top of page

RTÜK Sosyal Medya Düzenlemeleri: Güncel Durum

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında RTÜK sosyal medya düzenlemeleri, dijital platformların lisanslama süreçleri, yayın içerik denetimleri, idari yaptırımlar ve platform işletmecilerinin güncel hukuki yükümlülükleri — detaylı inceleme.

Mevzuat ve süre kontrolü: 19 Ekim 2026. Ceza muhakemesindeki başvuru süresi; karar türü, öğrenme veya gerekçeli tebliğ tarihi ve zaman bakımından uygulanacak hükme göre belirlenir. KYOK itirazında CMK m.173, genel itirazda m.268; istinafta m.273 ayrı uygulanır. Eski yedi/on beş günlük açıklamalar güncel genel kural olarak kullanılamaz.


Ozet (TL;DR)



6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında RTÜK sosyal medya düzenlemeleri, dijital platformların lisanslama süreçleri, yayın içerik denetimleri, idari yaptırımlar ve platform işletmecilerinin güncel hukuki yükümlülükleri — detaylı inceleme.



Bu makale son olarak 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki gorus yerine gecmez.


İçindekiler


  • I. Giriş

  • II. RTÜK'ün Dijital Medya Üzerindeki Yetkisinin Yasal Dayanağı

  • III. İnternet Üzerinden Yayın Sunan Platformların Lisans Yükümlülüğü

  • IV. Seç-İzle (İsteğe Bağlı) Yayın Hizmetleri ve Sosyal Medya Bağlantısı

  • V. Video Paylaşım Platformlarındaki Bireysel Yayıncıların Durumu

  • VI. Sosyal Medya Platformlarının Temsilci Bulundurma Yükümlülüğü

  • VII. RTÜK İçerik Denetimi ve Yayın İlkeleri

  • VIII. Dijital Platformlarda Yayınlanan Reklam ve Sponsorluk Kuralları

  • IX. Çocukların Korunması ve İçerik Sınıflandırma Sistemi

  • X. İdari Yaptırımlar ve Erişim Engelleme Süreçleri

  • XI. İdari Yaptırım Kararlarına Karşı Yargı Yolu

  • XII. Sonuç

















I. Giriş



Geleneksel medyanın dijitalleşmesi ve yayıncılık faaliyetlerinin internet ortamına taşınması, hukuki düzenlemelerin de bu eksende evrilmesini zorunlu kılmıştır. Özellikle video paylaşım platformları, isteğe bağlı yayın hizmetleri ve sosyal ağ sağlayıcılarının kitleler üzerindeki etkisi, kamu düzeni ve genel ahlakın korunması bağlamında yeni denetim mekanizmalarının oluşturulmasına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yürütülen denetim faaliyetleri internet ortamını kapsayacak şekilde genişletilmiştir.



rtük sosyal medya düzenlemeleri, temel olarak 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde şekillenmektedir. Sosyal medya platformları üzerinden sunulan görsel ve işitsel içeriklerin, televizyon yayınlarına benzer bir hukuki rejime tabi tutulup tutulmayacağı tartışmaları, 2019 yılında çıkarılan yönetmelikle büyük ölçüde netleşmiştir. Günümüzde, belirli kriterleri taşıyan dijital yayıncıların RTÜK denetimine tabi olduğu kabul edilmektedir.



Bu makalede, RTÜK'ün internet ortamındaki yayınlar üzerindeki denetim yetkisi, dijital platformların lisanslama süreçleri, bireysel içerik üreticilerinin hukuki statüsü ve uygulanan idari yaptırımlar detaylı bir şekilde değerlendirilmektedir. İlgili hususlar, Dijital Medya & İnfluencer alanı başta olmak üzere geniş bir hukuki çerçevede ele alınmaktadır.





