top of page

SGK Prim Borcu ve Yapılandırma Rehberi 2026

SGK prim borcunda özel kanunla yapılandırma ile 6183 m.48 kapsamında tecilin farkı; güncel 72 aylık üst sınır ve 10 milyon TL teminat eşiği, gecikme hesabı, ödeme emrine başvuru, haciz ve kişisel sorumluluk koşulları.

Özet



SGK prim borcunda özel kanunla yapılandırma ile 6183 m.48 kapsamında tecilin farkı; güncel 72 aylık üst sınır ve 10 milyon TL teminat eşiği, gecikme hesabı, ödeme emrine başvuru, haciz ve kişisel sorumluluk koşulları.


İçindekiler


  • I. Giriş

  • II. SGK Prim Borcunun Hukuki Niteliği ve Kapsamı

  • III. 5510 Sayılı Kanun Kapsamında İşveren Yükümlülükleri

  • IV. Gecikme Zammı ve Gecikme Cezası Uygulaması

  • V. SGK Prim Borcu Yapılandırma Taksitlendirme 2026 Mevzuatı

  • VI. Yapılandırma Başvuru Şartları ve Süreci

  • VII. Taksitlendirme Seçenekleri ve Ödeme Planları

  • VIII. Yapılandırmanın İhlali ve Hukuki Sonuçları

  • IX. SGK Borçlarından Kaynaklı Haciz ve İcra Süreçleri

  • X. Asıl İşveren ve Alt İşveren Sorumluluğu (Müteselsil Sorumluluk)

  • XI. Şirket Ortakları ve Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu

  • XII. Sonuç



I. Giriş


Prim borcu bulunan işveren veya sigortalı için önce borcun türü, dönemi, tebliğ ve vade tarihleri ile hukuki dayanağı belirlenmelidir. Borç affı/ferî alacak indirimi içeren özel bir yapılandırma kanunu ile 6183 m.48 kapsamındaki faizli tecil ve taksitlendirme aynı değildir. Yalnız takvimde 2026 yazması, herkese yeni bir yapılandırma ve indirim hakkı vermez.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, SGK prim alacaklarının tahsili ve takibine ilişkin temel hukuki çerçeveyi oluşturmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu, kamu alacağı niteliğindeki prim borçlarının tahsilinde üstün yetkilerle donatılmıştır. Borçların süresinde ödenmemesi halinde, Kurum tarafından re'sen icra takibi başlatılabilmekte, banka hesaplarına e-haciz uygulanabilmekte ve işverenin malvarlığı üzerinde kısıtlamalar tesis edilebilmektedir. Bu durum, ticari hayatın olağan akışını sekteye uğratma potansiyeli taşımaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için SGK Emeklilik Hakları ve Hesaplama 2026 başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Özel yapılandırma ancak ilgili kanunun kapsadığı alacaklar, dönemler ve başvuru/ödeme koşullarıyla uygulanır. 2026’da tecil süresi ve teminat koşullarında yapılan değişiklikler, bütün prim asıllarını veya idari para cezalarının yarısını kendiliğinden silen genel bir af değildir. Eski yapılandırmanın ödeme planı ile yeni tecil başvurusunun rejimi dosya bazında ayrılır.


Önemli ayrım: Prim tahsilinde 5510 m.88 ve 6183 hükümleri, gecikme hesabında ise 5510 m.89’un özel düzeni birlikte uygulanır. Tecil faizi, gecikme cezası/zammı ve özel yapılandırmada öngörülebilecek Yİ-ÜFE hesabı farklı kalemlerdir. Birindeki oran veya indirim diğerine otomatik taşınamaz.



II. SGK Prim Borcunun Hukuki Niteliği ve Kapsamı


Sosyal Güvenlik Kurumu'nun en önemli gelir kaynağı olan sigorta primleri, hukuki niteliği itibarıyla kamu alacağı statüsündedir. Anayasa'nın 60. maddesinde güvence altına alınan "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir" ilkesinin hayata geçirilebilmesi, primlerin düzenli ve eksiksiz tahsiline bağlıdır. Bu nedenle SGK prim alacakları, özel hukuk alacaklarından farklı olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulmuştur. Bu durum, Kurum'a mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın doğrudan ödeme emri düzenleme ve haciz işlemi başlatma yetkisi vermektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İş Kazası Bildirimi ve SGK Süreci başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Borç dökümünde prim aslı, gecikme cezası/zammı, idari para cezası ve varsa başka alacak kalemleri ayrı gösterilmelidir. İdari para cezasının tebliğ ve itiraz rejimi 5510 m.102’de ayrıca düzenlenmiştir; prim tahakkuku, cezanın ilk tebliği ve kesinleşmiş alacağın ödeme emri birbirinin yerine geçmez. Her kalem için aynı süre ve başvuru mercii varsayılmamalıdır.


