar?
Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesi, kişinin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı girmeyi ve izinle girdikten sonra çıkmamayı düzenler. Kapının kırılması şart değildir; açık kapıdan veya eldeki anahtarla girilmesi de rızaya aykırılık sorununu ortadan kaldırmaz. Buna karşılık her tartışma veya kapıya gelme olayı, tek başına konuta girme anlamına gelmez.
Bahçe, avlu veya benzeri bir yerin eklenti olup olmadığı; konutla bağlantısı ve kullanım biçimi üzerinden değerlendirilir. Apartmanın ortak alanı ile bir dairenin özel kullanım alanını aynı kabul etmek doğru olmaz. İncelemede adresin yanında, kişinin tam olarak nereye girdiği de açıklanmalıdır.
II. Ev sahibi kiracının evine girebilir mi?
Tapu sahibi olmak, kiracının konut olarak kullandığı yere dilediği zaman girme yetkisi vermez. Kira borcu, satış hazırlığı veya yedek anahtarın ev sahibinde bulunması, kiracının girişe rızasının yerine geçmez. Malik ile konutta yaşayan kişinin sıfatları bu nedenle ayrılmalıdır.
Örneğin evin satılacağı söylenerek yapılan bir ziyaret için izin verilmesi, sonraki bütün ziyaretlere süresiz izin verildiği anlamına gelmez. Mesajdaki gün ve saat, kimlerin geleceği, onaylanan ziyaretin amacı ve varsa iznin geri alınması birlikte değerlendirilmelidir. Tahliye iddiasının bulunması da ceza hukuku incelemesini kendiliğinden sona erdirmez.
III. Rıza ve birlikte kullanılan konut nasıl değerlendirilir?
İzinle giren kişinin daha sonra çıkmasının istenmesine rağmen içeride kalması da kanundaki düzenlemenin kapsamındadır. Çıkma talebinin ne zaman ve nasıl bildirildiği, bunu duyan kişiler ve sonraki davranışlar önem taşır.
TCK 116/3, aile bireylerinin veya konutu ortak kullanan kişilerden birinin rızasını ayrıca düzenler; açıklanan rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Bu nedenle aile içi uyuşmazlıkta tek bir kişinin daveti bulunduğu söylenerek her olay için aynı sonuç çıkarılamaz. Konutu kullanma hakkı, somut rıza ve varsa uzaklaştırma veya koruma kararının kapsamı incelenmelidir.
IV. Şikâyet süresi ve olayın ağırlaşan hâlleri
TCK 116/1’deki temel hâl mağdurun şikâyetine bağlıdır; bu hâl için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür. Şikâyete bağlı suçlarda TCK 73 uyarınca altı aylık süre, zamanaşımı sınırı içinde, fiilin ve failin öğrenilmesinden başlar. Olayı geç fark etmek ile failin kimliğini daha sonra öğrenmek aynı tarih olmayabilir.
Cebir, tehdit veya gece vakti TCK 116/4; silah ya da birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi gibi durumlar ise TCK 119 bakımından ayrıca incelenir. Nitelikli hâllerde şikâyet şartı ve ceza sonucu temel hâlle aynı kabul edilmemelidir. Hırsızlık amacıyla girilmesinde TCK 142/4 de şikâyet bakımından özel hüküm içerir. Bu yazıdaki temel ceza aralığı, bütün olaylar için sonuç ceza değildir.
V. Başvuru için hangi kayıtlar korunmalı?
Şikâyet, CMK 158 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir. Başvuruda olay tarihi ve saati, adres, giriş yapılan bölüm, izin konusundaki açıklamalar ve kişinin çıkmasının istenip istenmediği somutlaştırılmalıdır.
Kira sözleşmesi, konutta oturmayı gösteren kayıtlar, ziyaret yazışmaları, mevcut kamera görüntüleri, tanık bilgileri, kilit hasarı fotoğrafları ve çilingir belgeleri birlikte saklanabilir. Görüntü veya mesajların yalnız seçilmiş parçaları yerine tarih ve bağlamı anlaşılır kayıtları korunmalıdır. Delil elde ederken ayrıca özel hayat veya haberleşme ihlali yaratabilecek yöntemlere başvurulmamalıdır.
Başvurunun yapılması, suçun kesinleştiği veya otomatik mahkûmiyet doğduğu anlamına gelmez. Rıza, konutun niteliği ve olayın özellikleri soruşturma ve yargılama içinde değerlendirilir. Tahliye, kira alacağı veya zarar tazmini taleplerinin dayanakları ve başvuru yolları ayrıca belirlenir.
Resmî kaynaklar
Türk Ceza Kanunu — m.73, 116, 119 ve 142/4
Ceza Muhakemesi Kanunu — m.158 ve 253
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — birlikte işleme ve şikâyet ayrımı, resmî karar metni
İlgili yazılar
Şikayet Dilekçesi Örnekleri ve Yazım Kuralları
Tehdit Mesajı Alan Kişi Ne Yapmalı?
Bu inceleme genel bilgilendirme içindir. Somut olayda belgeler, tarihler ve talebin niteliği birlikte değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
Ev sahibinde yedek anahtar bulunması giriş izni sayılır mı?
Anahtarın bulunması tek başına izin değildir. Anahtarın hangi amaçla verildiği, o ziyaret için rıza bulunup bulunmadığı ve konutun fiilî kullanımı değerlendirilir.
Davet ettiğim kişi çıkmıyorsa konut dokunulmazlığı gündeme gelir mi?
Evet. TCK 116, izinle girdikten sonra çıkmama davranışını da düzenler. Çıkma isteğinin iletilmesi ve buna rağmen kalınması somut kayıtlarla açıklanmalıdır.
Her olayda altı ay içinde şikâyet etmek mi gerekir?
Altı aylık süre şikâyete bağlı hâller içindir. Gece, cebir, tehdit, birlikte işleme veya hırsızlık amacı gibi özelliklerde ilgili nitelikli ve özel hükümler ayrıca incelenir; bütün olaylara aynı şikâyet rejimi uygulanmaz.
Kira borcum varsa ev sahibi eve girip eşyaları çıkarabilir mi?
Kira borcu, konuta giriş rızasının yerine geçmez. Borcun tahsili ve tahliye için izlenecek hukuki yollar ile izinsiz girişin ceza hukuku sonuçları ayrı meselelerdir.