II. RTÜK'ün Dijital Medya Üzerindeki Yetkisinin Yasal Dayanağı



İnternet üzerinden gerçekleştirilen yayınların RTÜK denetimine alınmasına ilişkin temel yasal dayanak, 6112 sayılı Kanun'a 7103 sayılı Kanun ile eklenen 29/A maddesidir. Bu madde ile internet ortamından radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunan kuruluşların RTÜK'ten lisans almaları zorunlu kılınmıştır. Böylece, geleneksel frekans tahsisi üzerinden yapılan yayıncılık ile internet üzerinden yapılan yayıncılık arasındaki hukuki fark önemli ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Kişilik Hakları İhlali: Sosyal Medyada Korunma başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



6112 sayılı Kanun m. 29/A: "Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamından sunumu ile bu hizmetlerin internet ortamından iletimine ilişkin usul ve esaslar Üst Kurul ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenir."


Söz konusu kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan "Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik" 1 Ağustos 2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik, internet üzerinden yayın hizmeti sunan medya hizmet sağlayıcılarının yükümlülüklerini, lisans süreçlerini ve RTÜK'ün denetim mekanizmalarını ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Bu durum, Bilişim Hukuku ve medya hukuku kesişiminde yeni bir dönemin başlangıcını işaret etmektedir.



İlgili mevzuat uyarınca, içerik ve yer sağlayıcıların yükümlülükleri 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile de paralel şekilde yürütülmektedir. Dolayısıyla, sosyal medya platformlarının ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin hukuki statüsü değerlendirilirken hem 6112 sayılı Kanun hem de 5651 sayılı Kanun hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İnfluencer Reklam Mevzuatı: Yasal Yükümlülükler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.





III. İnternet Üzerinden Yayın Sunan Platformların Lisans Yükümlülüğü



6112 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik gereğince, internet üzerinden yayın yapmak isteyen medya hizmet sağlayıcı kuruluşların RTÜK'ten yayın türüne uygun lisans almaları gerekmektedir. Bu lisans zorunluluğu, içeriklerini Türkiye'deki kullanıcılara sunan, dili Türkçe olan veya Türkiye'ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yurtdışı merkezli kuruluşları da kapsamaktadır. Bu sayede, haksız rekabetin önlenmesi ve ulusal mevzuatın tüm aktörlere eşit uygulanması hedeflenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İnfluencer Vergi Yükümlülükleri: Kapsamlı Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



Lisans türleri, sunulan hizmetin niteliğine göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Yayıncı kuruluşların, faaliyetlerine başlamadan önce veya mevzuatta belirtilen geçiş süreleri içinde gerekli başvuruları yapmaları hukuki bir zorunluluktur. Lisanslama süreci, kuruluşların mali yapısı, idari kapasitesi ve yayın ilkelerine uyum taahhütleri gibi çok sayıda parametrenin incelenmesini gerektirmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Marka İşbirliği Sözleşmesi: Önemli Maddeler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



Lisans Türü

Açıklama

Kapsam ve Süre

İnternet-TV

İnternet üzerinden televizyon yayını lisansı

10 yıl geçerli, doğrusal (linear) yayınlar

İnternet-RD

İnternet üzerinden radyo yayını lisansı

10 yıl geçerli, ses odaklı doğrusal yayınlar

İnternet-İBYH

İsteğe bağlı yayın hizmeti lisansı

10 yıl geçerli, seç-izle (VOD) platformları



Lisans başvurusu yapacak şirketlerin, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olmaları gerekmektedir. Bu şirketlerin ana sözleşmelerinde yayıncılık faaliyetinin açıkça belirtilmiş olması aranmaktadır. Ayrıca, RTÜK tarafından belirlenen lisans ücretlerinin ödenmesi, teminat koşullarının sağlanması ve yöneticilere ilişkin yasal şartların yerine getirilmesi zorunludur. Aksi takdirde, lisans başvuruları reddedilmekte ve izinsiz yayın faaliyeti kapsamında idari ve adli yaptırımlar gündeme gelmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Platform Sorumluluk Kanunu: Güncel Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.