5510 m.93’te prim ve diğer alacaklar için genel süre, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından itibaren on yıldır. Ancak karar, denetim/inceleme ve bilgi-belgeyle doğan alacaklarda özel başlangıçlar; eski dönemlerde yürürlük ve geçiş rejimi kontrol edilir. “Borç on yıllık görünüyor” demek tek başına zamanaşımını kanıtlamaz.


M.93’te mahkeme kararıyla doğan alacakta kesinleşme, Kurum denetiminde rapor, diğer kamu denetimi veya belirtilen kurumlardan alınan bilgi/belgede Kuruma intikal tarihi gibi özel başlangıçlar vardır. 6183 m.103–104’te kesilme/işlememe nedenleri ve yeniden başlangıç incelenir; her iç yazışma veya her dava başvurusu otomatik kesilme değildir. İdari para cezasında m.102’deki fiil tarihinden başlayan özel zamanaşımı ayrıca ayrılır.


III. 5510 Sayılı Kanun Kapsamında İşveren Yükümlülükleri


5510 m.11 uyarınca işyeri bildirgesi kural olarak en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanan tarihte verilir. Şirket kuruluşunun ticaret sicilinden bildirilmesi ve mevzuatta belirlenen diğer bildirimlerin yerine geçmesi gibi istisnalar vardır; her kuruluş için mükerrer bildirge zorunluluğu varsayılmaz. Devir, nakil, birleşme ve mirasla intikalde kendine özgü süreler de kontrol edilir.


Sigortalıların işe giriş ve işten ayrılış bildirimleri de büyük öneme sahiptir. Kural olarak sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalının çalışmaya başlayacağı tarihten önce Kuruma bildirilmelidir. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için en geç çalışmaya başlanılan gün bildirim yapılması istisnası mevcuttur. İşten ayrılış bildirgesi ise sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden on gün içinde verilmelidir. Bu bildirimlerin süresinde veya kanunda öngörülen usule uygun yapılmaması, ağır idari para cezalarının uygulanmasına yol açmaktadır.


Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile prim ödemesi farklı yükümlülüklerdir; beyanname vermek borcun ödendiği anlamına gelmez. İlgili dönem, işveren/sigortalı türü ve resmî süre uzatımı varsa bunlar ayrıca belirlenir. Güncel tahakkuk ve banka ödeme kayıtlarıyla borç dökümü karşılaştırılır; yapılandırma veya tecil başvurusu cari dönem bildirim ve ödeme ödevini kendiliğinden kaldırmaz.



IV. Gecikme Zammı ve Gecikme Cezası Uygulaması


5510 m.89/2’ye göre süresinde ve tam ödenmeyen kısım ilk üç aylık sürede her ay yüzde 3 gecikme cezasıyla artırılır; 1 Nisan 2024 öncesi dönemlerde o tarihlerde geçerli oran ayrıca gözetilir. Gecikme zammı ise üç ay bittikten sonra başlamaz: vadenin sonundan borç ödenene kadar aylık DİBS faizlerine dayalı özel bileşik hesap yapılır; ödeme ayı günlük hesaplanır. SGK prim borcuna vergi borcundaki genel aylık gecikme oranı doğrudan uygulanmamalıdır.


Tecilde borcun kesim tarihindeki asıl ve ferî tutarları ile sonrasına uygulanacak tecil faizi ve ödeme tarihleri ayrı gösterilmelidir. Borcun hangi tarihte ne kadar olduğuna ilişkin hesap Kurum dökümüyle karşılaştırılmadan, yalnız anaparaya sabit bir katsayı çarpılarak kesin borç tutarı çıkarılamaz. Tecilin kabulü de borcun bütün ferî kalemlerinin silinmesi değildir.


Vadesi belirli olağan prim borcunda gecikme için ayrıca ihtar gerekmez. Bununla birlikte m.88’de, sigortalı veya tüzel kişinin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklanmadan Kurumca noksan tahakkuk ettirilmiş fark prim bakımından tebliğden başlayan özel düzen vardır. İdari para cezasının tahakkuk/ödeme başlangıcı da kendi tebliğ hükümlerine tabidir; bütün borçlar için tek başlangıç varsayılamaz.



