top of page

Ayıplı Mal ve Hizmet: Haklar ve İade Süreci

Ayıplı mal iade süreci nasıl işler? 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketicinin seçimlik hakları, açık ve gizli ayıp ayrımı, ayıp ihbarı süreleri, ispat yükü, teminat belgesi hakları, zamanaşımı ve başvuru yolları hakkında kapsamlı rehber.

Mevzuat ve süre kontrolü: 19 Ekim 2026. 2026 başvurularında hakem heyeti sınırı 186.000 TL’nin altıdır. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda görev ve dava şartı arabuluculuk ayrıca değerlendirilir. Heyet kararına iki haftalık itiraz kuralı 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar içindir; önceki kararların geçiş hükmü saklıdır.


Ozet (TL;DR)



Ayıplı mal iade süreci nasıl işler? 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketicinin seçimlik hakları, açık ve gizli ayıp ayrımı, ayıp ihbarı süreleri, ispat yükü, teminat belgesi hakları, zamanaşımı ve başvuru yolları hakkında kapsamlı rehber.



Bu makale son olarak 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki gorus yerine gecmez.


İçindekiler I. Giriş — Ayıplı Mal ve Hizmet Kavramının Hukuki Önemi II. Yasal Çerçeve — 6502 Sayılı TKHK Kapsamında Ayıplı Mal ve Hizmet A. Ayıplı Mal Tanımı (TKHK m.8) B. Ayıplı Hizmet Tanımı (TKHK m.13) C. Açık Ayıp ve Gizli Ayıp Ayrımı III. Tüketicinin Seçimlik Hakları — Ayıplı Mallarda (TKHK m.11) A. Ücretsiz Onarım Hakkı B. Ayıpsız Misliyle Değişim Hakkı C. Ayıp Oranında Bedel İndirimi D. Sözleşmeden Dönme (Bedel İadesi) IV. Ayıplı Hizmette Tüketici Hakları (TKHK m.15) V. Ayıp İhbarı — Süreler ve Şekil Şartları A. İhbar Süresi ve Başlangıcı B. İhbar Şekli ve İspat VI. İspat Yükünün Dağılımı ve 6 Aylık Karine A. Altı Aylık Karine Kuralı B. Satıcının İspat Yükümlülüğü VII. Satıcının ve Üreticinin Sorumluluğu A. Satıcının Ayıptan Doğan Sorumluluğu B. Üretici, İthalatçı ve Bayinin Sorumluluğu VIII. Teminat Belgesi Kapsamındaki Haklar A. Teminat Süresi ve Kapsamı B. Teminat Kapsamında Onarım ve Değişim IX. Zamanaşımı Süreleri ve E-Ticarette Özel Durumlar A. Zamanaşımı Süreleri B. E-Ticarette Ayıplı Mal İadesi X. Tüketici Hakem Heyetine ve Mahkemeye Başvuru A. Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu B. Tüketici Mahkemesi C. Yargıtay Kararları ve Uygulamalar



I. Giriş — Ayıplı Mal ve Hizmet Kavramının Hukuki Önemi


Tüketicinin satın aldığı mal veya hizmetin beklediği niteliklere sahip olmaması, tüketici hukukunun en temel sorunlarından birini oluşturmaktadır. Ayıplı mal ve hizmet kavramı, tüketiciye teslim edilen malın veya ifa edilen hizmetin sözleşmeye, standartlara ya da makul tüketici beklentilerine uygun olmaması halini ifade etmekte olup, bu durumda tüketicinin kanundan doğan çeşitli hakları bulunmaktadır.


Türk hukukunda ayıplı mal ve hizmet düzenlemesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ile kapsamlı biçimde ele alınmıştır. Kanunun 8 ila 16. maddeleri, ayıplı mal ve hizmete ilişkin tanımları, tüketicinin seçimlik haklarını, satıcı ve üreticinin sorumluluğunu, zamanaşımı sürelerini ve ispat yükünün dağılımını ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Dijital Hizmet Vergisi: Türkiye Uygulaması başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Uygulamada ayıplı mal iade süreci, tüketicilerin en sık karşılaştığı ve hak kaybına uğradığı alanlardan birini oluşturmaktadır. Tüketicilerin önemli bir kısmı, satın aldıkları üründeki ayıbı fark etmelerine rağmen haklarını bilmemeleri, ayıp ihbar süresini kaçırmaları veya başvuru yollarını doğru kullanamamaları nedeniyle mağdur olmaktadır. Tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerine yapılan başvuruların önemli bir bölümünün ayıplı mal ve hizmetten kaynaklandığı, istatistiksel verilerle de ortaya konmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Velayet Davası: Haklar, Süreç ve Kriterler başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Temel İlke: Ayıplı maldan doğan sorumluluk, satıcının kusuruna bağlı olmayan bir objektif sorumluluk türüdür. Satıcının ayıptan haberi olup olmaması, sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Tüketici, ayıbın varlığını ispat etmesi halinde — teslimden itibaren ilk altı ay içinde bu ispat yükü satıcı üzerindedir — seçimlik haklarını kullanabilir.


Bu makalede, 6502 sayılı TKHK kapsamında ayıplı mal ve hizmet kavramı; açık ayıp ile gizli ayıp ayrımı, tüketicinin seçimlik hakları, ayıp ihbarı süreleri ve şekil şartları, ispat yükünün dağılımı, satıcı ve üretici sorumluluğu, teminat belgesi kapsamındaki haklar, zamanaşımı süreleri, e-ticarette özel durumlar ile tüketici hakem heyeti ve mahkeme başvuru yolları çerçevesinde ayrıntılı biçimde incelenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Evlilik Sözleşmesi ve Mal Rejimi Seçenekleri başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Ayıplı mal iade süreci ve Tüketici Hukuku alanındaki diğer konular hakkında genel bilgi için ilgili faaliyet alanımızı inceleyebilirsiniz.



