top of page

Alacak Davası: Süreç, Zamanaşımı ve Masraflar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında alacak davası nasıl açılır zamanaşımı süreleri, görevli mahkemeler, ispat kuralları, harç ve masraflar ile zorunlu arabuluculuk şartının incelendiği — kapsamlı hukuki rehber.

Özet



6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında alacak davası nasıl açılır zamanaşımı süreleri, görevli mahkemeler, ispat kuralları, harç ve masraflar ile zorunlu arabuluculuk şartının incelendiği — kapsamlı hukuki rehber.



Hukuki inceleme: 20 Ekim 2026. Dava türü geçişi, süreler, arabuluculuk, deliller, masraf ve icra yolları denetlenmiştir.


İçindekiler


  • I. Giriş

  • II. Alacak Davasının Hukuki Niteliği ve Temel Kavramlar

  • III. Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Süreci

  • IV. Alacak Davası Nasıl Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • V. Alacak Davasında İspat Yükü ve Deliller

  • VI. Alacak Davalarında Zamanaşımı Süreleri

  • VII. Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davası Kurumu

  • VIII. Alacak Davası Masrafları, Harçlar ve Avukatlık Ücreti

  • IX. Alacağın Güvence Altına Alınması: İhtiyati Haciz

  • X. Yargılama Süreci, İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları

  • XI. İlamın İcrası ve Tahsilat Aşaması

  • XII. Sonuç

  • Sıkça Sorulan Sorular



I. Giriş


Toplumsal yaşamın ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde, gerçek ve tüzel kişiler arasında sayısız hukuki işlem ve eylem gerçekleştirilmektedir. Bu işlemler neticesinde taraflar arasında çeşitli borç ilişkileri doğmaktadır. Sözleşmelerden, haksız fiillerden veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan borçların süresi içinde ifa edilmemesi, alacaklı tarafın hak kaybına uğramasına neden olmaktadır. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde, alacaklıya tanınan en temel hukuki başvuru yolu alacak davası açmaktır.


Alacak davası, borçlusu tarafından rızasıyla yerine getirilmeyen bir borcun, devletin yargı organları aracılığıyla tespit edilmesi ve tahsilinin sağlanması amacıyla ikame edilen bir eda davası niteliğindedir. Hedeflenen anahtar kavram olan alacak davası nasıl açılır zamanaşımı süreleri ne kadardır gibi sorular, uyuşmazlığın türüne, kaynağına ve tarafların sıfatına göre farklılık göstermektedir. Bu makalede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri çerçevesinde alacak davalarının genel yapısı, usul kuralları, ispat yükümlülüğü, harç ve masraflar ile zamanaşımı süreleri derinlemesine incelenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İtirazın İptali Davası: Şartları ve Süreci başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Makalenin Kapsamı: Bu çalışmada, faturaya dayalı alacaklar, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar, işçilik alacakları ve tüketici işlemlerinden kaynaklanan alacak davalarının usul ve esasları Yargıtay içtihatları ışığında ele alınmaktadır.



II. Alacak Davasının Hukuki Niteliği ve Temel Kavramlar


Hukukumuzda davalar; eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olmak üzere temel gruplara ayrılmaktadır. Alacak davası, davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği tipik bir eda davasıdır. HMK m. 105 uyarınca eda davası yoluyla, mahkemeden davalının bir edimi yerine getirmesine karar verilmesi istenir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Menfi Tespit Davası: İcra Hukukunda Uygulama başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


A. Borç İlişkisi ve Borcun Kaynakları


Alacak davasının temelinde geçerli bir borç ilişkisi yatmaktadır. Türk Borçlar Kanunu sistematiğinde borcun doğurduğu kaynaklar üç ana başlık altında toplanmıştır:


  1. Sözleşmeden Doğan Borçlar: Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulan hukuki işlemlerdir (satım sözleşmesi, eser sözleşmesi, kira sözleşmesi vb.).

  2. Haksız Fiilden Doğan Borçlar: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verilmesi durumunda doğan tazminat yükümlülükleridir.

  3. Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borçlar: Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin, bu zenginleşmeyi iade yükümlülüğüdür.


B. Muacceliyet ve Temerrüt


Eda talebinde alacağın muaccel olması kuraldır. Vade, sözleşme veya kanuni muacceliyet şartı belirlenmeli; dava açılması ile hüküm anındaki hukuki yarar ve özel düzenlemeler birlikte incelenmelidir. Vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haczin özel koşulları ise eda davasıyla aynı değildir.