V. SGK Prim Borcu Yapılandırma Taksitlendirme 2026 Mevzuatı


Özel kanunla yapılandırmada borç türü/dönemi, anapara ve ferî alacaklara etkisi, başvuru son günü, davaya etkisi ve ödeme koşulları kanundan okunmalıdır. Eski bir kanundaki indirim veya 48 taksit seçeneği, açık yeni dayanak olmadan “2026 yapılandırması” diye uygulanamaz. Bütün SGK borçlarına açık genel Yİ-ÜFE veya cezanın yarısının silinmesi hakkı varmış gibi işlem yapılmamalıdır.


6183 m.48’in 2026’da değişen güncel üst sınırı 72 aydır. Teminatsız tecil eşiği 13 Haziran 2026 tarihli 11414 sayılı Kararla 10 milyon TL olarak uygulanmaktadır. SGK’nın 19 Haziran 2026 tarihli 2026/15 Genelgesi bu değişiklikleri tecil düzenine işlemiştir. Bunlar azami sınır ve şartlardır; herkesin başvurusu kabul edilerek otomatik 72 taksite bağlanacağı anlamına gelmez.


2026/15 Genelgedeki yüzde 29 faizli özel başvuru/ilk taksit dönemi 31 Ağustos 2026 ile sınırlandırılmıştır. Bu süreli uygulama, 21 Ekim 2026’da yeni başvuracak herkese hâlâ açıkmış gibi sunulamaz. Buna karşılık süresinde kurulmuş tecilin sonraki taksitlerinin varlığı da yeni başvuru süresiyle karıştırılmamalıdır. Süre uzatımı veya yeni kolaylık için ayrıca resmî dayanak aranır; olağan tecil kendi güncel şartlarıyla değerlendirilir.


Ayrı bir düzenleme olarak 5510 Geçici m.111, m.60/1-g kapsamındaki 1 Ocak 2016 öncesine ait ödenmemiş GSS primleri ve ferîlerinin tahsilinden vazgeçilmesini öngörür; ödenmiş tutarlar iade/mahsup edilmez. Bu sınırlı terkin, işverenlerin veya bütün 4/b sigortalılarının bütün dönem prim borçlarını silen genel bir af değildir.



VI. Yapılandırma Başvuru Şartları ve Süreci


Olağan tecil talebi, borçların takip edildiği yetkili SGK ünitesine yürürlükteki talep formu ve mali durum belgeleriyle yapılır. Çok zor durum, borç türü/tutarı, ödeme iyi niyeti, teminat ve yetkili makam incelemesi önemlidir. Her başvurunun e-SGK’de tek işlemle tamamlandığı veya başvuruyla kendiliğinden kabul edildiği varsayılmamalıdır; kullanılan kanalın gerçekten o başvuruyu kabul ettiği kontrol edilir.


Borç dökümü; işyeri/sigortalı sicili, alacak türü, dönem, vade ve ünite yönünden ayrılır. Birden fazla ünite veya işverenlik ile 4/b sigortalılığı birlikte varsa farklı başvuru/değerlendirme gerekebilir. Süreli özel uygulamada başvuru son günü ve ilk taksit günü ayrıca izlenir; normal tecilde bunlar eski kampanyanın son gününe otomatik bağlanamaz.


Olağan m.48 tecilinde her uyuşmazlık için dava hakkından otomatik feragat şartı bulunduğu söylenemez. Özel yapılandırmada ise ilgili kanunun dava açmama/feragat ve masraf hükümleri ayrıca okunmalıdır. Feragat sonuçları ve borcun doğruluğuna itiraz, başvuru yapılmadan değerlendirilmelidir; sırf taksit talebi veya SGK’ye dilekçe verilmesi yargı yoluna başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.



VII. Taksitlendirme Seçenekleri ve Ödeme Planları


Tecil, çok zor durum ve diğer koşullarla yetkili makamca kabul edilebilir; süre 72 ayı aşamaz ve somut mali duruma göre daha kısa belirlenebilir. SGK’nin mali durum incelemesi, ödeme düzeni ve güncel uygulaması önemlidir. Önceki bir yapılandırma kanunundaki taksit sayıları veya vergi dairesinin likidite tablosu SGK dosyasına aynen taşınamaz.