II. Yasal Çerçeve — 6502 Sayılı TKHK Kapsamında Ayıplı Mal ve Hizmet


A. Ayıplı Mal Tanımı (TKHK m.8)


6502 sayılı TKHK'nın 8. maddesi, ayıplı malı şu şekilde tanımlamaktadır: Ayıplı mal; tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Mal Paylaşımı: Boşanmada Edinilmiş Mallara Katılma başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.




İlgili Makaleler










TKHK madde 8: "Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacına uygun olarak kullanılabilirliğini azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir."

Bu tanım çerçevesinde ayıp kavramının dört temel unsuru bulunmaktadır: Bu konuda ayrıntılı bilgi için E-Ticaret Sitesi Kurma: Yasal Yükümlülükler Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Ayıp Türü

Tanım

Örnek

Maddi ayıp

Malın fiziksel yapısında bulunan kusur veya eksiklik

Buzdolabının soğutma ünitesinin bozuk olması, kumaşın yırtık teslim edilmesi

Hukuki ayıp

Malın kullanımını veya tasarrufunu kısıtlayan hukuki engeller

Satılan aracın üzerinde rehin veya haciz bulunması, ruhsatsız bir cihaz

Ekonomik ayıp

Malın ekonomik değerini veya kullanım verimliliğini azaltan eksiklikler

Yakıt tüketimi belirtilenden yüksek olan araç, enerji sınıfı farklı buzdolabı

Tanıtıma aykırılık

Malın reklam, ilan, etiket veya tanıtımında belirtilen özelliklere uygun olmaması

İnternet sitesinde gösterilenden farklı renk/model ürün, belirtilen özelliği taşımayan elektronik cihaz


Ayıp değerlendirmesinde esas alınan ölçüt, tüketiciye teslim anıdır. Malın satıcıdan çıktığı an değil, tüketicinin eline geçtiği an itibarıyla ayıplı olup olmadığı belirlenmektedir. Bu ayrım, özellikle kargo ile yapılan teslimlerde ve e-ticaret işlemlerinde büyük önem taşımaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Dropshipping Türkiye: Hukuki Durum ve Vergi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


B. Ayıplı Hizmet Tanımı (TKHK m.13)


TKHK'nın 13. maddesi, ayıplı hizmeti düzenlemektedir. Buna göre ayıplı hizmet; sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için İnternet Alışverişinde Dolandırıcılık ve Haklar başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Hizmet sözleşmelerinin doğası gereği, hizmetteki ayıbın tespiti mal satışlarından daha karmaşık bir süreç gerektirmektedir. Hizmetin somut bir fiziksel varlığı bulunmadığından, ayıbın belirlenmesinde sözleşme hükümleri, meslek standartları ve makul tüketici beklentileri birlikte değerlendirilmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Tüketici Şikayeti Nasıl Yapılır: Adım Adım başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Ayıplı Hizmet Örnekleri: Kuru temizlemede elbiseye zarar verilmesi, tamir için bırakılan aracın onarılmadan iade edilmesi, sözleşmede belirtilen sürede tamamlanmayan tadilat işi, verilen eğitim hizmetinin vaat edilen içerikten farklı olması, internet hizmetinin taahhüt edilen hızı sağlamaması gibi durumlar ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmektedir.


C. Açık Ayıp ve Gizli Ayıp Ayrımı


Ayıplı mal hukukunda en önemli ayrımlardan biri, açık ayıp ile gizli ayıp arasındaki farktır. Bu ayrım, ayıp ihbar süresinin başlangıcını ve tüketicinin muayene yükümlülüğünü doğrudan etkilemektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Boşanmada Mal Kaçırma ve Önleme Yolları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Açık ayıp (görünür ayıp): Malın teslim anında, olağan bir dikkat ve özenle yapılacak muayene ile fark edilebilecek nitelikteki ayıplardır. Ürünün ambalajındaki hasar, gözle görülür çizikler, renk farklılığı, parça eksikliği gibi durumlar açık ayıp kapsamındadır. Tüketicinin açık ayıpları makul sürede satıcıya bildirmesi beklenmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Platform Sorumluluk Kanunu: Güncel Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Gizli ayıp: Malın teslim anında olağan muayene ile tespit edilemeyecek, ancak kullanım sürecinde ortaya çıkan ayıplardır. Elektronik cihazların belirli bir süre sonra arızalanması, mobilyanın zamanla deforme olması veya gıdanın son kullanma tarihinden önce bozulması gibi durumlar gizli ayıp niteliğindedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Elektrik Su Doğalgaz Abonelik Sorunları ve Haklar başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Özellik

Açık Ayıp

Gizli Ayıp

Tespit zamanı

Teslim anında fark edilebilir

Kullanım sürecinde ortaya çıkar

Muayene gerekliliği

Olağan dikkatle tespit edilebilir

Olağan muayene ile tespit edilemez

İhbar süresi başlangıcı

Teslim tarihinden itibaren

Ayıbın fark edildiği tarihten itibaren

İspat

Tüketici ayıbı kabul ederek teslim aldıysa ispat güçleşir

Ayıbın teslim anında var olduğunun ispatı gerekli (ilk 6 ayda karine tüketici lehine)

Örnekler

Çizik, renk farkı, parça eksikliği, ambalaj hasarı

Motor arızası, yazılım hatası, iç aksam kusuru, gizli paslanma


Yargıtay uygulaması: Yargıtay içtihatlarına göre, tüketicinin teknik bilgiye sahip olmadığı varsayımından hareketle, açık ayıp kavramı dar yorumlanmaktadır. Tüketiciden, satın aldığı ürünü teknik bir uzman düzeyinde incelemesi beklenmemekte; yalnızca olağan dikkat ve özenle fark edilebilecek ayıplar açık ayıp olarak nitelendirilmektedir.


