top of page

Şikayet Dilekçesi Örnekleri ve Yazım Kuralları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında savcılık şikayet dilekçesi örneği, yazım kuralları, delillerin sunulması, soruşturma süreci, takipsizlik kararına itiraz yolları ve haksız fiil tazminatı ilişkisi hakkında kapsamlı hukuki rehber — detaylı inceleme.

Mevzuat ve süre kontrolü: 19 Ekim 2026. Ceza muhakemesindeki başvuru süresi; karar türü, öğrenme veya gerekçeli tebliğ tarihi ve zaman bakımından uygulanacak hükme göre belirlenir. KYOK itirazında CMK m.173, genel itirazda m.268; istinafta m.273 ayrı uygulanır. Eski yedi/on beş günlük açıklamalar güncel genel kural olarak kullanılamaz.


Ozet (TL;DR)



5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında savcılık şikayet dilekçesi örneği, yazım kuralları, delillerin sunulması, soruşturma süreci, takipsizlik kararına itiraz yolları ve haksız fiil tazminatı ilişkisi hakkında kapsamlı hukuki rehber — detaylı inceleme.



Bu makale son olarak 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki gorus yerine gecmez.


İçindekiler


  • I. Giriş

  • II. Şikayet ve İhbar Kavramları Arasındaki Farklar

  • III. Şikayete Tabi Suçlar ve Zamanaşımı Süreleri

  • IV. Şikayet Dilekçesinin Temel ve Şekli Unsurları

  • V. Şikayet Dilekçesi Örneği Savcılık Aşaması İçin

  • VI. Dilekçe Yazımında Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar

  • VII. Delillerin Toplanması ve Dilekçeye Eklenmesi

  • VIII. Soruşturma Evresi ve İfade Alma İşlemleri

  • IX. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) ve İtiraz Yolları

  • X. Haksız Şikayet ve İftira Suçu

  • XI. Ceza Soruşturmasının Borçlar Hukukuna Etkisi

  • XII. Haksız Fiil Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri

  • XIII. Şikayetten Vazgeçme ve Hukuki Sonuçları

  • XIV. Sonuç



I. Giriş


Hukuk sistemimizde, bir hakkın ihlal edilmesi veya bir suçun işlenmesi durumunda yetkili makamlara başvurma hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir haktır. Kişilerin uğradıkları haksızlıkları yargı mercileri önüne taşıyabilmeleri, dilekçe hakkının ve hak arama hürriyetinin en belirgin yansımalarından biridir. Bu bağlamda, işlenen bir suçun adli makamlara bildirilmesi süreci, genellikle bir şikayet dilekçesi vasıtasıyla başlatılmaktadır. Özellikle ceza hukuku ile Borçlar Hukuku alanlarının kesiştiği noktalarda, haksız fiil teşkil eden eylemlerin savcılığa bildirilmesi, hem ceza yargılamasının başlamasını hem de ileride açılacak olası tazminat davalarının temelini oluşturmaktadır.


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri çerçevesinde şekillenen şikayet kurumu, belirli suç tipleri için soruşturma ve kovuşturma şartı olarak kabul edilmiştir. Şikayet hakkının usulüne uygun, zamanında ve doğru hukuki temellere dayanılarak kullanılması, yargılama sürecinin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, hukuki sürecin ilk ve en önemli adımlarından biri olan savcılık başvurularında dikkat edilmesi gereken hususlar, dilekçe yazım kuralları, delillerin sunuluş biçimi ve uygulamada sıklıkla karşılaşılan hatalar detaylı bir şekilde incelenmektedir.


Özet Bilgi: Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kişinin, yetkili makamlara (savcılık veya kolluk kuvvetleri) başvurarak suçun soruşturulmasını ve failin cezalandırılmasını talep etmesidir. Bu irade beyanı, ceza muhakemesi sürecinin kurucu unsurlarından biridir.