Peşin ödeme, sonraki dönemler için işlemeyecek ferî yükler bakımından etkili olabilir; fakat olağan tecilde Yİ-ÜFE tutarının yüzde 90’ının veya cezanın yüzde 50’sinin otomatik silinmesi kuralı yoktur. Böyle bir indirim ancak kapsamı açık özel düzenlemeyle doğabilir. Borcun kapatılması için gerekli kesin tutar ödeme tarihi esas alınarak Kurumdan doğrulanmalıdır.


Tecil planında anapara/ferî borç, kabul edilen süre, taksit tarihleri ve geçerli tecil faizi görülmelidir. Yıl veya taksit sayısı için kaynaksız sabit katsayı kullanılmamalıdır. 2026/7 düzenlemesinde belirlenen ilk taksidin defaten ödendiği tarih tecilin başlangıcı olarak esas alınmıştır; kademeli ödeme de koşulludur ve 2026/15 uyarınca 36 ayı aşan tecillerde uygulanmaz. Başvuru tarihinin kendisi her sonucu doğurmaz.


Konu

Güncel çerçeve

Önemli ayrım

Azami tecil süresi

72 ayı aşamaz

Her dosyada otomatik 72 taksit hakkı değildir.

Teminat eşiği

Ünite bazında 10 milyon TL

Aşan kısım için kural olarak yarısı tutarında teminat; önceki hacizler ayrıca değerlendirilir.

Süreli yüzde 29 uygulaması

Özel başvuru/ilk taksit sonu: 31 Ağustos 2026

Geçmiş son gün, bugün yeni başvuruya açık genel af veya indirim değildir.

Yİ-ÜFE / ceza indirimi

İlgili özel kanun gerekli

M.48 tecili tek başına yüzde 90 veya yüzde 50 silinme sağlamaz.



VIII. Yapılandırmanın İhlali ve Hukuki Sonuçları


İhlal bakımından önce hangi rejimin geçerli olduğu belirlenir: özel kanunla yapılandırma, olağan m.48 tecili veya süreli özel tecil aynı kurallara sahip değildir. Bütün planlar için “ilk iki taksit ödenmezse aynı sonuç” şeklinde tek kural kurulamaz. Tecil kabul yazısı, ilgili genelgenin güncel hükümleri ve ödeme tablosu birlikte okunmalıdır.


2026/7 ile aylık tecil taksitleri bakımından dört taksidin ödenmemesi ve ödenmeyen en fazla üç taksidin planın sonuna kadar tamamlanmaması yönündeki bozma kuralları düzenlenmiştir; taksitlerin mutlaka arka arkaya gelmesi aranıyormuş gibi anlatılamaz. Cari primde ise bir takvim yılında dört cari ayın ödenmemesi ile en fazla üç cari ayın tecil sonunu aşmadan izleyen takvim yılı sonuna kadar tamamlanması ayrı değerlendirilir. Son taksit için 2026/15’teki özel süre koşulları da kontrol edilir; kabul yazısı ve somut plan esas alınır.


6183 m.48 koşulları ihlal edildiğinde kalan kamu alacağı muaccel olabilir; uygulanan rejime göre gecikme hesabı ve takip yeniden değerlendirilir. Yapılmış ödemeler yok sayılmaz. Teşviklerin devamı veya kaybı da ilgili teşvikin borçsuzluk/ödeme koşullarıyla incelenir; her ihlalin bütün teşvikleri süresiz otomatik kaldırdığı genellemesi doğru değildir.


Tecilin bozulup bozulmadığı konusunda, kabul tarihi ve usulüne uygun tebliğ, fiilî ödeme tarihleri, mahsup ve bakiye dökümü temel belgelerdir. İşlemin hukuka uygunluğu somut başvuru ve yargı yollarıyla denetlenebilir. Taksit planı bulunduğu için ödeme emrine veya başka işleme karşı sürenin güvenle bekletilebileceği varsayılmamalıdır.


IX. SGK Borçlarından Kaynaklı Haciz ve İcra Süreçleri


SGK’nin 6183 kapsamında takip ettiği prim alacağında ödeme emri tebliği önemlidir. 6183 m.58’de borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı itirazları için tebliğden itibaren 15 gün öngörülür; 5510 m.88 uyarınca Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi görevi ve yetkisi gözetilir. Bu, m.102’deki idari para cezasının ilk tebliğine karşı 15 günlük Kurum itirazı ve ret sonrası 30 günlük idare mahkemesi yolundan farklıdır. Hangi işleme karşı çıkıldığı mutlaka ayrılır.