III. Tüketicinin Seçimlik Hakları — Ayıplı Mallarda (TKHK m.11)


TKHK'nın 11. maddesi, ayıplı malın teslimi halinde tüketicinin kullanabileceği dört seçimlik hakkı düzenlemektedir. Tüketici, bu haklardan herhangi birini serbestçe tercih edebilir; satıcı, tüketiciyi belirli bir hak kullanmaya zorlayamaz. Bu düzenleme, tüketici iradesinin korunması açısından emredici niteliktedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Tüketici Hakları: A'dan Z'ye Kapsamlı Rehber başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


A. Ücretsiz Onarım Hakkı


Tüketici, ayıplı malın ücretsiz olarak onarılmasını satıcıdan talep edebilir. Bu hak kapsamında satıcı, ayıbı makul sürede ve tüketiciye herhangi bir maliyet yüklemeksizin gidermekle yükümlüdür. Onarım süresince tüketicinin kullanımdan mahrum kalmasından doğan zararlar da satıcının sorumluluğu dahilindedir.


Ücretsiz onarım hakkının kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar:


  • Onarım talebi, satıcı için orantısız güçlük oluşturmamalıdır

  • Onarım süresi, malın niteliği ve ayıbın türü dikkate alınarak azami 30 iş günü olarak belirlenmiştir

  • Aynı arızanın onarıma rağmen tekrarlanması veya farklı arızaların ortaya çıkması halinde, tüketici diğer seçimlik haklarını kullanabilir

  • Onarım süresince benzer nitelikte bir ikame ürün sağlanması, satıcının yükümlülüğü kapsamında değerlendirilebilir


B. Ayıpsız Misliyle Değişim Hakkı


Tüketici, ayıplı malın aynı nitelikte ayıpsız bir ürünle değiştirilmesini talep edebilir. Değişim hakkının kullanılabilmesi için aynı marka, model ve özellikte bir ürünün mevcut olması gerekmektedir. Değişim ile sağlanan yeni ürün için zamanaşımı süresi yeniden başlar.


Değişim hakkı da onarım hakkı gibi, satıcı için orantısız güçlük oluşturmaması koşuluna tabidir. Orantısızlık değerlendirmesinde; malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve tüketici açısından diğer seçimlik hakların uygulanabilirliği göz önünde bulundurulmaktadır.


C. Ayıp Oranında Bedel İndirimi


Tüketici, ayıplı malı muhafaza ederek ayıp oranında bedelden indirim talep edebilir. Bedel indirimi oranı, malın ayıplı ve ayıpsız değerleri arasındaki fark üzerinden hesaplanmaktadır. Bu hak, diğer seçimlik haklarda aranan orantısızlık sınırlamasına tabi değildir ve her durumda kullanılabilir.


Bedel indirimi, özellikle ayıbın kullanımı engellemediği ancak malın değerini düşürdüğü hallerde tercih edilmektedir. Tüketicinin ürünü iade etmek istemediği veya aynı ürünün piyasada bulunmadığı durumlarda pratik bir çözüm yolu oluşturmaktadır.


D. Sözleşmeden Dönme (Bedel İadesi)


Tüketici, malı iade ederek ödediği bedelin tamamının iadesini talep edebilir. Bu hak, sözleşmeden dönme niteliği taşımakta olup, satış ilişkisini geriye etkili olarak sona erdirmektedir. Sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için ayıbın önemsiz olmaması gerekmektedir.


Önemli Sınırlama — Orantısızlık Kuralı: Tüketici, ücretsiz onarım veya değişim haklarından birini tercih ettiğinde, bu talebin yerine getirilmesinin satıcı için orantısız güçlük yaratması halinde, satıcı söz konusu talebi reddedebilir. Ancak bu durumda satıcı, tüketicinin bedel indirimi veya sözleşmeden dönme haklarından birini kullanmasına katlanmak zorundadır. Orantısızlık değerlendirmesi, somut olayın koşullarına göre yapılmaktadır.


Seçimlik hakların özet tablosu:


Seçimlik Hak

Yasal Dayanak

Koşullar

Pratik Uygulama

Ücretsiz onarım

TKHK m.11/1-a

Orantısız güçlük oluşturmamalı

Onarım süresi azami 30 iş günü; tekrar arızada diğer haklar kullanılabilir

Ayıpsız misliyle değişim

TKHK m.11/1-b

Orantısız güçlük oluşturmamalı; aynı ürün mevcut olmalı

Değişim sonrası zamanaşımı yeniden başlar

Bedel indirimi

TKHK m.11/1-c

Her durumda kullanılabilir

Ayıplı-ayıpsız değer farkı oranında indirim

Sözleşmeden dönme

TKHK m.11/1-ç

Ayıp önemsiz olmamalı

Malın iadesi karşılığında bedelin tam iadesi



IV. Ayıplı Hizmette Tüketici Hakları (TKHK m.15)


Ayıplı hizmet halinde tüketicinin hakları, TKHK'nın 15. maddesinde düzenlenmiştir. Hizmet sözleşmelerinin mal satışlarından farklı niteliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakları da farklılık göstermektedir.


Ayıplı hizmet durumunda tüketici, aşağıdaki haklardan birini serbestçe tercih edebilir:


  • Hizmetin yeniden görülmesi: Tüketici, ayıplı hizmetin ücretsiz olarak yeniden ifa edilmesini talep edebilir. Yeniden ifa, hizmetin sözleşmeye uygun biçimde baştan sunulması anlamına gelmektedir.

  • Hizmet bedelinden indirim: Tüketici, ayıp oranında hizmet bedelinden indirim isteyebilir.

  • Sözleşmeden dönme: Tüketici, sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Ancak bu hak, ayıbın önemsiz olmaması koşuluna bağlıdır.


TKHK'nın 15. maddesi ayrıca, hizmetin sonucu olarak ortaya çıkan eserde ayıp bulunması halinde tüketicinin ücretsiz onarım hakkını da düzenlemiştir. Örneğin, tamir edilen bir cihazın onarım sonrası beklendiği gibi çalışmaması halinde tüketici ücretsiz onarım talep edebilir.


TKHK madde 15: "Ayıplı hizmet halinde tüketici, hizmetin yeniden görülmesini, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımını, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür."