Temerrüt ile muacceliyet ayrı kavramlardır. Temerrüt faizi ve gecikme zararında ihtar veya kanuni istisna incelenir; sözleşmeden dönme için m.123–125’teki ek süre ve istisnalar da gerekebilir. Her geç ödeme kendiliğinden bütün seçimlik hakları aynı koşullarla doğurmaz.


TBK m.117’de kural, muaccel borçta ihtardır. Birlikte/usulünce belirlenmiş vadenin geçmesi ve haksız fiilin işlendiği tarih gibi istisnalar vardır. Sebepsiz zenginleşmede kural zenginleşme tarihi olmakla birlikte, zenginleşen iyiniyetliyse temerrüt için bildirim gerekir. Her dava öncesinde noter ihtarı zorunlu olduğu sonucu çıkarılamaz.


III. Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Süreci


Türk hukuk sisteminde, yargı yükünün hafifletilmesi ve uyuşmazlıkların daha hızlı, ekonomik ve barışçıl yollarla çözülmesi amacıyla arabuluculuk kurumu geliştirilmiştir. Bazı alacak kalemleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartı haline getirilmiştir. Arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde mahkeme, davanın usulden reddine karar verecektir.


A. Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk


TTK m.5/A, ticari dava niteliğindeki konusu bir miktar para olan alacak/tazminat yanında itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını kapsar. Sırf taraflardan birinin tacir olması veya fatura bulunması her uyuşmazlığı ticari dava yapmaz; TTK m.4–5 ve özel mahkeme görevleri ayrıca incelenir.


B. İş Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk


7036 m.3 kapsamındaki işçi/işveren alacağı, tazminatı ve işe iade için dava öncesi arabuluculuk aranır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi/manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları m.3/3 istisnasıdır. Her iş kaynaklı davaya aynı ön şart uygulanmaz.


C. Tüketici Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk


6502 m.73/A’daki arabuluculuğun istisnaları yalnız parasal sınır değildir: hakem heyeti görevindeki uyuşmazlıklar, heyet kararına itiraz, m.73/6 ve 74 davaları ile tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da ayrılır. Hakem heyetinin yıllık sınırı başvuru tarihine göre belirlenmelidir. Kira alacaklarında ise 6325 m.18/B’nin kapsamı ayrıca kontrol edilir.


Başvuru yapılıp anlaşma sağlanamamışsa son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir; eksikse sunulması için bir haftalık kesin süre verilir. Arabulucuya hiç başvurmamak, tutanağı eklemeyi unutmakla aynı eksiklik değildir. İhtiyati korunma ve özel kanun hükümleri ayrıca saklıdır.



IV. Alacak Davası Nasıl Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme


Alacak davasının esasına geçilebilmesi için mahkemenin görevli ve yetkili olması elzemdir. Görev, uyuşmazlığın mahiyetine göre hangi mahkemenin uyuşmazlığı çözeceğini; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki görevli mahkemenin davaya bakacağını belirler.


A. Görevli Mahkeme


HMK m. 2 uyarınca, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Aksi kanunlarda açıkça belirtilmedikçe alacak davalarına Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılır. Ancak kanun koyucu, uyuşmazlığın niteliğine göre özel görevli mahkemeler ihdas etmiştir:


  • Asliye ticaret: TTK m.4’teki mutlak/nispi ticari dava ölçütleri ve m.5 uygulanır; bir tarafın tacir olması tek başına yeterli değildir. Özel mahkemeye bırakılan uyuşmazlıklarda özel görev kuralı gözetilir.

  • İş Mahkemesi: İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevlidir.

  • Tüketici mahkemesi: Tüketici işlemi ve tüketiciye yönelik uygulamalarda özel görev kuralları uygulanır; hakem heyeti görevindeki tutar ve dava öncesi başvuru yolu ayrıca kontrol edilir.

  • Sulh hukuk: HMK m.4 kapsamında kira ilişkisinden doğan alacak ve tahliye davalarında görevlidir; İİK uyarınca ilamsız icrayla tahliye rejimi ayrıdır. Kira alacağı davasında m.18/B arabuluculuğu da gözden kaçırılmamalıdır.