II. Şikayet ve İhbar Kavramları Arasındaki Farklar


Ceza muhakemesi hukukunda, suç teşkil eden eylemlerin adli makamlara intikal etme şekilleri temelde ihbar ve şikayet olmak üzere ikiye ayrılır. Bu iki kavram uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılsa da, doğurdukları hukuki sonuçlar ve tabi oldukları usul kuralları bakımından ciddi farklılıklar barındırmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Kefalet Sözleşmesi: Türleri ve Sorumluluk başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


İhbar, takibi şikayete bağlı olmayan (re'sen soruşturulan) suçların, herhangi bir kişi tarafından yetkili makamlara bildirilmesidir. İhbar eden kişinin suçtan doğrudan zarar görmüş olması şart değildir. Kamu davası açılması için ihbarda bulunulması yeterli olup, ihbar edenin sonradan ihbarından vazgeçmesi soruşturma ve kovuşturma sürecini durdurmaz. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Sözleşme İhlali ve Hukuki Sonuçları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Şikayet ise, takibi şikayete bağlı olan suçlarda, münhasıran suçtan zarar gören veya mağdur olan kişinin adli makamlara başvurarak failin cezalandırılmasını talep etmesidir. Şikayete tabi suçlarda, yetkili kişinin süresi içinde şikayette bulunmaması halinde savcılık kendiliğinden (re'sen) soruşturma başlatamaz. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Zamanaşımı Süreleri: Kapsamlı Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Kriter

Şikayet

İhbar

Başvuru Hakkı Sahibi

Sadece suçtan zarar gören kişi veya yasal temsilcisi

Suça tanık olan veya haberdar olan herkes

Suçun Türü

Takibi şikayete bağlı suçlar (TCK'da özel olarak belirtilenler)

Re'sen (kendiliğinden) soruşturulan suçlar

Süre Sınırı

Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay

Dava zamanaşımı süresi içinde her zaman

Vazgeçmenin Etkisi

Kural olarak soruşturmayı veya kovuşturmayı düşürür

Sürece bir etkisi yoktur, kamu davası devam eder



III. Şikayete Tabi Suçlar ve Zamanaşımı Süreleri


5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda hangi suçların şikayete tabi olduğu ilgili kanun maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Eğer bir suç tipinde "soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır" şeklinde bir ibare bulunmuyorsa, o suç kural olarak re'sen soruşturulur. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Vekaletname Türleri: Kapsamlı Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


A. Başlıca Şikayete Tabi Suçlar


Uygulamada en sık karşılaşılan ve takibi şikayete bağlı olan bazı suç tipleri şunlardır: Bu konuda ayrıntılı bilgi için Bilirkişi Raporu ve İtiraz Yolları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


  • Basit kasten yaralama (TCK m.86/2)

  • Taksirle yaralama (Bilinçli taksir halleri saklı kalmak kaydıyla - TCK m.89)

  • Cinsel taciz (TCK m.105/1)

  • Tehdit (Sadece basit hali - TCK m.106/1-ikinci cümle)

  • Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116)

  • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (TCK m.117)

  • Hakaret (Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç - TCK m.125)

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132)

  • Mala zarar verme (TCK m.151)

  • Bedelsiz senedi kullanma (TCK m.156)


B. Şikayet Süresi


Türk Ceza Kanunu m.73: "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz."

Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, şikayet süresi failin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin kaçırılması halinde mağdurun ceza hukuku anlamında talep hakkı ortadan kalkar. Ancak bu durum, fiilin haksız fiil niteliğini taşıması halinde Borçlar Hukuku kapsamında maddi ve manevi tazminat davası açılmasına engel teşkil etmeyebilir (tazminat zamanaşımı süreleri saklı kalmak kaydıyla).



IV. Şikayet Dilekçesinin Temel ve Şekli Unsurları


Bir şikayet dilekçesinin hukuki sonuç doğurabilmesi ve soruşturma makamları tarafından etkin bir şekilde işleme alınabilmesi için belirli şekil şartlarını ve maddi unsurları taşıması gerekmektedir. Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve CMK hükümleri gereğince dilekçede bulunması gereken temel unsurlar şunlardır: Bu konuda ayrıntılı bilgi için İstinaf ve Temyiz Başvurusu Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


  1. Makam Adı: Dilekçenin sunulacağı makam (Örn: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına)

  2. Müşteki/Şikayetçi Bilgileri: Ad, soyad, T.C. kimlik numarası, açık tebligat adresi ve iletişim bilgileri.

  3. Vekil Bilgileri: Varsa şikayetçiyi temsil eden avukatın adı, soyadı, sicil numarası ve adresi.

  4. Şüpheli Bilgileri: Biliniyorsa şüphelinin kimlik bilgileri ve adresi. Bilinmiyorsa "Faili Meçhul" olarak belirtilir ve failin teşhisine yarayacak fiziksel/dijital özellikler yazılır.