Hizmet sözleşmelerinde ayıbın tespiti, çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Özellikle teknik nitelikli hizmetlerde (tadilat, onarım, yazılım geliştirme gibi) hizmetin sözleşmeye uygun ifa edilip edilmediğinin değerlendirilmesi uzmanlık bilgisi gerektirmekte; bu nedenle tüketici hakem heyeti veya mahkeme aşamasında bilirkişi raporu kritik önem taşımaktadır.


Hizmet ile Mal Ayrımında Dikkat Edilmesi Gereken Husus: Bazı sözleşmelerde hizmet ve mal unsurları iç içe geçmiş olabilir. Örneğin, bir mobilya tadilatında hem malzeme (mal) hem de işçilik (hizmet) unsuru bulunmaktadır. Bu tür karma sözleşmelerde, sözleşmenin ağırlıklı unsuruna göre ayıplı mal veya ayıplı hizmet hükümlerinden hangisinin uygulanacağı belirlenmektedir. Ağırlıklı unsurun hizmet olduğu hallerde TKHK m.15, mal olduğu hallerde ise m.11 hükümleri uygulanacaktır.



V. Ayıp İhbarı — Süreler ve Şekil Şartları


A. İhbar Süresi ve Başlangıcı


TKHK, ayıp ihbarı konusunda tüketici lehine önemli düzenlemeler içermektedir. 4077 sayılı eski Kanun döneminde uygulanan 30 günlük ihbar süresi, 6502 sayılı TKHK ile kaldırılmıştır. Yeni düzenlemeye göre tüketici, malın tesliminden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıplar için ayrıca bir ihbar süresine tabi değildir; bu süre zarfında ayıbın teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilmektedir.


Ancak tüketicinin, ayıbı fark ettikten sonra makul sürede satıcıya bildirmesi beklenmektedir. Makul süre kavramı, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmekte olup kesin bir gün sayısı öngörülmemiştir. Yargıtay kararlarında, ayıbın fark edilmesinden itibaren birkaç hafta içinde yapılan bildirimlerin makul sürede yapılmış sayıldığı kabul edilmektedir.


Açık ayıpta ihbar: Tüketicinin, teslim anında veya teslimden kısa süre sonra fark edebildiği açık ayıplar için derhal satıcıya bildirimde bulunması beklenmektedir. Açık ayıbı bildiğini veya bilmesi gerektiğini gösteren bir kanıtın varlığı halinde, tüketicinin ayıp ihbarında bulunmaksızın uzun süre beklemesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.


Gizli ayıpta ihbar: Gizli ayıplarda ise ihbar süresi, ayıbın fark edildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Gizli ayıbın ne zaman fark edildiğinin ispatı önem taşımakta; bu nedenle tüketicinin ayıbı tespit ettiği tarih itibarıyla yetkili servise veya bağımsız bir uzmana başvurmuş olması, ispat açısından büyük avantaj sağlamaktadır.


B. İhbar Şekli ve İspat


TKHK, ayıp ihbarı için belirli bir şekil şartı öngörmemiştir. İhbar sözlü, yazılı veya elektronik ortamda yapılabilir. Ancak ispat kolaylığı açısından yazılı veya kayıt altına alınabilir bir iletişim yöntemi tercih edilmesi tavsiye edilmektedir.


Ayıp ihbarında kullanılabilecek yöntemler:


  • Noterden ihtarname: En güçlü ispat aracını oluşturmakta olup, satıcıya ulaştığı tarih ile içeriği kesin biçimde belgelenmiş olmaktadır.

  • İadeli taahhütlü posta: Bildirimin satıcıya ulaşma tarihini belgeleme imkânı sağlamaktadır.

  • E-posta veya kayıtlı elektronik posta (KEP): Elektronik ortamda yapılan bildirimlerin ekran görüntüsü ile belgelenmesi önerilmektedir.

  • Satıcının müşteri hizmetleri: Çağrı merkezi üzerinden yapılan bildirimlerde, referans numarası ve kayıt tutulması istenmelidir.

  • Platform üzerinden şikâyet: E-ticaret alışverişlerinde, platformun sağladığı iade/şikâyet mekanizmasının kullanılması da ihbar niteliği taşımaktadır.


İspat Açısından Kritik Tavsiye: Tüketicinin ayıp ihbarını ispatlayabilmesi, hak arama sürecinde belirleyici rol oynamaktadır. Sözlü ihbar yapılmış olsa dahi, bunu destekleyecek yazılı bir kaydın bulunmaması halinde ispat güçlüğü yaşanabilir. Bu nedenle; ayıplı ürünün fotoğraflarının çekilmesi, yetkili servise başvuru yapılarak servis raporunun alınması, satıcıya yazılı bildirimde bulunulması ve tüm yazışmaların saklanması büyük önem taşımaktadır.



VI. İspat Yükünün Dağılımı ve 6 Aylık Karine


A. Altı Aylık Karine Kuralı


TKHK'nın 10. maddesi, ayıplı mal uyuşmazlıklarında ispat yüküne ilişkin tüketici lehine son derece önemli bir adi karine getirmiştir. Buna göre, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu karine olarak kabul edilmektedir.


TKHK madde 10: "Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz."

Bu karine, ispat yükünü ters çevirmekte ve ilk altı ay içinde tüketicinin yalnızca ayıbın varlığını ortaya koyması yeterli olmaktadır. Malın teslim anında ayıpsız olduğunu ispat yükü satıcının üzerindedir. Satıcı, ayıbın tüketicinin kullanım hatasından, dış etkenden veya olağan yıpranmadan kaynaklandığını kanıtlamadıkça sorumluluktan kurtulamaz.