B. Yetkili Mahkeme


HMK m.6’da davalının dava tarihindeki yerleşim yeri; sözleşmede m.10 ifa yeri ek yetkisi vardır. TBK m.89, aksine anlaşma veya ilişkinin niteliği yoksa para borcunda alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerini esas alır. Her para talebi sözleşmeden doğmaz; haksız fiil veya iş/tüketici gibi özel yetki kuralları da incelenir. M.17–18 yetki sözleşmesi her kişi arasında geçerli değildir; görev ve kesin yetki ile ilk itiraz ayrılır.


HMK m.118’de dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. M.119’daki dilekçe unsurları, görev/yetki ve m.120’deki harç-gider avansı işlemleri ayrıca yerine getirilir. Harç veya avans eksikliği ile davanın açılma tarihi ve eksikliği tamamlama usulü aynı konu değildir; adli yardım da ayrıca değerlendirilir.



V. Alacak Davasında İspat Yükü ve Deliller


TMK m.6 ve HMK m.190 uyarınca hak lehine sonuç çıkaran olguyu kural olarak o taraf ispatlar. Davacı alacağın doğumu ve miktarını; borçlu ödeme, takas gibi savunmasının dayandığı olguları kanıtlar. Zamanaşımı ise borcu sona erdiren bir ödeme değildir; başlangıç, kesilme/durma ve def’inin usulünce ileri sürülmesi ayrıca incelenir. Kanuni karine ve özel ispat kuralları saklıdır.


A. Senetle İspat Zorunluluğu (HMK m. 200)


HMK m.200, belirli tutarı aşan hukuki işlemlerin ispatını düzenler; her borç veya hukuki fiil kendiliğinden aynı kapsamda değildir. Ek m.1’deki yıllık güncelleme ve hukuki işlemin yapıldığı tarihteki sınır gözetilir. Tutarın sonradan kısmen ödenerek sınır altına düşmesi, başlangıçtaki senet zorunluluğunu kendiliğinden kaldırmaz.


Senet şartının istisnaları vardır. M.200/2’de kural hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatiyle; m.202’de uygun delil başlangıcı bulunmasıyla veya m.203’te sayılan koşullarda tanık dinlenebilir. Kanun metnindeki tarihî 2.500 TL, yıllık güncelleme gözetilmeden 2026 sınırı gibi kullanılmamalıdır.

B. Delil Başlangıcı ve İstisnalar


M.202’de delil başlangıcı, işlemi muhtemel gösteren ve aleyhine ileri sürülen kişi/temsilcisinden verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Her banka dekontu, ekran görüntüsü veya mesaj otomatik bu niteliği taşımaz. Kaynak, aidiyet, içerik ve hukuka uygun elde edilme incelenir; m.199’daki belge ile kesin senet ve delil başlangıcı farklıdır.


M.203/1-a; altsoy-üstsoy, kardeşler, eşler ve kayınbaba/kaynana ile gelin/damat arasındaki işlemler için istisna düzenler. Her “yakın akraba”, örneğin sırf kuzenlik, otomatik aynı istisna değildir. Diğer m.203 sebepleri ve somut işlemin niteliği ayrıca kontrol edilir.


C. Ticari Defterler ve Diğer Deliller


HMK m.222’de ticari defterlerin usulüne uygunluğu, kayıtların birbirini doğrulaması ve karşı tarafın defter durumu birlikte değerlendirilir. Karşı defterde hiç kayıt bulunmaması ile defterlerin ibraz edilmemesi farklı sonuçlar doğurabilir. Faturaya tek başına dayanmak, bütün temel sözleşme ve teslim/ifa olgularını otomatik ispatlamaz; diğer deliller de incelenir.



VI. Alacak Davalarında Zamanaşımı Süreleri


Zamanaşımı, borcu kendiliğinden yok etmez; usulüne uygun ileri sürülen def’iyle ifadan kaçınma imkânı sağlar. Hâkim TBK m.161 uyarınca bunu resen uygulamaz. Hak düşürücü süre ve zamanaşımı ayrılmalı; def’inin ileri sürülmesi ile değiştirilebilmesine ilişkin usul kuralları da gözetilmelidir.


A. Genel Zamanaşımı Süresi (10 Yıl)


TBK m.146’da başka hüküm yoksa genel süre on yıldır. M.149 uyarınca muacceliyetten; muacceliyet bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar. Her fatura veya ticari alacak için kaynağına bakılmadan yeni bir on yıl yaratılmaz.