  5. Suç Yeri ve Tarihi: Soruşturma yetkisinin (yer yönünden) belirlenebilmesi için olayın gerçekleştiği yer ve zaman dilimi net olarak belirtilmelidir.

  6. Suçun Konusu: İsnat edilen eylemin hukuki nitelemesi (Örn: Hakaret, Tehdit, Dolandırıcılık).

  7. Açıklamalar: Olayın kronolojik, tarafsız ve net bir dille anlatıldığı ana bölümdür.

  8. Hukuki Nedenler: Dayanılan kanun maddeleri (TCK, CMK, KVKK vb.).

  9. Deliller: İddiaları ispatlayacak her türlü hukuka uygun delil (Tanık, belge, mesaj kayıtları vb.).

  10. Sonuç ve İstem: Şüphelinin cezalandırılması yönündeki irade beyanı ve kamu davası açılması talebi.

  11. Tarih ve İmza: Dilekçenin sunulduğu tarih ve şikayetçi veya vekilinin ıslak imzası (UYAP üzerinden sunulacaksa e-imza/mobil imza).


Dikkat: Şikayet dilekçesinde asılsız, gerçeğe aykırı ve iftira niteliği taşıyan beyanlarda bulunulması, şikayetçinin kendisinin TCK m.267 uyarınca "İftira" suçu kapsamında yargılanmasına neden olabilir.



V. Şikayet Dilekçesi Örneği Savcılık Aşaması İçin


Uygulamada sıklıkla araştırılan şikayet dilekçesi örneği savcılık makamına sunulmadan önce somut olayın özelliklerine göre dikkatlice uyarlanmalıdır. Her olayın kendine has dinamikleri bulunduğundan, standart bir şablon üzerinden ilerlemek hak kayıplarına yol açabilir. Aşağıda, temel unsurları barındıran örnek bir taslak sunulmaktadır:


[İLGİLİ İL/İLÇE] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No: ...) Adres: ...
VEKİLİ: Av. İsim Soyisim Adres: ...
ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (Biliniyorsa T.C. Kimlik No ve Adresi, bilinmiyorsa "Faili Meçhul / Telefon Numarası / Sosyal Medya Kullanıcı Adı vb.")
SUÇ: Hakaret (TCK m.125), Tehdit (TCK m.106) ve savcılık makamınca re'sen tespit edilecek diğer suçlar.
SUÇ TARİHİ VE YERİ: GG.AA.YYYY - [İl/İlçe]
KONU: Şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılması talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR: 1. Müvekkil, [Olayın başlangıcına dair kısa bilgi]. 2. Şüpheli, yukarıda belirtilen suç tarihinde müvekkile yönelik olarak [Olayın detaylı ve kronolojik anlatımı, söylenen sözler, gerçekleştirilen eylemler]. 3. Şüphelinin bu eylemleri neticesinde müvekkilin kişilik hakları ağır şekilde ihlal edilmiş olup, şüphelinin eylemleri TCK kapsamında suç teşkil etmektedir. 4. Ekte sunulan mesaj kayıtları, tanık beyanları ve [Varsa diğer deliller] iddialarımızı açıkça ispatlamaktadır.
HUKUKİ NEDENLER: 5237 Sayılı TCK, 5271 Sayılı CMK ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER: WhatsApp mesaj çıktıları (Ek-1), Kamera kayıtları (Ek-2), Tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda kısaca açıklanan ve makamınızca re'sen gözetilecek nedenlerle; şüpheli/şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılması amacıyla iddianame düzenlenmesini ve kamu davası açılmasını saygıyla vekaleten talep ederiz. GG/AA/YYYY
Müşteki Vekili Av. İsim Soyisim (İmza)


VI. Dilekçe Yazımında Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar


Hukuki metinlerin kaleme alınması, belirli bir disiplin ve üslup gerektirir. Savcılık makamına sunulacak dilekçelerin nitelikli ve amaca uygun olması için şu kurallara riayet edilmelidir:


  • Sade ve Anlaşılır Dil: Dilekçe, ağdalı ve karmaşık ifadelerden uzak, sade, net ve Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun bir şekilde yazılmalıdır.

  • Kronolojik Aktarım: Olaylar anlatılırken zaman sırasına uyulmalı, soruşturmayı yürütecek savcının olayı kafasında canlandırabilmesi sağlanmalıdır.