Altı aylık karinenin uygulanmadığı durumlar da bulunmaktadır. Kanun, karinenin malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmaması halinde uygulanmayacağını belirtmiştir. Örneğin:


  • Doğası gereği hızla tükenen veya bozulan mallar (taze gıda, çiçek)

  • Tüketicinin açıkça yanlış kullanımı sonucu ortaya çıkan hasar (suya dayanıklı olmayan telefonu suya düşürme)

  • Doğal yıpranmanın ayıp olarak nitelendirilemeyeceği durumlar


B. Satıcının İspat Yükümlülüğü


Altı aylık karine süresinde satıcı, sorumluluktan kurtulabilmek için aşağıdaki hususlardan birini ispatlamalıdır:


  • Ayıbın teslim anında mevcut olmadığı

  • Ayıbın tüketicinin kullanım hatasından kaynaklandığı

  • Ayıbın üçüncü kişinin müdahalesinden veya dış etkenden (su basması, elektrik çarpması gibi) ileri geldiği

  • Ayıbın malın doğal yıpranmasından kaynaklandığı


Altı aylık sürenin dolmasından sonra ortaya çıkan ayıplarda ise ispat yükü tüketiciye geçmektedir. Bu durumda tüketici, ayıbın teslim tarihinde gizli olarak mevcut olduğunu ve sonradan ortaya çıktığını ispatlamak zorundadır. İspat, genellikle bilirkişi raporu veya teknik servis raporu aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.


Dönem

İspat Yükü

Tüketicinin Yükümlülüğü

Satıcının Yükümlülüğü

İlk 6 ay (teslimden itibaren)

Satıcı üzerinde

Yalnızca ayıbın varlığını ortaya koymak

Ayıbın teslim anında mevcut olmadığını ispatlamak

6 ay sonrası — 2 yıla kadar

Tüketici üzerinde

Ayıbın teslim anında gizli olarak var olduğunu ispatlamak

Savunma hakkını kullanmak

Satıcının ağır kusuru veya hilesi halinde

Satıcı üzerinde (zamanaşımından yararlanamaz)

Satıcının kötüniyetini ortaya koymak

İyiniyetini ispatlamak



VII. Satıcının ve Üreticinin Sorumluluğu


A. Satıcının Ayıptan Doğan Sorumluluğu


TKHK'nın 9. maddesi uyarınca, satıcı; malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. Ayıplı maldan doğan sorumluluk, satıcının kusuruna bağlı olmayan objektif bir sorumluluk türüdür. Satıcının ayıptan haberdar olup olmaması, sorumluluğu etkilemez; önemli olan, malın teslim anında ayıplı olup olmadığıdır.


Satıcının sorumluluğunun kapsamı:


  • Seçimlik hakların (onarım, değişim, bedel indirimi, sözleşmeden dönme) yerine getirilmesi

  • Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararın tazmin edilmesi

  • Onarım süresince tüketicinin kullanımdan mahrum kalmasından doğan zararlar

  • Ayıplı malın neden olduğu manevi zararlar (belirli koşullarda)


Satıcının sorumluluktan kurtulabileceği haller sınırlıdır. Satıcı, ayıbın tüketicinin kullanım hatasından, üçüncü kişinin eyleminden veya mücbir sebepten kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir.


B. Üretici, İthalatçı ve Bayinin Sorumluluğu


TKHK'nın 11. maddesinin 2. fıkrası, ayıplı maldan doğan sorumluluğun yalnızca satıcıyla sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Ücretsiz onarım ve değişim hakları, satıcıya ek olarak üretici ve ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Tüketici, bu hakları satıcı, üretici veya ithalatçıdan herhangi birine yöneltebilir.


Sorumluluk zinciri: Satıcı, üretici ve ithalatçı, tüketicinin seçimlik haklarından doğan talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Satıcı, üretici veya ithalatçıdan birinin bu talebi karşılaması halinde, diğer sorumlular tüketiciye karşı yükümlülükten kurtulur. Ancak, sorumluların kendi aralarındaki rücu hakkı saklıdır.

Uygulamada, özellikle büyük perakende zincirleri ve e-ticaret platformlarında, ayıplı mal başvurularının öncelikle satıcıya yapılması yaygın olmakla birlikte; satıcının iflas etmesi, kapanması veya ulaşılamaması hallerinde tüketicinin doğrudan üretici veya ithalatçıya başvurması mümkündür. Bu düzenleme, tüketicinin haklarını kullanmasının satıcının durumundan bağımsız olarak güvence altına alınması amacını taşımaktadır.


Bayilerin Sorumluluğu: TKHK uyarınca, satışa katılan bayi de satıcı sıfatıyla sorumluluk taşımaktadır. Bayinin, ayıbın kendisinden kaynaklanmadığını ileri sürerek sorumluluktan kaçınması tüketici karşısında geçerli değildir. Bayi, tüketicinin seçimlik hakkını yerine getirdikten sonra, üreticiye veya ithalatçıya rücu edebilir.



VIII. Teminat Belgesi Kapsamındaki Haklar


A. Teminat Süresi ve Kapsamı


Teminat belgesi, üretici veya ithalatçının, sattığı malın belirli bir süre içinde ortaya çıkacak arızaları ücretsiz olarak gidereceğini veya belirli koşullarda ürünü değiştireceğini taahhüt eden bir belgedir. Teminat Belgesi Yönetmeliği kapsamında, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen ürün grupları için teminat belgesi düzenlenmesi zorunlu tutulmuştur.


Teminat belgesi kapsamında tüketicinin hakları:


  • Teminat süresi boyunca arızalanan ürünün ücretsiz onarımı

  • Belirli koşullarda ürünün yenisi ile değiştirilmesi

  • Onarım süresince benzer ürün kullanma imkânı (belirli ürün gruplarında)

  • Onarımın teminat süresi içinde gerçekleşmemesi halinde bedel iadesi talep etme hakkı


Teminat belgesi ile kanundan doğan ayıp sorumluluğu arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır. Teminat belgesi, ek bir koruma sağlamakta olup kanundan doğan hakları kısıtlayamaz. Teminat süresinin dolmuş olması, tüketicinin TKHK kapsamındaki seçimlik haklarını ortadan kaldırmaz. Örneğin, teminat süresi bir yıl olan bir üründe, teslimden itibaren 18. ayda gizli bir ayıp ortaya çıkması halinde, teminat süresi dolmuş olsa dahi tüketici 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanabilir.