B. Beş Yıllık Zamanaşımı Süresi


TBK m. 147'de sayılan belirli alacak kalemleri için beş yıllık özel zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bunlar arasında en yaygın olanları şunlardır:


  • Kira bedelleri, anapara faizleri ve dönemsel edimler.

  • Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri.

  • Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

  • Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücretinden doğan alacaklar.

  • Eser sözleşmesinden doğan alacaklar (yüklenicinin ağır kusuru hariç).


C. Haksız Fiil ve Sebepsiz Zenginleşme Zamanaşımı


TBK m.72’de haksız fiil için zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden iki, fiilden on yıl; fiilin daha uzun ceza zamanaşımı gerektirmesi hâlinde bu uzun süre öngörülür. M.82’de sebepsiz zenginleşmede geri isteme hakkının öğrenilmesinden iki, zenginleşmeden on yıl vardır. Bu hükümler, mağdur/zenginleşmeden borçlu kişi yönünden belirli koşullarda süre sonrası ifadan kaçınma savunmasını da korur; özel kanunlar ayrıca incelenir.


TBK m.154’te borçlunun ikrarı, dava/def’i veya takip gibi kesilme sebepleri vardır; alacaklının tek başına ihtar göndermesi aynı şey değildir. M.156–157’de yeni süre ve yargılama/takip işlemleri ayrıntılı düzenlenir. Arabuluculukta ise başvuru-son tutanak arası süre, ilgili hüküm kapsamında zamanaşımı/hak düşümü hesabına katılmaz; bu durma etkisi kesilmeyle karıştırılmamalıdır.



VII. Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davası Kurumu


20 Ekim 2026 itibarıyla dava türünde 7589 sayılı Kanunun yürürlük ve geçişi önemlidir. M.107’ye ilişkin eski açıklamalar yeni davalara aynen uygulanamaz. Bölünebilir talebin kısmen dava edilmesi ve artırılması ise güncel m.109 kapsamında ele alınır.


A. Önceden Açılan Belirsiz Alacak Davaları ve Geçiş Hükmü


7589 sayılı Kanun m.19 ile HMK m.107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Geçici m.1/10, kaldırılmadan önce açılan davalarda m.107’nin uygulanmasını sürdürür. Dolayısıyla bu tarihten önceki belirsiz alacak dosyası ile bugün açılacak dava aynı rejimde değildir.


Eski m.107’nin uygulandığı dosyalarda alacağın dava tarihinde objektif olarak tam belirlenebilir olup olmadığı ve eski hükmün talep belirleme usulü dosya özelinde incelenir. Bir bilirkişi incelemesi gerekmesi tek başına belirsizlik anlamına gelmez. Sabit tutarlı bir faturaya dayanan istem ile miktarı başlangıçta belirlenemeyen talep, dosyanın açıldığı tarihteki hukuk çerçevesinde ayrılır.

B. Kısmi Dava (HMK m. 109)


HMK m.109’da bölünebilir alacağın bir kısmı dava edilebilir; açık feragat yoksa kalan kısımdan vazgeçilmiş sayılmaz. 7589 ile eklenen m.109/4 uyarınca aynı davada bir kez, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikat sonuna kadar artırma yapılabilir; bu artırmada zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Harç ikmali ve usul koşulları gözetilir. “Kalan kısımda hiçbir durumda dava tarihi etkisi olmaz” açıklaması güncel hükümle bağdaşmaz.



VIII. Alacak Davası Masrafları, Harçlar ve Avukatlık Ücreti


Adalete erişim hakkı kapsamında dava açma hürriyeti bulunmakla birlikte, dava sürecinin maddi külfetleri bulunmaktadır. Alacak davasında mahkemeye yatırılması gereken başlıca masraf kalemleri şunlardır:


  1. Başvuru Harcı: Dava açılırken maktu (sabit) olarak devlet hazinesine ödenen harçtır.

  2. Nispi harç: Genel alacak davasında karar/ilam harcı, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki binde 68,31 oranıyla; peşin kısım kural olarak dörtte bir üzerinden hesaplanır. 492 m.28’de ölüm/cismani zarar tazminatlarında yirmide bir peşin oranı gibi istisnalar vardır. Tüketicinin harç muafiyeti, adli yardım ve özel harç rejimleri ayrıca değerlendirilir; bütün para taleplerine aynı toplam masraf uygulanmaz.