IV. Seç-İzle (İsteğe Bağlı) Yayın Hizmetleri ve Sosyal Medya Bağlantısı



İsteğe bağlı yayın hizmetleri (Video on Demand - VOD), kullanıcıların programları kendi seçtikleri zamanda ve kendi talepleri doğrultusunda, bir program kataloğundan seçerek izleyebildikleri hizmetlerdir. Global veya yerel nitelikteki dizi, film ve belgesel platformları bu kapsamda değerlendirilmektedir. Söz konusu platformların faaliyetleri, geleneksel televizyon yayıncılığından farklı dinamiklere sahip olmakla birlikte, içeriklerin kamuya arz ediliş biçimi nedeniyle sıkı bir denetim rejimine tabi tutulmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için KVKK Uyum Süreci: Adım Adım Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



İsteğe bağlı yayın hizmeti sunan platformların sosyal medya ile entegre çalışması, bazen sosyal medya ağları üzerinden doğrudan içerik sunulması hukuki gri alanlar yaratabilmektedir. RTÜK uygulamalarında, münhasıran isteğe bağlı yayın hizmeti sunan platformların (İnternet-İBYH) lisansı alması gerektiği kesinleşmiş bir kuraldır. Ancak, bir sosyal ağ sağlayıcısının kendi platformu içinde alt bir hizmet olarak isteğe bağlı yayın kataloğu sunması durumunda, söz konusu ağın da yayıncı sıfatını kazanıp kazanmadığı tartışma konusudur. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Aydınlatma Metni Hazırlama Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Önemli Kavram: Medya Hizmet Sağlayıcı sıfatının kazanılmasında temel kriter, yayınlanacak içeriklerin seçimi ve düzenlenmesi üzerinde editoryal sorumluluğa sahip olunmasıdır.


Editoryal sorumluluk kavramı, bir platformun sadece "yer sağlayıcı" mı yoksa "medya hizmet sağlayıcı" mı olduğunun tespitinde belirleyici rol oynamaktadır. Eğer platform, kullanıcılar tarafından yüklenen içerikleri sadece barındırıyor ve algoritmik bir sıralama yapıyorsa, kural olarak 5651 sayılı Kanun kapsamında yer sağlayıcıdır. Ancak platform, içerikleri bizzat finanse edip ürettiriyor, kataloglandırıyor ve izleyiciye sunuyorsa, artık 6112 sayılı Kanun kapsamında medya hizmet sağlayıcısı olarak kabul edilmekte ve RTÜK denetimine tabi olmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için KVKK Açık Rıza: Şartlar ve Örnekler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.





V. Video Paylaşım Platformlarındaki Bireysel Yayıncıların Durumu



YouTube, Twitch, TikTok gibi video paylaşım platformları (User Generated Content - UGC), milyonlarca bireysel yayıncıya (influencer) ev sahipliği yapmaktadır. Bu mecralarda faaliyet gösteren yayıncıların RTÜK lisans yükümlülüğüne tabi olup olmadığı, rtük sosyal medya düzenlemeleri bağlamında en sık sorulan sorulardan biridir. İlgili yönetmelik incelendiğinde, bireysel iletişim amacı taşıyan platformların genel kapsam dışında bırakıldığı görülmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Veri İhlali Bildirimi: Süreç ve Yükümlülükler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



Yönetmeliğin "Kapsam Dışı Hizmetler" başlıklı düzenlemelerine göre, görsel-işitsel eserlerin kişisel iletişim veya bilgi paylaşımı amacıyla internet ortamında sunulması, platform işletmeciliği niteliğinde sayılmamaktadır. Dolayısıyla, amatör içerik üreticileri, vloggerlar veya kişisel kanallar üzerinden yayın yapan bireyler kural olarak RTÜK lisansından muaftır. Bu durum, ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkının korunması açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için SaaS Sözleşmesi: Hukuki Çerçeve başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Dikkat: Bireysel yayıncıların lisans almaktan muaf olması, içeriklerinin hiçbir hukuki denetime tabi olmadığı anlamına gelmez. Bu yayıncılar, 5651 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca içeriklerinden doğrudan sorumludur.


Bununla birlikte, kurumsal bir yapı altında, profesyonel bir yayın akışı oluşturarak, düzenli ve sürekli bir şekilde radyo veya televizyon yayını benzeri (web TV, web radyo) içerik sunan yapıların durumu farklı değerlendirilebilmektedir. RTÜK, bir YouTube kanalının yayıncılık faaliyetini "ticari ve editoryal bir organizasyon" boyutunda yürüttüğünü tespit ederse, bu yapıyı medya hizmet sağlayıcısı olarak nitelendirip lisans yükümlülüğü getirebilmektedir. Bu ayrım, her somut olayda kanalın organizasyon yapısı, gelir modeli ve yayın sürekliliği dikkate alınarak yapılmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Online Pazar Yeri: Yasal Yükümlülükler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.