5510 m.88’e göre iş mahkemesine başvuru, takip ve tahsili kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle “itiraz ettim, haciz uygulanamaz” sonucuna güvenilmemelidir; gerekli hukuki koruma ayrıca değerlendirilir. Haciz, borca yetecek miktar ve haczedilmezlik/ölçülülük kurallarıyla sınırlıdır. Her malvarlığı unsuruna sınırsız ve ayrım yapılmadan haciz uygulanabileceği söylenemez.


Tecil başvurusu veya ilk ödeme, mevcut bütün haciz ve banka blokelerini otomatik kaldırmaz. 6183 m.48’de önceden haczedilen malların değerleri tutarınca teminat yerine geçmesi, bakiye ve yapılan ödemelerle haciz/teminatın çözülme şartları ayrıca düzenlenir. Borcun 10 milyon TL altında kalması, daha önce konulmuş hacizlerin kendiliğinden silinmesi demek değildir. Yakalama şerhinin kalkması, satışın durması ve haczin kaldırılması farklı işlemlerdir; her biri tahsil birimince ayrıca değerlendirilmelidir.



X. Asıl İşveren ve Alt İşveren Sorumluluğu (Müteselsil Sorumluluk)


Asıl-alt işveren ilişkisinde Kuruma karşı sorumluluğun doğrudan dayanağı 5510 m.12’dir; m.11 alt işverenin dosyadan bildirimini düzenler. Kanundaki ilişkinin gerçekten kurulup kurulmadığı, çalışanın hangi işte ve dönemde çalıştığı belirlenir. Her hizmet satın alan veya bütün bağımsız yükleniciler otomatik asıl-alt işveren sayılmaz.


5510 m.12 kapsamındaki ilişkide asıl işveren, ilgili sigortalılar nedeniyle doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Hakedişin alt işverene ödenmiş olması bu dış sorumluluğu tek başına kaldırmaz. Bununla birlikte iş ve dönem sınırı, borç kaleminin niteliği ve idari para cezalarında cezanın şahsiliği gibi özel itirazlar ayrıca değerlendirilir; alt işverenin bütün sicillerindeki her borç koşulsuz üstlenilmiş sayılmaz.


Hakediş, prim bildirimi/ödemesi, ilişiksizlik ve borcu yoktur belgeleri ilgili iş ve dönemle karşılaştırılmalıdır. Sözleşmedeki tazmin/rücu veya cezai şart Kurumun kanuni muhataplarını kendiliğinden değiştirmez. M.90 ve ilgili düzenlemeler kapsamındaki belge/mahsup yükümlülüğü ile tarafların ek risk yönetimi tercihi de ayrılmalıdır; her sözleşmede cezai şart yazmak genel kanuni zorunluluk değildir.



XI. Şirket Ortakları ve Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu


5510 m.88, prim ve diğer alacakların haklı sebep olmadan süresinde ödenmemesi hâlinde, kanunda sayılan üst düzey yönetici/yetkililer, şirket yönetim kurulu üyeleri ve kanuni temsilciler için işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk düzenler. Sorumluluk sırf kişinin adı bir sicilde geçtiği için bütün dönemlere otomatik yayılmaz; borç türü, görev/temsil dönemi, uygulanacak dönem mevzuatı ve haklı sebep ayrıca belirlenir.


Limited şirkette ortak olmak ile kanuni temsilci/yönetici olmak farklı sorumluluk nedenleridir. 6183 m.35 uyarınca ortak, şirketten tamamen/kısmen tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sermaye hissesi oranında sorumlu olur; pay devri ve borcun doğum/ödeme zamanı da önemlidir. Yönetici/temsilcinin m.88 kapsamındaki sorumluluğu ise kendi koşullarıyla ayrıca incelenir. Her ortağın veya her müdürün tüm yılların bütün borcundan aynı şekilde sorumlu olduğu sonucu kurulamaz.