  • Gereksiz Detaylardan Kaçınma: Suç teşkil eden eylemle doğrudan ilgisi bulunmayan, kişisel husumet boyutundaki hukuki değer taşımayan detaylara girilmemelidir.

  • Hukuki Nitelendirme: Eylemin hangi suça vücut verdiği belirtilmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, CMK m.170 gereğince fiilin hukuki nitelendirmesini yapmak savcının görevidir; müştekinin yanlış bir kanun maddesi yazması şikayeti geçersiz kılmaz.

  • Duygu Sömürüsünden Uzak Durma: Objektif ve somut vakalara odaklanılmalı, aşırı duygusal ve yargı makamını yönlendirmeye çalışan ifadelerden imtina edilmelidir.



VII. Delillerin Toplanması ve Dilekçeye Eklenmesi


Ceza yargılamasının temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu amaca ulaşılırken en önemli araçlar delillerdir. Şikayet dilekçesinde soyut iddialarda bulunmak yerine, bu iddiaların somut delillerle desteklenmesi soruşturmanın seyri açısından kritiktir.


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160/2: "Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."

Şikayetçi, elinde bulunan delilleri (belge, fotoğraf, ses veya görüntü kaydı - hukuka uygun elde edilmiş olması şartıyla, mesaj çıktıları vb.) dilekçe ekinde savcılığa sunmalıdır. Elinde olmayan ancak toplanması mümkün olan delillerin (örneğin bir işyerinin güvenlik kamerası kayıtları, HTS kayıtları, banka dekontları) nerede bulunduğunu ve nasıl elde edilebileceğini de dilekçesinde açıkça belirterek savcılıktan bunların toplanmasını talep etmelidir. Özellikle dijital delillerin hızla kaybolma riski bulunduğundan, bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçlarda derhal ekran görüntüsü (hash değeri alınarak) veya URL adreslerinin tespiti sağlanmalıdır.



VIII. Soruşturma Evresi ve İfade Alma İşlemleri


Şikayet dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevzi edilmesinin ardından bir soruşturma numarası (Esas No) verilir ve dosya ilgili soruşturma savcısına atanır. Savcı, şikayetin konusunu inceler ve gerekli gördüğü takdirde kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) talimat vererek araştırmaların yapılmasını ister.


Soruşturma evresinde ilk olarak genellikle şikayetçinin (müştekinin) detaylı beyanı alınır. Ardından varsa tanıklar dinlenir ve şikayet edilen kişi "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılır. Şüphelinin ifadesi alınırken yasal hakları (susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı vb.) kendisine hatırlatılır. Savcı, toplanan tüm delilleri değerlendirerek eylemin suç teşkil edip etmediğine ve yeterli şüphe bulunup bulunmadığına kanaat getirir.


Soruşturma neticesinde savcı temel olarak iki karardan birini verir:


  1. İddianame Düzenlenmesi: Toplanan deliller neticesinde suçun işlendiğine dair yeterli şüphe (CMK m.170) oluşmuşsa, savcı bir iddianame düzenleyerek yetkili ve görevli ceza mahkemesinde kamu davası açar.

  2. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK): Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya olayın suç teşkil etmemesi (örneğin sadece hukuki bir ihtilaf olması) durumunda verilir.



IX. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) ve İtiraz Yolları


Uygulamada kısaca "Takipsizlik Kararı" olarak bilinen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), savcılığın şüpheli hakkında ceza davası açmaya gerek görmediğini ifade eder. Bu karar müştekiye tebliğ edilir.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre: Eksik inceleme veya delillerin takdirinde hataya düşülerek verilen takipsizlik kararları, hak arama hürriyetinin ihlali sonucunu doğurabilir. Bu nedenle müştekinin itiraz hakkını kullanması büyük önem arz eder.

CMK m.173 uyarınca, suçtan zarar gören kişi, KYOK kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde , kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde, kararın hukuka aykırı olduğu nedenleriyle açıklanmalı ve kamu davası açılması gerekliliği vurgulanmalıdır. Sulh Ceza Hakimliği itirazı haklı bulursa, kararı kaldırır ve savcılık iddianame düzenlemek zorundadır. İtiraz reddedilirse karar kesinleşir.



X. Haksız Şikayet ve İftira Suçu


Şikayet hakkı sınırsız bir hak değildir. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti, başkalarının kişilik haklarına zarar verecek şekilde, kötü niyetle kullanılamaz. Kişinin, işlemediğini bildiği halde sırf zarar vermek, husumet gütmek veya asılsız iddialarla bir başkası hakkında soruşturma başlatmak amacıyla şikayette bulunması ciddi hukuki yaptırımlara tabidir.