VI. Sosyal Medya Platformlarının Temsilci Bulundurma Yükümlülüğü



Türkiye'de sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemelerin bir diğer önemli ayağını, 5651 sayılı Kanun ek m. 4 ile getirilen temsilci bulundurma yükümlülüğü oluşturmaktadır. Günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurtdışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye'de en az bir kişiyi temsilci olarak belirlemek ve bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini 5651 sayılı Kanunda tanımlanan Başkanlığa bildirmek zorundadır. 19 Ekim 2026 itibarıyla Kanunun m.2 hükmündeki Başkanlık, Siber Güvenlik Başkanlığıdır; bu temsilci bildirimi RTÜK yayın lisansından ayrı bir yükümlülüktür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Dijital Hizmet Vergisi: Türkiye Uygulaması başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.



Bu yükümlülük doğrudan RTÜK mevzuatında yer almamakla birlikte, RTÜK'ün internet ortamındaki yayınlar üzerindeki denetimini etkinleştirmesi bakımından tamamlayıcı bir işlev görmektedir. RTÜK, yayın ilkelerine aykırı bir içerik tespit ettiğinde, söz konusu içeriğin kaldırılması veya platforma idari yaptırım uygulanması süreçlerinde, platformun Türkiye'deki muhatabına (temsilcisine) tebligat yapma imkanına kavuşmuştur. Bu durum, idari işlemlerin hızını ve etkinliğini artırmaktadır.



Temsilci bulundurma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, ilgili sosyal ağ sağlayıcısına kademeli olarak ağırlaşan yaptırımlar öngörülmüştür. Bu yaptırımlar; idari para cezaları, reklam yasağı ve son aşamada bant genişliğinin %90'a kadar daraltılması şeklindedir. Temsilcilik ofislerinin kurulmasıyla birlikte, platformların Türk idari makamları ve RTÜK ile olan koordinasyonu artmış, hukuki uyum süreçleri daha sistematik bir hale gelmiştir.





VII. RTÜK İçerik Denetimi ve Yayın İlkeleri



İnternet ortamında yayın lisansı alan medya hizmet sağlayıcıları, televizyon ve radyo kuruluşları gibi 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinde düzenlenen yayın hizmeti ilkelerine uymakla yükümlüdür. RTÜK'ün temel denetim fonksiyonu bu maddede yer alan ilkelerin ihlal edilip edilmediğinin tespitine dayanmaktadır. Söz konusu ilkeler, yayınların kamu düzenini, genel ahlakı ve toplumun temel değerlerini koruyacak şekilde yapılmasını emretmektedir.



6112 sayılı Kanun m. 8/1-f: "Yayın hizmetleri, toplumun millî ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz."


Dijital platformlardaki (özellikle isteğe bağlı yayın hizmetlerindeki) içerik denetimi, geleneksel televizyona kıyasla bazı nüanslar içermektedir. İsteğe bağlı yayınlarda kullanıcıların içeriği bilerek ve isteyerek (tercih ederek) izlemesi, RTÜK'ün bu platformlara yönelik denetim kriterlerini şekillendirirken dikkate aldığı bir unsurdur. Ancak, eşcinselliğin özendirilmesi, şiddet, müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanımını teşvik gibi hususlarda RTÜK, dijital platformlara da sıfır tolerans politikası uygulamakta ve idari yaptırımlar tatbik etmektedir.



Özellikle ifade özgürlüğü ile yayın ilkeleri arasındaki dengenin sağlanması hassas bir hukuki meseledir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı üzere, basın ve yayın özgürlüğü mutlak değildir. Kamu düzeni ve genel ahlak gerekçesiyle sınırlandırmalar getirilebilir. Ancak bu sınırlandırmaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olması hukuki bir zorunluluktur. RTÜK kararlarının yargısal denetiminde de en çok tartışılan konulardan biri ölçülülük ilkesidir.