  3. Gider avansı ile delil avansı farklıdır. HMK m.120’de dava başındaki gider avansı; m.324’te bilirkişi, tanık ve keşif gibi talep edilen delile ilişkin avans düzenlenir. Delil avansını yatırmamanın kural sonucu o delilden vazgeçilmiş sayılmadır; her eksiklik bütün davanın aynı şekilde usulden reddi değildir. Adli yardım koşulları m.334 vd. ile ayrıca incelenir.


Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)


Karşı vekâlet ücreti, avukatla takip edilen işte mahkemece hüküm tarihinde geçerli AAÜT ve özel hükümlerle belirlenir. Para ile değerlendirilebilir davalarda nispi dilimler yanında maktu alt sınır ve kabul/ret tutarını aşmama sınırı vardır. Usulden ret, maddi/manevi tazminat ve özel dava türleri farklı kurallara tabi olabilir; her ret için düz biçimde aynı nispi ücret uygulanmaz. Bu ücret, müvekkilin avukatıyla yaptığı ücret sözleşmesiyle aynı alacak değildir.



IX. Alacağın Güvence Altına Alınması: İhtiyati Haciz


İhtiyati haciz, para alacağını güvence altına alan geçici korumadır; alacaklının haklı çıkmasını veya fiilen tahsilatı garanti etmez. M.257–258 koşulları ve yaklaşık ispat aranır. Vadesi gelmiş, rehinsiz para alacağında ayrıca mutlaka mal kaçırma ispatı gerektiği söylenemez; vadesi gelmeyen alacakta özel sebepler aranır.


2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için:


  • Alacağın rehinle temin edilmemiş olması,

  • Kural olarak alacağın vadesinin gelmiş (muaccel) olması gerekmektedir.


Vadesi gelmemiş alacakta borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya borcundan kurtulma amacıyla mal gizleme/kaçırma, kaçmaya hazırlanma ya da kaçma ve alacaklı haklarını ihlal eden hileli işlem gibi m.257 sebepleri incelenir. Sırf belgesiz bir risk iddiası otomatik haciz için yeterli değildir.


M.259’da haksız ihtiyati haczin zararları için teminat kuraldır; ilama dayalı alacakta aranmaz, ilam niteliğindeki belgede mahkemenin takdiri vardır. Kanunda herkes için sabit yüzde on/on beş yazmaz. M.261’de karar tarihinden on gün içinde infaz isteme; m.264’te haczin uygulanması/gıyapta tutanak tebliğinden yedi gün içinde esas dava veya takip gibi tamamlayıcı süreler gözetilir. Arabuluculuğun m.18/A/16’daki dava açma süresine etkisi ayrıca hesaplanır.



X. Yargılama Süreci, İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları


Usul, görevli mahkeme ve özel hükme göre belirlenir. Sulh/iş/tüketici davaları ile TTK m.4/2’de yıllık sınırına göre basit usule tabi ticari davalar farklıdır. Her asliye ticaret davasında dört dilekçeli yazılı usul yoktur; aşamalar uygulanacak usule göre izlenir.


  1. Dilekçeler: Yazılı usulde dava-cevap-cevaba cevap-ikinci cevap; basit usulde kural olarak dava ve cevap dilekçesi vardır. Süre ve delil sunumu HMK m.127, 136, 317–318 ve özel kurallara göre incelenir.

  2. Ön İnceleme Aşaması: Dava şartlarının ve ilk itirazların incelendiği, uyuşmazlık noktalarının tespit edildiği ve tarafların sulhe teşvik edildiği duruşmadır.

  3. Tahkikat Aşaması: İspat faaliyetinin yürütüldüğü, tanıkların dinlendiği, müzekkerelerin yazıldığı, keşif ve bilirkişi incelemelerinin yapıldığı en uzun aşamadır.

  4. Sözlü Yargılama ve Hüküm: Tahkikatın bitmesinin ardından tarafların son beyanlarının alındığı ve mahkemenin nihai kararını (hüküm) açıkladığı aşamadır.