Türk Ceza Kanunu m.267'de düzenlenen "İftira" suçu bu durumu hüküm altına almıştır. Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak, işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Ayrıca, bu tür haksız şikayetler, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku prensipleri çerçevesinde manevi tazminat davasına konu olabilmektedir.



XI. Ceza Soruşturmasının Borçlar Hukukuna Etkisi


Bir eylemin ceza kanunları kapsamında suç teşkil etmesi, genellikle aynı zamanda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) anlamında bir "haksız fiil" oluşturur. Bu bağlamda, savcılığa sunulan şikayet dilekçesi, failin cezalandırılması amacını taşımasının yanı sıra, ileride açılacak maddi ve manevi tazminat davaları için de önemli bir temel teşkil eder.


Türk Borçlar Kanunu m.74: "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Ancak, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimini bağlamaz; fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar."

Bu yasal düzenleme uyarınca, ceza mahkemesince verilecek olan bir mahkumiyet kararı (veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına esas olan maddi tespitler), hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasında güçlü bir delil niteliği taşır. Dolayısıyla, savcılık aşamasında şikayet dilekçesinin eksiksiz hazırlanması ve delillerin tam olarak sunulması, sadece ceza yargılamasını değil, Borçlar Hukuku tahtındaki tazminat süreçlerini de doğrudan etkilemektedir.



XII. Haksız Fiil Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri


Suç teşkil eden eylem neticesinde mağdur, bedensel bir zarara, malvarlığında bir eksilmeye veya derin bir psikolojik elem ve ızdıraba maruz kalmış olabilir. TBK m.49 uyarınca; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür."


Savcılık şikayeti ile başlatılan süreçte, şüpheli hakkında ceza davası açılması ve suçun sabit görülmesi halinde mağdur, Asliye Hukuk Mahkemelerinde (görevli mahkeme somut olaya göre değişebilir) fail aleyhine tazminat davası ikame edebilir.


  • Maddi Tazminat: Suç nedeniyle ortaya çıkan tedavi masrafları, kazanç kaybı, eşyaya verilen zararın bedeli gibi somut, ölçülebilir ekonomik zararların giderilmesidir.

  • Manevi Tazminat: Suç fiili nedeniyle kişinin onurunun zedelenmesi (örneğin hakaret, iftira), bedensel bütünlüğünün ihlali (yaralama) sonucu duyulan acı ve üzüntünün bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla mahkemece takdir edilen bir meblağın ödenmesidir (TBK m.56 ve m.58).


Önemli Bağlantı: Haksız fiillerden doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu uzun zamanaşımı uygulanır (Uzamış Ceza Zamanaşımı - TBK m.72).



XIII. Şikayetten Vazgeçme ve Hukuki Sonuçları


Şikayete tabi suçlarda, müşteki (şikayetçi) davanın her aşamasında şikayetinden vazgeçebilir. CMK m.73/4 uyarınca kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.


Ancak şikayetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurabilmesi için sanığın (şüphelinin) bu vazgeçmeyi kabul etmesi şarttır. Çünkü sanık, yargılamanın devam ederek beraat kararı almayı ve aklanmayı tercih edebilir. Şikayetten vazgeçme, soruşturma evresinde savcılığa, kovuşturma evresinde ise mahkemeye sunulacak bir dilekçe veya duruşma tutanağına geçirilecek beyan ile yapılır.


Unutulmamalıdır ki, iştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğer faillere de sirayet eder (Şikayetin bölünmezliği kuralı). Ayrıca, re'sen soruşturulan (şikayete tabi olmayan) suçlarda müştekinin "şikayetçi değilim" şeklindeki beyanı kamu davasını düşürmez; sadece davaya katılma (müdahil olma) hakkından feragat ettiği anlamına gelir.



XIV. Sonuç


Ceza adalet sisteminin harekete geçirilmesinde temel bir role sahip olan şikayet kurumu, şekli ve maddi unsurlara riayet edilerek kullanılması gereken bir haktır. Hatalı ve eksik beyanlarla hazırlanan dilekçeler, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilmektedir. Şikayet sürecine dair genel prensipler şu şekilde özetlenebilir:


  1. Şikayete tabi suçlarda 6 aylık hak düşürücü süreye kesinlikle uyulmalıdır.