VIII. Dijital Platformlarda Yayınlanan Reklam ve Sponsorluk Kuralları



İnternet yayıncılığının temel gelir kaynağını oluşturan dijital reklamlar ve sponsorluk faaliyetleri, 6112 sayılı Kanun ile Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu mevzuatı kapsamında çifte denetime tabidir. RTÜK, dijital platformlardaki ticari iletişim yayınlarının, tüketiciyi yanıltıcı olmamasını, gizli reklam yasağına riayet edilmesini ve belirli sürelere uygun şekilde yayınlanmasını denetlemektedir. Bu süreç, E-Ticaret ve Tüketici Hukuku prensipleriyle entegre şekilde yürütülmektedir.



Gizli reklam yasağı, sosyal medya ve dijital platformlarda sıkı bir biçimde takip edilen kurallardan biridir. Bir ürün veya hizmetin, reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin program içinde tanıtılması veya övülmesi gizli reklam teşkil etmektedir. RTÜK, bu tür uygulamalara karşı yüksek miktarlarda idari para cezaları tesis etmektedir. İnfluencerlar ve dijital yayıncıların, içeriklerinde yer alan işbirliklerini (örneğin #işbirliği veya #sponsorlu etiketleri ile) açıkça izleyiciye bildirmeleri hukuki bir zorunluluktur.



Bununla birlikte, alkollü içkiler, tütün mamulleri, reçeteli ilaçlar ve yasadışı bahis siteleri gibi mevzuatla reklamı yasaklanmış ürün veya hizmetlerin dijital platformlarda tanıtılması kesinlikle yasaktır. İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde, program aralarına yerleştirilen reklamların sıklığı ve süresi, izleyicinin programı kesintisiz izleme hakkını ihlal etmeyecek şekilde düzenlenmelidir.





IX. Çocukların Korunması ve İçerik Sınıflandırma Sistemi



Çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebilecek yayınlardan korunması, RTÜK'ün en temel görevleri arasında sayılmaktadır. 6112 sayılı Kanun m. 8/2 uyarınca, medya hizmet sağlayıcıları, koruyucu sembol sistemi (Akıllı İşaretler) kullanmak ve çocuklara zararlı olabilecek içerikleri onların ekran başında olma ihtimalinin yüksek olduğu saatlerde yayınlamamakla yükümlüdür.



İsteğe bağlı yayın hizmetleri (VOD) internet üzerinden sunulduğu için "yayın saati" kavramı ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle, yönetmelik ile bu platformlara ebeveyn kontrolü (parental control) sağlayan şifreleme veya doğrulama mekanizmaları geliştirme zorunluluğu getirilmiştir. Örneğin, belirli bir yaş sınırına sahip bir içeriğe erişim, çocukların kolayca aşamayacağı bir PIN kodu veya farklı bir koruma kalkanı ile sınırlandırılmak zorundadır.



Katalogda yer alan her bir programın içeriğine uygun koruyucu semboller (şiddet/korku, cinsellik, olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar gibi) programın başında veya menü seçim ekranında net bir şekilde izleyiciye sunulmalıdır. Bu yükümlülüklerin ihlali, RTÜK tarafından idari yaptırımlara konu edilmektedir. Platformlar, algoritmalarını çocuk profillerini koruyacak şekilde optimize etmekle yükümlü kılınmıştır.





X. İdari Yaptırımlar ve Erişim Engelleme Süreçleri



İnternet üzerinden yayın yapan kuruluşların 6112 sayılı Kanun veya ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmesi durumunda, RTÜK çeşitli idari yaptırımlar uygulama yetkisine sahiptir. Yaptırım türleri ihlalin ağırlığına göre kademelendirilmiştir ve idari para cezasından erişimin engellenmesine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.



  1. İdari Para Cezası: Yayın ilkelerinin (m. 8) ihlali halinde, kuruluşun bir önceki aya ait ticari iletişim gelirinin belirli bir oranında idari para cezası verilebilmektedir.

  2. Katalogdan Çıkarma: İsteğe bağlı yayın hizmetlerinde, ihlale konu olan belirli bir programın katalogdan çıkarılması talep edilebilir. Bu yaptırım, ihlalin orantılı bir şekilde giderilmesi amacını taşır.