B. Teminat Kapsamında Onarım ve Değişim


Teminat Belgesi Yönetmeliği, teminat kapsamındaki onarım ve değişim süreçlerine ilişkin ayrıntılı kurallar içermektedir:


Kural

Açıklama

Sonuç

Azami onarım süresi

Teminat kapsamındaki onarım azami 20 iş günü içinde tamamlanmalıdır

Süre aşılırsa tüketici değişim veya iade talep edebilir

Birden fazla arıza

Malın bir yıl içinde en az dört kez arızalanması

Tüketici değişim veya bedel iadesi talep edebilir

Aynı arızanın tekrarı

Aynı arızanın üç kez onarılmasına rağmen tekrarlanması

Tüketici değişim veya bedel iadesi talep edebilir

Kullanımı engelleyen arıza

Arızanın malın kullanımını süresiz olarak engellemesi

Tüketici derhal değişim veya iade talep edebilir

Onarım süresince ikame ürün

Belirli ürün gruplarında onarım süresince ikame ürün sağlanması

İkame sağlanmaması halinde tüketici tazminat talep edebilir


Teminat Belgesi ile İlgili Sık Yapılan Hatalar: Uygulamada bazı yetkili servisler, tüketiciden onarım ücreti talep ederek teminat kapsamı dışında bırakmaya çalışmaktadır. Teminat belgesi kapsamındaki arızaların ücretsiz onarılması zorunlu olup, parça ücreti, işçilik veya ulaşım masrafı adı altında herhangi bir ücret talep edilemez. Tüketicinin bu tür talepleri reddetme ve ücretsiz onarım hakkında ısrar etme hakkı bulunmaktadır. Yetkili servisin teminat kapsamındaki onarımı reddetmesi halinde, tüketici doğrudan üreticiye veya ithalatçıya başvurabilir.



IX. Zamanaşımı Süreleri ve E-Ticarette Özel Durumlar


A. Zamanaşımı Süreleri


TKHK'nın 12. maddesi, ayıplı maldan kaynaklanan hakların kullanılmasına ilişkin zamanaşımı sürelerini düzenlemektedir. Zamanaşımı süresi, malın türüne göre farklılık göstermektedir:


  • Taşınır mallarda: Malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıl

  • Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda: Teslim tarihinden itibaren 5 yıl

  • İkinci el mallarda: Tarafların anlaşması ile süre kısaltılabilir, ancak bu süre 1 yıldan az olamaz


Zamanaşımı süresinin başlangıcı, kural olarak malın teslim tarihidir. Gizli ayıplarda ise zamanaşımı, tüketicinin ayıbı öğrendiği veya öğrenmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak her halükarda, teslim tarihinden itibaren 2 yıllık (taşınmaz için 5 yıllık) üst süre aşılamaz.


Önemli istisna — Satıcının ağır kusuru veya hilesi: Satıcının ayıbı ağır kusuru veya hilesi ile gizlemiş olması halinde, zamanaşımı hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Bu halde tüketici, genel zamanaşımı süreleri (TBK m.146 uyarınca 10 yıl) dahilinde haklarını kullanabilir. Satıcının ayıbı bilerek gizlemesi veya tüketiciyi yanıltması, ağır kusur veya hile olarak nitelendirilmektedir.


Yargıtay kararlarından: Yargıtay, araç satışlarında satıcının aracın boya, değişen parça veya hasar kaydını gizlemesi hallerini hile olarak nitelendirmiş ve bu durumda 2 yıllık zamanaşımının uygulanamayacağına hükmetmiştir. Tüketici, satıcının hilesini öğrendiği tarihten itibaren makul sürede dava açmalıdır.

B. E-Ticarette Ayıplı Mal İadesi


E-ticaret yoluyla satın alınan mallarda ayıp iddiası, fiziksel mağaza satışlarından farklı dinamikler içermektedir. E-ticarette ayıplı mal iade sürecinin özel yönleri şunlardır:


Cayma hakkı ile ayıp sorumluluğu ayrımı: Mesafeli sözleşmelerdeki 14 günlük cayma hakkı ile ayıplı maldan doğan seçimlik haklar birbirinden bağımsız mekanizmalardır. Cayma hakkı süresinin dolması, tüketicinin ayıp iddiasında bulunma hakkını ortadan kaldırmaz. Tüketici, 14 günlük cayma süresini kaçırmış olsa dahi, malın ayıplı olması halinde 2 yıllık zamanaşımı süresi boyunca seçimlik haklarını kullanabilir.


Uzaktan muayene sorunu: E-ticarette tüketici, ürünü ancak teslimat sonrasında fiziksel olarak inceleme imkânı bulmaktadır. Kargo sürecinde oluşan hasarlar, ürünün internet sitesindeki görseller ve açıklamalarla örtüşmemesi, eksik veya yanlış ürün gönderimi gibi durumlar e-ticarete özgü ayıp hallerini oluşturmaktadır.


İade süreci farklılıkları: E-ticaret platformları, ayıplı mal iade sürecini kendi sistemleri üzerinden yönetme eğilimindedir. Platform üzerinden açılan iade talebi, ayıp ihbarı niteliği taşımaktadır. Ancak platformun iade talebini reddetmesi, tüketicinin hukuki başvuru yollarını tükettiği anlamına gelmemektedir; tüketici hakem heyetine veya mahkemeye başvuru hakkı saklıdır.


Kargo hasarı sorunu: Kargo sürecinde meydana gelen hasarlar, ayıplı mal kapsamında değerlendirilmektedir. TKHK uyarınca yarar ve hasar, malın tüketiciye teslimine kadar satıcıya aittir. Tüketicinin, teslimat sırasında ambalajı kontrol etmesi ve hasar tespit etmesi halinde tutanak tutturması tavsiye edilmektedir.