İstinaf ve Temyiz


HMK m.345’te istinaf, m.361’de temyiz için kural usulüne uygun tebliğden iki haftadır; başvurulabilirlik ve özel hükümler ayrıca incelenir. Parasal eşikler ilgili yıl ve geçişe göre belirlenir. Güncel m.362/3, BAM’ın başvuruyu kısmen/tamamen kabul edip esastan yeniden hüküm kurması için farklı bir temyiz denetimi getirir; ilk dereceyle farkın m.341 sınırını aşmaması ve yalnız gider/vekâlet ücreti gibi istisnaları vardır. Yalnız eski genel temyiz tavanına bakmak yeterli değildir.



XI. İlamın İcrası ve Tahsilat Aşaması


Alacak davası sonucunda mahkemenin davacıyı haklı bularak alacağın tahsiline hükmetmesi (ilam), davanın yalnızca hukuki boyutunu sonlandırır. Alacağın fiilen tahsil edilebilmesi için borçlunun karara rızaen uyması veya cebri icra mekanizmasının işletilmesi gerekir. Alacak davası neticesinde alınan mahkeme kararı (ilam), İcra Müdürlüğüne ibraz edilerek İlamlı İcra Takibi başlatılır.


Sıradan para ilamında istinaf/temyiz tek başına icrayı durdurmaz; kesinleşme gerektiren kararlar ayrıdır. M.36’da şartlarıyla takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden geri bırakma istenir; teminat biçimleri ve muafiyetler kanunda düzenlenir. Ayrıca m.33/33-a’da ödeme, erteleme veya zamanaşımı için özel başvuru yolları vardır. Tahsilat, haczedilebilir mal/gelir ve yasal sınırlara bağlıdır; davayı kazanmak paranın mutlaka alınacağı garantisi değildir.



XII. Sonuç


Alacak davası, hak ihlaline uğrayan kişilerin malvarlığı değerlerini korumak için başvurdukları hayati bir hukuki süreçtir. Sürecin başarıyla yürütülmesi için dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:


  1. Öncelikle alacağın doğduğunun ve muaccel hale geldiğinin hukuki gerekçelerle tespit edilmesi gereklidir.

  2. Zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı değerlendirilmeli, gerekli ise dava açılmadan önce arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır.

  3. Alacağın niteliğine göre TBK'da öngörülen (genel 10 yıllık, özel 5 yıllık veya diğer) zamanaşımı süreleri titizlikle takip edilmelidir.

  4. Davada ispat yükünün kime ait olduğu ve senetle ispat kuralları dikkate alınarak delil stratejisi oluşturulmalıdır.

  5. Olası mal kaçırma risklerine karşı süreç başında ihtiyati haciz müessesesi değerlendirilmelidir.


Alacak davalarında sürecin karmaşıklığı, harç ve masrafların yüksekliği ile usuli hataların geri dönülmez hak kayıplarına yol açabilmesi hususları göz önüne alındığında, iddia ve savunmaların profesyonel bir şekilde hazırlanması esastır.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler











Kaynaklar ve Referanslar





Hukuki inceleme: 20 Ekim 2026. Dava türü geçişi, süreler, arabuluculuk, deliller, masraf ve icra yolları denetlenmiştir.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

Sıkça Sorulan Sorular


1. Faturaya dayalı alacak davası zamanaşımı süresi ne kadardır?


Fatura, temel borç ilişkisinin zamanaşımını tek başına on yıla çevirmez. TBK m.146 genel on yılı; m.147, taşıma veya başka özel hükümler daha kısa/özel süreleri düzenleyebilir. Süre kural olarak muacceliyetten, bildirime bağlı hâllerde m.149’a göre bildirimin yapılabileceği tarihten hesaplanır. İfa, teslim ve borç ilişkisi ayrıca ispatlanmalıdır.


2. Alacak davası açmadan önce ihtarname göndermek zorunlu mudur?


Genel olarak dava öncesi noter ihtarı zorunlu değildir. Ancak borcun muacceliyeti ve geçmiş dönem temerrüt faizi ayrı incelenir. TBK m.117’de belirlenmiş vade, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme için istisnalar; iyiniyetli zenginleşen bakımından bildirim koşulu vardır. Dava/icra başvurusu, önceki bütün dönem için kendiliğinden temerrüt yaratmaz.


3. Senetsiz alacak nasıl ispat edilir?


Hukuki işlem için m.200 ve işlem tarihindeki yıllık sınır, m.202’de karşı taraftan kaynaklanan uygun delil başlangıcı, m.203’teki belirli istisnalar ve açık muvafakat incelenir. Her akrabalık veya banka dekontu otomatik istisna değildir. Mesajların aidiyeti, bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilmesi önemlidir.


4. İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?


Ücret/fazla çalışma/tatil alacaklarında beş yıl her ödeme vadesinden işler. 4857 ek m.3’te sayılan kıdem, ihbar, kötüniyet, eşit davranmama tazminatı ve yıllık izin ücreti için 25 Ekim 2017 sonrası sona erme ile geçici m.8 gözetilir. M.39 asgari ücrete ilişkindir; genel zamanaşımı dayanağı olarak kullanılamaz. İş kazası gibi bütün iş kaynaklı tazminatlar aynı beş yıla tabi değildir.


5. Arabuluculuk sürecine katılmamak dava hakkını engeller mi?


Başvuru zorunluluğu ile toplantıya katılmamak ayrıdır. 6325 m.18/A/11’de geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya gelmeme nedeniyle süreç sona ererse ilgili taraf, haklı çıksa da karşı tarafın ödeyeceği giderin yarısından sorumlu tutulur; lehine AAÜT ücretinin yarısına hükmedilir. İki taraf da katılmazsa kendi giderleri üzerlerinde kalır. 6502 m.73/A/2 uyarınca bu yaptırım tüketici aleyhine uygulanmaz. Eski “tüm gider ve hiç vekâlet ücreti yok” açıklaması güncel değildir.


6. Alacak davası açarken ne kadar harç ödenir?


Genel nispi alacak harcında binde 68,31 üzerinden hesaplanan harcın kural olarak dörtte biri peşin alınır. Ölüm/cismani zarar tazminatında m.28’in yirmide bir peşin istisnası, tüketicinin muafiyeti ve adli yardım gibi özel durumlar vardır. Maktu harç ve gider avansı ayrıca; bilirkişi/tanık/keşif delil avansı da m.324 kapsamında değerlendirilir. Her dava için tek sabit toplam yoktur.


7. Whatsapp yazışmaları alacak davasında delil olur mu?


Elektronik veri m.199 anlamında belge olabilir; her yazışma otomatik kesin senet değildir. M.202’deki delil başlangıcının kaynağı/içeriği, aidiyet ve bütünlük ile m.189/2’de hukuka aykırı elde edilen delil yasağı incelenir. İtiraz edilmesi her mesajı otomatik delil başlangıcına çevirmediği gibi, itiraz edilmemesi de her belgenin her olguyu kesin ispatlaması değildir.


8. Borçlu mal kaçırıyorsa dava açılmadan önce ne yapılabilir?


M.257–258 koşulları ve alacak/haciz sebebine ilişkin yaklaşık ispatla ihtiyati haciz istenebilir. Teminatın herkese uygulanan sabit yüzde on/on beş oranı yoktur; ilama dayanan alacakta teminat aranmaz, ilam niteliğindeki belgede takdir vardır. Karar ve uygulanmasından sonraki m.261/264 kısa süreleri ile arabuluculuğun özel etkisi ayrıca izlenmelidir.


9. İlamlı icra takibi nasıl durdurulur?


İcra dairesine sıradan borca itiraz, ilamsız takipteki gibi kendiliğinden durdurmaz. İstinaf/temyiz başvurusu varsa m.36 koşullarıyla takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden geri bırakma kararı alınır. Yalnız banka mektubu tek teminat türü değildir; yeter mahcuz mal, depo, kanuni teminat çeşitleri ve muafiyetler vardır. Sabit üç aylık faiz hesabı her dosyaya kanuni zorunluluk gibi uygulanamaz. Ödeme/erteleme/zamanaşımı için m.33 yolları ile kesinleşme şartı ayrıca incelenir; nafakada m.36 yoluyla geri bırakma olmaz.


10. Davayı kazanınca avukatlık ücretini karşı taraf mı öder?


Mahkemenin AAÜT’ye göre karşı tarafa yüklettiği vekâlet ücreti ile avukat–müvekkil ücret sözleşmesi farklıdır. HMK m.330’da taraf lehine hükmedilen bu ücret, 1136 m.164/son uyarınca avukata aittir. Karşı ücret hükmedilmesi, müvekkilin sözleşmedeki borcunu otomatik silmez; sözleşmenin kapsamı ve özel hükümler incelenir. Başarı veya karşı taraftan fiilen tahsilat garantisi yoktur.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page