  3. Lisansın İptali: İhlallerin tekerrürü veya lisans şartlarının kaybedilmesi gibi ağır durumlarda, RTÜK kararı ile kuruluşun yayın lisansı iptal edilebilir.

  4. Erişimin Engellenmesi: RTÜK'ten lisans almadan internet üzerinden yayın faaliyeti yürüten kuruluşların tespit edilmesi halinde, RTÜK web sitesinde duyuru yapılarak 72 saat süre verilir. Bu süre içinde lisans başvurusu yapılmaz veya yayın durdurulmazsa, RTÜK'ün talebi üzerine Ankara Sulh Ceza Hakimliği tarafından içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir (m. 29/A).







Erişim engelleme kararları, Türkiye'deki tüm internet servis sağlayıcılarına iletilerek uygulanmaktadır. Bu bağlamda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile RTÜK arasında koordineli bir süreç işletilmektedir. Verilen sulh ceza hakimliği kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.





XI. İdari Yaptırım Kararlarına Karşı Yargı Yolu



RTÜK tarafından verilen idari yaptırım kararları (idari para cezası, lisans iptali, katalogdan çıkarma vb.) idari işlem niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı idari yargı yoluna başvurulabilmektedir. İdari işlemin iptali davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında açılmaktadır. RTÜK'ün merkezi Ankara'da bulunduğundan, iptal davalarında yetkili mahkemeler Ankara İdare Mahkemeleridir.



Danıştay 13. Dairesi'nin Emsal Kararlarında: İdari yaptırımların hukuka uygunluğu denetlenirken; fiilin sübut bulup bulmadığı, yaptırımın kanunilik ve ölçülülük ilkelerine uygunluğu ile ifade özgürlüğü sınırlarının ihlal edilip edilmediği titizlikle incelenmektedir.


Dava açma süresi, yaptırım kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gündür. RTÜK kararları uygulanmakla etkisi tükenecek veya telafisi güç zararlar doğuracak işlemler (örneğin yayın durdurma) barındırabiliyorsa, davanın yürütmenin durdurulması talepli olarak açılması kritik öneme sahiptir. İdare mahkemesince verilecek kararlara karşı, miktara ve kararın niteliğine göre Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) ve Danıştay (Temyiz) yolları tüketilebilir.



Erişimin engellenmesi kararları ise Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildiğinden, bu kararlara karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268 uyarınca "itiraz" yoludur. Kararı veren hakimliğin numara olarak izleyen hakimliğine iki hafta içinde itiraz edilebilmektedir. İç hukuk yollarının tüketilmesi halinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı (özellikle ifade ve basın özgürlüğü bağlamında) her zaman mevcuttur.





XII. Sonuç



RTÜK'ün dijital medya ve internet ortamındaki isteğe bağlı yayın hizmetleri üzerindeki denetim yetkisi, yayıncılık sektöründe büyük bir paradigma değişikliğine yol açmıştır. Gelinen noktada değerlendirilen temel hususlar şunlardır:



  1. İnternet üzerinden televizyon, radyo ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunan tüm platformların RTÜK lisansı alması hukuki bir zorunluluktur.

  2. Lisanslı kuruluşlar, 6112 sayılı Kanun m. 8'de yer alan yayın hizmeti ilkelerine uymakla yükümlüdür.

  3. Bireysel içerik üreticileri (vloggerlar vb.) genel kural olarak platform işletmecisi sayılmamakta ve lisans zorunluluğu dışında tutulmaktadır; ancak editoryal bir yapı sergileyenler denetime tabi olabilir.

  4. İhlaller durumunda RTÜK tarafından ağır idari para cezaları, katalogdan çıkarma veya Sulh Ceza Hakimliği kanalıyla erişim engelleme yaptırımları uygulanabilmektedir.

  5. Tüm idari yaptırımlara karşı idari yargıda iptal davası, sulh ceza hakimliği kararlarına karşı ise ceza usul hukuku kapsamında itiraz hakkı mevcuttur.