E-Ticarette Ayıplı Mal İçin Pratik Yol Haritası: 1. Ayıbı fark ettiğiniz anda ürünün fotoğraf ve/veya videosunu çekin. 2. Platform üzerinden iade/şikâyet talebi oluşturun (ihbar niteliği taşır). 3. Satıcıya ayrıca yazılı bildirimde bulunun (e-posta veya ihtarname). 4. Platform iade talebinizi reddederse, tüketici hakem heyetine başvurun. 5. Tüm yazışmaları, ekran görüntülerini ve belgeleri saklayın.



X. Tüketici Hakem Heyetine ve Mahkemeye Başvuru


A. Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu


Ayıplı mal ve hizmetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlık değerinin 2026 yılı için 186.000 TL'nin altında olması halinde, tüketicinin öncelikle tüketici hakem heyetine başvurması zorunludur. Bu başvuru, TKHK uyarınca bir dava şartı niteliği taşımaktadır.


Hakem heyetine başvuruda sunulması gereken belgeler:


  • Başvuru dilekçesi veya e-Devlet üzerinden doldurulan form

  • Ürünün faturası veya satış fişi

  • Teminat belgesi (varsa)

  • Yetkili servis raporu veya teknik inceleme belgesi

  • Satıcıya yapılan ayıp ihbarının belgesi (yazışma, ihtarname vb.)

  • Ayıplı ürünün fotoğrafları veya video kaydı


Tüketici hakem heyetine başvuru ücretsizdir. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki il veya ilçe tüketici hakem heyetine yapılmaktadır. e-Devlet üzerinden de çevrimiçi başvuru imkânı bulunmaktadır.


Hakem heyeti başvurusu hakkında ayrıntılı bilgi için Tüketici Hakem Heyeti: Başvuru Rehberi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


B. Tüketici Mahkemesi


Uyuşmazlık değerinin 186.000 TL'yi aşması halinde veya hakem heyeti kararına itiraz amacıyla tüketici mahkemesine başvurulabilir. Tüketici mahkemesinde açılan davalarda tüketici, harçtan muaf tutulmaktadır (TKHK m.73/2).


Tüketici mahkemesinde ayıplı mal davası açarken dikkat edilmesi gereken hususlar:


  • Yetki: Dava, tüketicinin yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir

  • Görev: Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakar

  • Bilirkişi incelemesi: Ayıplı mal davalarında teknik bilirkişi incelemesi büyük önem taşımaktadır

  • Seçimlik hakkın belirlenmesi: Dava dilekçesinde hangi seçimlik hakkın kullanıldığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir


C. Yargıtay Kararları ve Uygulamalar


Yargıtay, ayıplı mal uyuşmazlıklarında tüketici lehine önemli içtihatlar geliştirmiştir. Güncel uygulamalar çerçevesinde dikkat çeken kararlar:


1. Altı aylık karinenin uygulanması: Yargıtay, ilk altı ay içinde ortaya çıkan arızalarda ispat yükünün satıcıda olduğunu ve satıcının ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığını bilirkişi raporu ile ispatlaması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Yalnızca satıcının beyanına dayalı ret kararları bozulmaktadır.


2. Sözleşmeden dönme hakkının kapsamı: Yargıtay, sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için ayıbın önemsiz olmaması gerektiğini belirtmekte; ancak önemsizlik değerlendirmesini dar yorumlamaktadır. Araçlarda boya, değişen parça veya motor arızası gibi ayıplar önemli ayıp olarak nitelendirilmektedir.


3. Üretici ve ithalatçının sorumluluğu: Yargıtay, onarım ve değişim haklarının üretici ile ithalatçıya karşı da ileri sürülebileceğini ve satıcının kapanmış olmasının tüketicinin hak kaybına yol açmaması gerektiğini vurgulamaktadır.


4. E-ticarette ayıp sorumluluğu: Yargıtay, e-ticaret yoluyla satın alınan ürünlerde internet sitesindeki tanıtım ile fiili ürün arasındaki farklılıkları da ayıp olarak nitelendirmekte; platform üzerindeki ürün açıklamasının sözleşmenin bir parçası olduğunu kabul etmektedir.


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarından: "Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karine uyarınca satıcı, malın ayıpsız teslim edildiğini ispatla yükümlüdür. Satıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği hallerde, tüketicinin seçimlik haklarından birini kullanması gerekmektedir. Mahkemece, tüketicinin tercih ettiği seçimlik hak doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması hatalıdır."

Ayıplı mal ve hizmetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda mesafeli satış sözleşmelerinin hukuki çerçevesi için Mesafeli Satış Sözleşmesi rehberimizi, e-ticarette cayma hakkı konusunda ise E-Ticarette İade ve Cayma Hakkı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Makalede yer alan bilgiler, yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve kamuya açık kaynaklara dayanmaktadır. Her somut olay kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki sorunlarınız için Işıkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Hemen Sorun Bu makaledeki bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.



Kaynaklar ve Referanslar













Bu makale 19 Ekim 2026 tarihinde guncellenmistir. Icerik bilgilendirme amaclidir ve hukuki danismanlik yerine gecmez.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.


Güncellik kontrolünde kullanılan resmî kaynaklar


Ayıplı mal nedir ve ayıplı mal iade süreci nasıl işler?


Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan özelliklere veya objektif olarak sahip olması gereken niteliklere sahip olmayan maldır. Ayıplı mal iade sürecinde tüketici, öncelikle ayıbı satıcıya bildirmeli (ayıp ihbarı), ardından TKHK m.11 kapsamındaki dört seçimlik haktan birini tercih etmelidir: ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim, bedel indirimi veya sözleşmeden dönme (bedel iadesi). Satıcı, tüketicinin tercih ettiği hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Satıcının talebi karşılamaması halinde tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir.


Açık ayıp ile gizli ayıp arasındaki fark nedir?