  2. Dilekçe yazımında olaylar net, kronolojik ve abartıdan uzak bir üslupla aktarılmalıdır.

  3. İddiaları destekleyen tüm hukuka uygun deliller (belge, kayıt, tanık) dilekçeye eklenmeli veya nerede bulundukları belirtilmelidir.

  4. Savcılık tarafından verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair (KYOK) kararlara karşı iki haftalık yasal süre içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı etkin kullanılmalıdır.

  5. Ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararları, Borçlar Hukuku kapsamında açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında önemli bir ispat aracı teşkil etmektedir.


Hak arama sürecinin başarıyla yönetilebilmesi, yalnızca olayların anlatılmasından ibaret olmayıp, hukuki nitelemenin, usul kurallarının ve delil hukuku prensiplerinin bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler










Dilekçe Örnekleri












Kaynaklar ve Referanslar













Bu makale 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki danismanlik yerine gecmez.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.


Güncellik kontrolünde kullanılan resmî kaynaklar


Sıkça Sorulan Sorular


1. Savcılığa şikayet dilekçesi nasıl verilir?


Savcılığa şikayet dilekçesi, suçun işlendiği veya şüphelinin yerleşim yeri Cumhuriyet Başsavcılığı müracaat savcılığına bizzat, vekaletnameye sahip bir avukat aracılığıyla veya e-imza ile UYAP Vatandaş portalı üzerinden sunularak verilir. 5271 sayılı CMK m.158 uyarınca gerekli kayıt işlemleri yapılarak soruşturma evresi başlatılır.


2. Şikayet süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?


Türk Ceza Kanunu m.73 uyarınca, takibi şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi 6 aydır. Bu altı aylık hak düşürücü süre, suçtan zarar gören kişinin (mağdurun) fiili ve fiili işleyen faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.


3. Şikayet dilekçesi örneği savcılık aşamasında şart mıdır?


Kanunen matbu bir şikayet dilekçesi örneği kullanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, CMK ve Dilekçe Hakkı Kanunu gereği kimlik bilgileri, olayın özeti, tarih, imza gibi şekli unsurları barındıran düzenli bir taslak üzerinden ilerlemek, soruşturmanın hızlı ve sağlıklı yürütülmesi için teminat niteliğindedir.


4. Takipsizlik (KYOK) kararına itiraz nasıl ve nereye yapılır?


Savcılık tarafından verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara (KYOK), kararın müştekiye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. CMK m.173 gereğince itiraz dilekçesi, kararı veren savcılığın yargı çevresindeki Sulh Ceza Hakimliğine sunulur.


5. Şikayetten vazgeçme halinde ceza davası düşer mi?


Suç, TCK kapsamında takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer alıyorsa (Örn: Basit hakaret, basit yaralama), şikayetten vazgeçme halinde CMK m.73 uyarınca kural olarak dava düşer. Ancak re'sen soruşturulan (kamu davası niteliğindeki) suçlarda vazgeçme davayı düşürmez, yargılama devam eder.


6. Haksız şikayet durumunda tazminat talep edilebilir mi?


Evet, bir kişinin işlemediğini bildiği halde başkası hakkında suç uydurarak şikayetçi olması durumunda, haksız yere suçlanan kişi iftira suçundan (TCK m.267) şikayetçi olabilir. Ayrıca, TBK m.58 uyarınca kişilik hakları ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.


7. Avukat olmadan savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir mi?


Türk hukuk sisteminde savcılığa suç duyurusunda bulunmak veya davaları takip etmek için avukat tutma zorunluluğu (istisnalar hariç) yoktur. Kişiler bizzat şikayet dilekçesi hazırlayarak müracaat edebilirler; ancak hukuki nitelendirme ve usul kurallarında hata yapmamak adına hukuki destek alınması hak kayıplarını önleyecektir.


8. Suç duyurusu dilekçesine hangi deliller eklenebilir?


CMK m.160 ve devamı maddeleri çerçevesinde, iddiayı ispatlamaya yarayan her türlü hukuka uygun delil dosyaya sunulabilir. Bunlar arasında tanık beyanları, doktor raporları, kamera kayıtları, banka dekontları, noter onaylı ihtarname örnekleri ve WhatsApp yazışma çıktıları yer almaktadır.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page