Anonim şirkette sırf pay sahipliği, kişiyi bütün SGK borçlarının şahsi borçlusu yapmaz; kişinin başka bir yönetim/temsil sıfatı olup olmadığı ayrıca incelenir. M.88, yönetim kurulu üyelerini de kapsadığından yalnız imza veya temsil yetkisi bulunmadığı iddiası her olayda tek başına muafiyet sağlamaz. Ödeme dönemindeki sıfat, kanuni yükümlülük ve haklı sebep değerlendirilir. Şirketin tecil/yapılandırma başvurusu da kişisel sorumluluğu veya bütün şahsi hacizleri otomatik sona erdirmez.


M.88 kapsamındaki müteselsil sorumluluk ile m.35’te ortağa yönelmek için aranan şirketten tahsil edilememe/edilemeyeceğinin anlaşılması koşulu karıştırılmamalıdır. Kurumun kimi, hangi sıfat ve dönem için takip ettiği ödeme emrinden belirlenir. Haklı sebep, görevden ayrılma veya borcun ödenmesi gibi savunmalar belgeleriyle değerlendirilir; finansal güçlük veya şirket içi uyuşmazlık hakkında her olay için peşin kabul/ret sonucu kurulamaz.


XII. Sonuç


SGK borcunda doğru başlangıç; güncel borç ve ödeme dökümünü, alacak türünü ve tebligatları birlikte incelemektir. Özel kanunla yapılandırma ile faizli tecil ayrılmalıdır. 2026’daki 72 ay ve 10 milyon TL düzenlemeleri genel borç affı veya herkese koşulsuz indirim anlamına gelmez. Başlıca noktalar şunlardır:


  1. Süreler: Özel uygulamanın başvuru/ilk ödeme günü ile ödeme emri, prim tahakkuku ve idari para cezasına karşı süreler ayrı izlenmelidir; taksit talebiyle bütün başvuru süreleri otomatik durmaz.

  2. Hesap: Prim gecikme cezası/zammı, tecil faizi ve varsa özel kanundaki indirim ayrı hesaplanır. Kaynaksız yüzde 90 indirim, cezanın yarısının silinmesi veya örnek katsayı gerçek ödeme tutarı değildir.

  3. Planın devamı: İlk taksit, aylık taksitler ve cari prim yükümlülükleri geçerli rejime göre takip edilir; bir eski yapılandırmadaki ihlal kuralı tüm dosyalara uygulanmaz.

  4. Kişisel sorumluluk: Asıl-alt işveren, limited ortaklığı, yönetim kurulu üyeliği ve kanuni temsilcilik farklı dayanaklardır. Dönem ve sıfat araştırılmadan bütün kişiler için aynı borç ve haciz sonucu kurulamaz.

  5. Uyuşmazlık: Borcun doğruluğuna ilişkin itiraz, dava/feragat ve koruma talepleri kendi usulüyle değerlendirilir. Tecil kabulü, hatalı tahakkuku otomatik hukuka uygun yapmaz; dava açılması da tek başına tahsili durdurmaz.


Başvurudan sonra kabul yazısı, ödeme planı, ilk taksit makbuzu, güncel bakiye ve haciz/teminat durumu ayrıca alınmalıdır. Borç kapanması veya kaldırma işlemi, yalnız başvuru ekranındaki kabul mesajından varsayılmamalıdır. Yapılmış ödemeler ve fiilî sicil/tahsil kayıtları esas alınmalıdır.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Somut hukuki sorunlarınızda Işıkoğlu Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hemen Sorun Makalede yer alan bilgiler, yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanmakta olup, mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirebilir.




İlgili Makaleler











Kaynaklar ve Referanslar





Hukuki inceleme: 21 Ekim 2026. SGK alacaklarında borç türü, dönem, tebliğ, ödeme planı ve başvuru yolunun birlikte belirlenmesi gerekir.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

Sıkça Sorulan Sorular


1. SGK prim borcu yapılandırma başvurusu nereye ve nasıl yapılır?


Önce özel yapılandırma kanunu mu yoksa 6183 m.48 tecili mi istendiği belirlenir. Olağan tecil, borcun takip edildiği yetkili SGK ünitesine güncel talep formu ve mali durum belgeleriyle değerlendirilmek üzere sunulur; her başvuru e-SGK’de tek işlemle otomatik sonuçlanmaz. Çok zor durum, teminat, yetki ve ilk taksit koşulları kontrol edilir. Süreli yüzde 29 uygulamasının 31 Ağustos 2026 son günü bugün yeni başvuruya açıkmış gibi kullanılmamalıdır.