Açık ayıp, malın teslim anında olağan bir dikkatle yapılacak muayene ile fark edilebilecek nitelikteki kusurları ifade eder; çizik, renk farkı, ambalaj hasarı gibi durumlar bu kapsamdadır. Gizli ayıp ise teslim anında olağan muayene ile tespit edilemeyen, ancak kullanım sürecinde ortaya çıkan kusurlardır; motor arızası, yazılım hatası, iç aksam kusuru gibi durumlar gizli ayıp niteliğindedir. Bu ayrım, ayıp ihbar süresinin başlangıcı ve ispat yükünün dağılımı bakımından büyük önem taşımaktadır.


Tüketicinin seçimlik hakları nelerdir ve hangi koşullarda kullanılır?


TKHK'nın 11. maddesi uyarınca tüketici, ayıplı mal karşısında dört seçimlik haktan birini serbestçe tercih edebilir: ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim, ayıp oranında bedel indirimi veya sözleşmeden dönme (bedel iadesi). Bedel indirimi her durumda kullanılabilirken, sözleşmeden dönme hakkı yalnızca ayıbın önemsiz olmaması halinde geçerlidir. Onarım ve değişim hakları ise satıcı için orantısız güçlük oluşturmaması koşuluna tabidir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği hakkı yerine getirmek zorundadır.


Altı aylık karine kuralı nedir ve ispat yükü nasıl dağılır?


TKHK'nın 10. maddesi uyarınca, malın teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karine, ispat yükünü satıcıya yüklemektedir: tüketici yalnızca ayıbın varlığını ortaya koymakla yükümlü olup, malın ayıpsız teslim edildiğini ispat etmek satıcıya düşmektedir. Altı aylık sürenin dolmasından sonra ise ispat yükü tüketiciye geçer ve tüketicinin ayıbın teslim anında gizli olarak var olduğunu ispatlaması gerekmektedir.


Ayıplı mal ve hizmette zamanaşımı süreleri nelerdir?


Taşınır mallarda zamanaşımı süresi, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıldır. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre 5 yıl olarak uygulanmaktadır. İkinci el mallarda taraflar, 1 yıldan az olmamak kaydıyla daha kısa bir süre belirleyebilir. Ayıplı hizmetlerde ise zamanaşımı süresi hizmetin ifa tarihinden itibaren 2 yıldır. Satıcının ayıbı ağır kusuru veya hilesi ile gizlemiş olması halinde zamanaşımı hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.


Teminat belgesi süresi dolmuşsa ayıplı mal iade süreci başlatılabilir mi?


Evet, teminat belgesi süresi ile TKHK'dan doğan zamanaşımı süresi birbirinden bağımsızdır. Teminat süresi, üretici veya ithalatçının ek bir taahhüdüdür; süresi dolması, tüketicinin kanuni haklarını ortadan kaldırmaz. Tüketici, teminat süresi dolmuş olsa dahi malın teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayıplı mal iade süreci kapsamında seçimlik haklarını kullanabilir. Teminat belgesi kapsamındaki ücretsiz onarım hakkı sona erse bile, TKHK'dan doğan haklar geçerliliğini korumaktadır.


E-ticarette ayıplı mal iadesi nasıl yapılır ve cayma hakkından farkı nedir?


E-ticarette ayıplı mal iade süreci, fiziksel mağaza satışlarıyla aynı hukuki çerçeveye tabidir; ancak uygulamada farklılıklar bulunmaktadır. Tüketici, platform üzerinden iade/şikâyet talebi oluşturabilir; bu talep ayıp ihbarı niteliği taşır. Cayma hakkı, 14 günlük süre içinde gerekçesiz sözleşmeden dönme imkânı tanırken, ayıplı mal iade süreci 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olan ve malın kusurlu olmasını gerektiren farklı bir mekanizmadır. Cayma hakkı süresi dolmuş olsa dahi ayıp iddiasıyla başvuru yapılabilir.


Ayıplı mal başvurusu satıcıya mı yoksa üreticiye mi yapılmalıdır?


TKHK uyarınca tüketici, seçimlik haklarını hem satıcıya hem üreticiye hem de ithalatçıya yöneltebilir. Ancak sözleşmeden dönme ve bedel indirimi hakları yalnızca satıcıya karşı kullanılabilirken, ücretsiz onarım ve değişim hakları satıcı, üretici veya ithalatçıdan herhangi birine karşı ileri sürülebilir. Satıcının kapanması, iflas etmesi veya ulaşılamaması halinde tüketicinin doğrudan üretici veya ithalatçıya başvurması mümkündür.


Tüketici hakem heyetine ayıplı mal şikâyeti nasıl yapılır?


2026 yılı itibarıyla değeri 186.000 TL'nin altındaki ayıplı mal uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Başvuru, e-Devlet üzerinden Tüketici Şikâyeti Uygulaması aracılığıyla veya doğrudan il/ilçe tüketici hakem heyetine dilekçe ile yapılabilir. Başvuruya fatura, teminat belgesi, servis raporu, ayıp ihbar belgesi ve ürün fotoğrafları eklenmelidir. Başvuru tamamen ücretsiz olup, hakem heyeti kararı ilam niteliğinde bağlayıcıdır. Karara iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.


Onarım talebi karşılanmazsa tüketici ne yapabilir?


Tüketici onarım hakkını tercih etmiş ancak satıcı onarımı azami 30 iş günü içinde gerçekleştirememişse veya aynı arıza üç kez onarıma rağmen tekrar etmişse ya da ürün bir yıl içinde dört farklı arızadan dolayı servise gitmişse, tüketici onarım hakkından vazgeçerek diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Bu durumda tüketici, bedel iadesi (sözleşmeden dönme), ayıpsız misliyle değişim veya bedel indirimi talebinde bulunabilir. Satıcı, tüketicinin bu talebini yerine getirmek zorundadır.


Bu makale bilgilendirme amaciyla hazirlanmistir. Hukuki danismanlik yerine gecmez.

bottom of page