İnternet yayıncılığı ve dijital platform işletmeciliği yapacak tüzel kişilerin, yayın hayatına başlamadan önce lisans süreçlerini eksiksiz tamamlamaları, içerik sınıflandırma ve ebeveyn kontrolü mekanizmalarını hukuki standartlara uygun olarak sisteme entegre etmeleri büyük önem taşımaktadır.



Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler











Kaynaklar ve Referanslar













Bu makale 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki danismanlik yerine gecmez.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.


Güncellik kontrolünde kullanılan resmî kaynaklar


5651 sayılı Kanun — güncel metin (m.2 ve Ek m.4)

Sıkça Sorulan Sorular


1. Bireysel YouTube veya Twitch yayıncıları RTÜK lisansı almak zorunda mıdır?


Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik gereği, amatör ve münhasıran kişisel iletişim amacı taşıyan yayınlar platform işletmeciliği sayılmamaktadır. Bu nedenle, genel kural olarak bireysel yayıncılar ve vloggerlar lisans almak zorunda değildir. Ancak, editoryal sorumluluk üstlenerek profesyonel bir yayın formatına bürünen yapıların durumu RTÜK tarafından her somut olayda ayrıca değerlendirilmektedir.


2. İnternet yayın lisansı (İnternet-İBYH) başvurusu için hangi şirket türü zorunludur?


İlgili mevzuat uyarınca, RTÜK'e lisans başvurusunda bulunacak olan kuruluşların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket veya limited şirket olması zorunludur. Ayrıca şirketin ana sözleşmesinde radyo, televizyon veya isteğe bağlı yayın hizmeti sunacağına dair ibarelerin açıkça yer alması gerekmektedir.


3. Yurt dışında kurulu dijital yayın platformları Türkiye'de lisans almak zorunda mıdır?


Evet, 6112 sayılı Kanun m. 29/A kapsamında, yayın dili Türkçe olan, Türkiye'ye yönelik yayın yapan veya ticari iletişimini (reklam vb.) Türkiye'medeki izleyicilere yönlendiren yurtdışı merkezli tüm yayın kuruluşları lisans almak zorundadır. Bu platformlar, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde erişim engelleme kararları ile karşı karşıya kalabilmektedir.


4. RTÜK izinsiz internet yayınları hakkında nasıl bir yaptırım uygular?


RTÜK, lisanssız yayın yapıldığını tespit ettiğinde kendi internet sitesinde bir ihtar yayımlayarak kuruluşa lisans başvurusu yapması için 72 saat süre verir. Bu süre zarfında başvuru yapılmaması veya yayının durdurulmaması halinde, Ankara Sulh Ceza Hakimliği'nden içerik çıkarma ve/veya erişim engelleme kararı verilmesi talep edilir.


5. İsteğe bağlı yayınlarda (VOD) çocukları korumak için hangi önlemler alınmalıdır?


6112 sayılı Kanun m. 8/2 uyarınca, isteğe bağlı yayın hizmeti sunanlar, çocukların fiziksel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek yayınların sunumunda koruyucu sembol sistemi (Akıllı İşaretler) kullanmak zorundadır. Ayrıca, belli içeriklere erişimin ebeveyn kontrolü (şifreleme, PIN vb.) yöntemleriyle sınırlandırılması hukuki bir yükümlülüktür.


6. Dijital platformlarda gizli reklam yapmak hukuka aykırı mıdır?


Gizli reklam, hem 6112 sayılı Kanun (RTÜK mevzuatı) hem de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kesinlikle yasaktır. İhlal durumunda RTÜK tarafından idari para cezası verilebileceği gibi, Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından da içeriğin durdurulması ve ek idari yaptırımlar tatbik edilebilmektedir.


7. RTÜK'ün verdiği idari yaptırım kararlarına karşı dava nerede açılır?


RTÜK tarafından verilen idari para cezası, lisans iptali veya yayın durdurma gibi kararlar idari işlem statüsündedir. Bu idari işlemlere karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yürütmenin durdurulması talepli olarak iptal davası açılması gerekmektedir.


8. Erişim engelleme kararına itiraz süresi ne kadardır?


RTÜK'ün talebi ile Ankara Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen erişim engelleme kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK hükümleri uyarınca kararın tebliği veya öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeyi numara olarak izleyen Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusunda bulunulabilir.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page