2. SGK yapılandırması ilk iki taksit ödenmezse ne olur?


Özel yapılandırma kanunu ile olağan tecil farklıdır; bütün dosyalara tek bir ilk iki taksit kuralı uygulanmaz. Olağan tecilde ilk taksidin defaten ödenmesi başlangıç açısından önemlidir. 2026/7’de dört tecil taksidinin ödenmemesi ve en fazla üç gecikmiş taksidin planın sonuna kadar tamamlanmaması için bozma kuralları vardır; cari prim borcu ayrı incelenir. 2026/15’teki son taksit istisnaları ve kabul yazısı da kontrol edilmelidir. Gecikme borç ve ödeme kayıtlarıyla tahsil biriminden doğrulanmalıdır.


3. Yapılandırılan prim borcu peşin ödenirse ne gibi avantajlar sağlanır?


Özel kanunun açıkça sağladığı peşin ödeme indirimi varsa kendi kapsam ve süresiyle uygulanır. Olağan m.48 tecili, Yİ-ÜFE tutarının yüzde 90’ının veya idari para cezasının yarısının otomatik silinmesi değildir. Erken ödeme gelecekte işleyecek yükleri etkileyebilir; ödeme günündeki kesin bakiye ve varsa özel indirim dayanağı Kurumdan doğrulanmalıdır.


4. Taşeronun ödemediği SGK prim borcundan asıl işveren sorumlu mudur?


5510 m.12 anlamında asıl-alt işveren ilişkisi varsa, ilgili sigortalılar ve iş/dönem kapsamında birlikte sorumluluk gündeme gelir; SGK asıl işverene de yönelebilir. Her bağımsız hizmet alımı bu ilişki değildir. Hakedişi ödemiş olmak dış sorumluluğu tek başına kaldırmaz; alt işverenin bütün işyerlerindeki her borç da koşulsuz üstlenilmiş sayılmaz. Borç kalemi ve cezalarda şahsilik ayrıca incelenir.


5. Şirketin ödeyemediği prim borcundan limited şirket ortağı sorumlu mudur?


6183 m.35 uyarınca şirketten tamamen/kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağında sermaye hissesi oranında sorumluluk gündeme gelir. Pay devri ve borcun doğum/ödeme zamanları önemlidir. Kişi ayrıca kanuni temsilci veya yönetici ise 5510 m.88 farklı koşullarla uygulanabilir; bu iki sıfat aynı değildir. Dönem, sıfat ve alacak niteliği belirlenmeden tüm borçtan otomatik şahsi sorumluluk sonucu kurulamaz.


6. SGK idari para cezaları yapılandırma kapsamına girer mi?


Ancak ilgili özel kanunun kapsadığı ceza, dönem ve kesinleşme koşulları varsa o yapılandırmadan yararlanılabilir. Normal tecil cezanın yarısını otomatik silmez. Ayrıca m.102’de ilk tebliğden 15 gün içinde Kuruma itiraz ve ret tebliğinden 30 gün içinde idare mahkemesi yolu bulunur. İtiraz/yargı yolundan önce 15 gün içinde peşin ödemede dörtte üç tahsil edilmesine ilişkin ayrı düzen, genel yüzde 50 indirim değildir; peşin ödeme yargı hakkını kaldırmaz.


7. E-Haciz uygulanan banka hesabı yapılandırma ile açılır mı?


Başvuru veya ilk taksit bütün banka blokelerini kendiliğinden kaldırmaz. Mevcut hacizlerin teminat yerine geçmesi, borcun kalan tutarı, ödeme ve kaldırma koşulları ayrıca değerlendirilir. 10 milyon TL altında teminatsız tecil imkânı bulunması da önceden konulmuş haczin otomatik silinmesi değildir. Yakalama şerhi, satış ve haciz farklıdır; ilgili hesap ve işlem için Kurumun somut kaldırma/koruma kararı doğrulanmalıdır.


8. SGK prim borçlarında zamanaşımı süresi ne kadardır?


5510 m.93’te genel başlangıç, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başıdır ve süre on yıldır. Mahkeme/denetim/bilgi-belge kaynaklı borçların özel başlangıçları, eski dönem rejimi ve 6183 m.103–104’teki kesilme/işlememe nedenleri ayrıca kontrol edilir. Her takip yazısı otomatik kesilme değildir. İdari para cezasında m.102’de fiil tarihinden başlayan özel on yıllık süre vardır; primle aynı başlangıç varsayılmaz.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, bireysel hukuki değerlendirme için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page